Ey insanlar! Sizin gerçek mabudunuz birdir. Zatında ve sıfatlarında tektir. Ondan başka hak ilah yoktur. O geniş merhamet sahibi Rahmân ve kullarına karşı Rahîm olandır. Zira onlara sayılamayacak kadar çok nimetler bahşeder.
163- İlâhınız tek bir ilâhtır. Ondan başka hiçbir ilâh yoktur, o Rahmândır, Rahîmdir.
163. Yüce Allah -ki O söz söyleyenlerin en doğrusudur- kendisinin “tek bir ilâh” olduğunu haber vermektedir. Yani zatı ile isimleri ile sıfatları ile ve fiilleri ile bir ve tektir. Zâtında ortağı yoktur. Ona benzer bir adaş bulunmaz. Onun misli, dengi, benzeri yoktur. Ondan başka yaratıcı, O’ndan başka kâinatı idare eden hiçbir kimse yoktur. Durum böyle olduğuna göre, ilâh kabul edilmeye, bütün ibadet şekilleri ile ibadet olunmaya, yarattıklarından hiçbir kimsenin kendisine ortak koşulmamasına müstahak olan da O’dur. Çünkü O “Rahmândır, Rahîmdir” Hiçbir kimsenin rahmetinin onunkine benzemediği, eşsiz rahmet sıfatına sahiptir. Onun rahmeti her şeyi kuşatmış, her bir canlıyı kaplamıştır. Bütün yaratıklar O’nun rahmeti ile var olmuştur ve bu yaratıkların türlü şekillerdeki mükemmellikleri, olgunlukları onun rahmeti ile hasıl olmuştur. Onun rahmeti sayesinde bu mahlukatın her türlü sıkıntısı bertaraf olur. Rahmetinin bir tecellisi olarak kendi zâtını kullarına sıfatları ile ve nimetleri ile tanıtmıştır. Gerek duyacakları dini ve dünyevi maslahatlarını Peygamberler göndererek, kitaplar indirerek beyan etmiştir. Kulların sahip oldukları her bir nimet Allah’tan geldiği, mahlûkattan hiçbir kimsenin hiçbir kimseye fayda vermediği kesin olarak bilindiğine göre bütün çeşitleri ile ibadete layık olanın Allah olduğu, yalnızca O’nun sevilip O’ndan korkulması, O’ndan umulması, O’nun tazim edilmesi, O’na tevekkül edilmesi ve buna benzer çeşitli ibadetlerin yalnızca O’na yapılması gerektiği de anlaşılır. Hiç şüphesiz en büyük zulüm ve en çirkin iş de Allah’a ibadetten yüz çevirip kullara ibadete yönelmek, topraktan yaratılmış varlıkları en yüce Rabbe ortak koşmak yahut da bütün yönleri ile aciz ve işleri başkası tarafından çekilip çevrilen yaratılmışları, her şeyi idare eden mutlak kadir ve güçlü yaratıcıya ortak koşmaktır. O yaratıcı ki her şey onun gücü ve emri altındadır ve her şey O’n boyun eğmiştir. Bu âyet-i kerimede yaratıcının vahdaniyeti ve uluhiyeti açıklanmakta diğer yaratıkların hiçbir şekilde uluhiyete lâyık olmadıkları belirtilmektedir. Bunun asıl delilinin ise Allah’ın rahmet sıfatı olduğuna dikkat çekilmektedir. Bütün nimetlerin varlığı ve bütün sıkıntıların bertaraf edilmesi de bu rahmetin bir tecellisidir. Bu Yüce Allah’ın vahdaniyetine dair icmâlî bir delildir. Daha sonraki âyet-i kerimede ise Yüce Allah vahdaniyetinin tafsilî delillerini de şöylece zikretmektedir:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Âyette geçen ilâh kelimesi Türkçe’deki Tanrı kelimesinin karşılığı olup Arapça’da “kulluk etmek” anlamındaki elehe-ye’lehü veya “hayret ve şaşkınlık içinde kalmak, gönülden bağlanıp sığınmak” anlamındaki “elihe-ye’lehü” ya da “velihe-yevlehü” kökünden masdar-isimdir ve “tapınılan, yüceliğinin karşısında hayrete düşülen, gönülden bağlanılıp sığınılan” mânalarını ifade eder. Vâhid kelimesi ise “eşi, dengi ve benzeri olmayan, her yönden bir ve eşsiz olan” anlamına gelir. Âyette müşrik Araplar ve türlü şekillerde tevhid inancını zedelemiş olan Ehl-i kitap da dahil olmak üzere bütün insanlık, Allah’tan başka varlıkları tanrı tanımaktan, uydurma tanrılar edinerek onlara tapmaktan vazgeçip bir tek Tanrı’ya inanmaya, tevhid inancına çağırılmakta, bütün insanların tanrısının ve mâbudunun eşsiz, benzersiz tek Tanrı olduğu, O’ndan başka bir tanrı bulunmadığı vurgulanmaktadır. Şu halde yalnız O’nu Tanrı tanıyıp O’na kulluk etmek gerekir. O, sadece bir toplumun tanrısı değil bütün insanlığın tanrısıdır; çünkü “O’ndan başka tanrı yoktur.”
Âyetteki “lâ ilâhe illâ hû” cümlesi, kelime-i tevhidle aynı anlama gelir. Rahmân ve rahîm ise esmâ-i hüsnâ (Allah’ın güzel isimleri) arasında gösterilmiş olup bunlar, Allah’ın yarattıklarına karşı merhamet ve şefkatinin genişliğini, nimetlerinin bolluğunu dile getiren isimlerdir (bu isimlerin anlamları için bk. Fâtiha 1/1).
Ey insanlar! Sizin gerçek mabudunuz birdir. Zatında ve sıfatlarında tektir. Ondan başka hak ilah yoktur. O geniş merhamet sahibi Rahmân ve kullarına karşı Rahîm olandır. Zira onlara sayılamayacak kadar çok nimetler bahşeder.