Önceki ayet· 17:60Sonraki ayet· 17:62

İsrâ Suresi 61. Ayet· 17:61

↗ İsrâ suresi
Mekki
وَإِذۡ قُلۡنَا لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ ٱسۡجُدُواْ لِأٓدَمَ فَسَجَدُوٓاْ إِلَّآ إِبۡلِيسَ قَالَ ءَأَسۡجُدُ لِمَنۡ خَلَقۡتَ طِينٗا
Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o ise: "çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?" demişti
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o ise: "çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?" demişti
Elmalılı Hamdi Yazır
(Yine unutma ki) Bir vakit meleklere: "Âdem'e secde edin" demiştik. İblis'ten başka hepsi secde ettiler. O ise: "Ben bir çamurdan yarattığın kimseye mi secde ederim?" demişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Hani, meleklere: "Âdem'e secde edin!" demiştik; onlar da secde etmişlerdi. Ama İblis secde etmemiş, şöyle demişti: "Çamur olarak yarattığın kişiye secde mi ederim?"
Süleyman Ateş
Bir zaman meleklere: "Adem'e secde edin!" demiştik. Secde ettiler, yalnız İblis etmedi: "Ben çamur olarak yarattığın kimseye secde eder miyim? dedi.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.9%
İngilizce
And [mention] when We said to the angles, "Prostrate to Adam," and they prostrated, except for Iblees. He said, "Should I prostrate to one You created from clay
Fransızca
Et lorsque Nous avons dit aux Anges: «Prosternez-vous devant Adam», ils se prosternèrent, à l'exception d'Iblis, qui dit: «Me prosternerai-je devant quelqu'un que Tu as créé d'argile?»
İspanyolca
[Recuerda] cuando dije a los ángeles: "Hagan una reverencia ante Adán". Todos hicieron la reverencia excepto Iblís, quien dijo: "¿Acaso voy a hacer una reverencia ante quien has creado de barro
Rusça
Вот Мы сказали ангелам: «Падите ниц перед Адамом!». Они пали ниц, и только Иблис сказал: «Неужели я паду ниц перед тем, кого Ты создал из глины?»
Endonezce
Dan (ingatlah), ketika Kami berfirman kepada para malaikat, "Sujudlah kamu semua kepada Adam," lalu mereka sujud, kecuali Iblis. Ia (iblis) berkata, "Apakah aku harus bersujud kepada orang yang Engkau ciptakan dari tanah
Bengalce
স্মরণ কর, যখন আমি ফেরেশতাদেরকে বললামঃ আদমকে সেজদা কর, তখন ইবলীস ব্যতীত সবাই সেজদায় পড়ে গেল। কিন্তু সে বললঃ আমি কি এমন ব্যক্তিকে সেজদা করব, যাকে আপনি মাটির দ্বারা সৃষ্টি করেছেন
Çince
当时我曾对众天使说:“你们应当向阿丹叩头。”他们就向他叩头。但易卜劣厮除外。他说:“你用泥土造成的,我怎能向他叩头呢!”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Hani biz meleklere "Âdem'e ibadet secdesi değil, selamlama secdesi yapın!" demiştik. Bütün melekler secde etme emrine itaat edip secde ettiler. Fakat İblis kibirlenerek ona secde etmeyi reddetti. Ve şöyle dedi: Çamurdan yarattığına mı secde edeyim. Oysaki, Sen beni ateşten yarattın? Ben ondan daha şerefliyim/üstünüm.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
61- Bir vakit meleklere:“Âdem’e secde edin” demiştik. Onlar da hemen secde ettiler. Ancak İblis hariç. O:“Ben çamurdan yarattığın birine secde eder miyim hiç!” dedi. 62- “Şu bana üstün kıldığına bir baksana! Yemin ederim ki eğer beni kıyamet gününe kadar ertelersen, pek azı hariç onun soyunu mutlaka emrim altına alırım” dedi. 63- Buyurdu ki:“Haydi git! Artık onlardan kim sana uyarsa, şüphesiz ki hepinizin cezası cehennemdir. Hem de tam bir ceza!” 64- “Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle yoldan çıkar; atlılarınla ve piyadelerinle onların üzerine yürü; mal ve evlâtlarda onlara ortak ol ve onlara vaatlerde bulun!” Fakat şeytan onlara aldatmacadan başka bir şey vaat etmez. 65- “Benim gerçek kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur.” Vekil olarak Rabbin yeter. 61. Yüce Allah; şeytanın, kullarına olan ileri derecedeki düşmanlığına, onları saptırmaktaki kararlılığına dikkat çekmekte, Âdem’i yarattığı sırada ona secde etmeyi kabul etmeyip büyüklenerek:“Ben çamurdan yarattığın birine secde eder miyim hiç!” dediğine dikkatimizi çekmektedir. Yani şeytan kendi iddiasına göre Âdem’den üstün idi. Çünkü kendisi ateşten yaratılmıştı. Böyle bir kıyasın bir çok yönden batıl ve tutarsız olduğuna dair açıklamalar daha önceden geçmişti. 62. İblis, Allah’ın Âdem’i üstün kıldığını anlayınca Yüce Allah’a hitaben şöyle dedi:“Şu bana üstün kıldığına bir baksana! Yemin ederim ki eğer beni kıyamet gününe kadar ertelersen, pek azı hariç onun soyunu mutlaka emrim altına alırım.” Onları saptırmak ve azdırmak suretiyle tümden helake sürüklerim. Ancak aralarından bir kısmının kendisine düşmanlık edeceğini, ona karşı çıkıp itaat etmeyeceklerini de anlamıştı. 63. Bunun üzerine Yüce Allah ona “buyurdu ki: Haydi git! Artık onlardan kim sana uyarsa” Rabbini ve gerçek dostunu bırakıp da seni tercih ederse “şüphesiz ki hepinizin cesası cehennemdir. Hem de tam bir ceza!” Yani cehennem, amellerinize tam ve eksiksiz bir ceza olmak üzere sizin için hazırlanmıştır. 64. Daha sonra Allah, onları saptırmak için gücünün yettiği her şeyi yapmasını ona emrederek şöyle buyurmaktadır:“Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle yoldan çıkar” Bunun kapsamına her türlü günah davetçisi girer. “atlılarınla ve piyadelerinle onların üzerine yürü.” Bunun kapsamına da Yüce Allah’a isyan için bir bineğin sırtında olan ve yürüyen herkes girer. Böyleleri, şeytanın atlıları ve piyadeleri arasında yer alır. Bundan maksat da şudur: Şanı Yüce Allah, söz ve fiilleriyle kendisine isyana davet eden şeytan aracılığı ile kulları imtihan etmektedir. “mal ve evlâtlarda onlara ortak ol.” Bu, kulların mal ve evlatları ile ilgili her türlü günahı kapsar. Zekât vermemek, yemin keffâretlerini ödememek, farz olan malî hakları yerine getirmemek, çoluk çocuğu hayır üzere yetiştirip şirki terk üzere terbiye etmeyi ihmal etmek, malları haksızca almak yahut hakkı olmayan yere harcamak veya adi kazanç yollarını kullanmak vb. gibi. Hatta çoğu müfessirler, şeytanın mal ve evlada ortak olmasının kapsamına yeme, içme ve cimâ esnasında besmeleyi terk etmenin de girdiğini söz konusu ederler. Bu gibi hallerde kişi, Allah’ın adını anmayacak olursa -bu konudaki bir hadiste de geldiği üzere- şeytan ona ortak olur. “Onlara” aslı olmayan süslü “vaatlerde bulun. Fakat şeytan onlara aldatmacadan başka bir şey vaat etmez.” Onun vaad ettiği aslı astarı olmayan bir batıldan ibarettir. Mesela şeytanın onlara günahları ve bozuk inançları süslü göstermesi ve -kendilerinin hak üzere sanmaları için- bunlara karşılık mükâfat alacaklarını vaat etmesi bu kabildendir. Ancak Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından bir mağfiret ve bolluk vaat eder.”(el-Bakara, 2/268) 65. Yüce Allah, şeytanın kullara neler yapmak istediğini haber verdikten ve onun fitnesinden ne ile korunulabileceğini -ki bu, Allah’a kulluk, iman ve tevekkül sahibi olmaktır- söz konusu ettikten sonra şöyle buyurmaktadır:“Benim gerçek kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur.” Onlara karşı bir egemenliğin ve onları azdırman söz konusu değildir. Aksine Allah, kullukları dolayısı ile her türlü şerri onlardan bertaraf eder, kovulmuş şeytana karşı onları korur ve bu konuda O, onlara yeter. Kendisine tevekkül edip emrolunduğu şeyleri eksiksiz yerine getiren kimselere “vekil olarak Rabbin yeter.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Meleklerin Âdem’e secde etmesi olayı Kur’an’da yedi defa tekrar edilerek, yaratılmışlar içinde insanın seçkinliğine dikkat çekilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Şeytanın insanla üstünlük yarışına girmeye kalkışması, gururu uğruna Allah’a âsi olması, melekler gibi itaatkâr olmak yerine, Âdem’e saygı göstermemekte direnmesi, Allah’a saygısızlığın ve isyankârlığın şeytan kaynaklı olduğuna işaret etmektedir. Diğer yandan şeytanın kıskançlığı sebebiyle kıyamete kadar insanları kendi günahkârlık yoluna çekeceğine ant içmesi ve ona bu iznin verilmesi, dünya hayatının bir sınav ortamı olduğunu, insanın bilerek günah işlemesinin şeytanla ortak davranışta bulunması anlamı taşıdığını gösterir.
İsrâ Suresi 61. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Hani biz meleklere "Âdem'e ibadet secdesi değil, selamlama secdesi yapın!" demiştik. Bütün melekler secde etme emrine itaat edip secde ettiler. Fakat İblis kibirlenerek ona secde etmeyi reddetti. Ve şöyle dedi: Çamurdan yarattığına mı secde edeyim. Oysaki, Sen beni ateşten yarattın? Ben ondan daha şerefliyim/üstünüm.