Beğenmediklerini Allah'a malederler. Dilleri, güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere söyler durur. Cehennemin onların olduğunda ve önceden oraya gideceklerinde şüphe yoktur
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Beğenmediklerini Allah'a malederler. Dilleri, güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere söyler durur. Cehennemin onların olduğunda ve önceden oraya gideceklerinde şüphe yoktur
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Müşrikler, kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri, Allah'a isnad ediyorlar. Dilleri, en güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere durmadan söyler. Hiç şüphesiz onlar için, sadece ateş vardır. Oraya en önde gidip kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerinin bile çirkin bulacağı şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. Dilleri de yalan düzüp donatıyor: En ileri güzellik onlarınmış! Kuşkusuz olan şu: Onlar için ateş vardır. Ve ona en önden gideceklerdir.
Süleyman Ateş
Kendilerinin hoşlanmadıkları şeyi Allah'a veriyorlar, üstelik de dilleri, "En güzel sonuç, kendilerinin olacak" diye yalan söylüyor. Onlara mutlaka ateş vardır ve onlar ona sürüleceklerdir!
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.9%
İngilizce
And they attribute to Allah that which they dislike, and their tongues assert the lie that they will have the best [from Him]. Assuredly, they will have the Fire, and they will be [therein] neglected
Fransızca
Et ils assignent à Allah ce qu'ils détestent [pour eux-mêmes]. Et leurs langues profèrent un mensonge quand ils disent que la plus belle récompense leur sera réservée. C'est le Feu, sans nul doute, qui leur sera réservé et ils y seront envoyés, les premiers
İspanyolca
Le atribuyen a Dios lo que detestan para sí mismos e inventan mentiras diciendo que alcanzarán el bienestar [en esta vida y en la otra]. Ellos serán los primeros en ser arrojados al Fuego
Rusça
Они приписывают Аллаху то, что им самим неприятно. Их языки лживо возвещают о том, что им уготовано наилучшее. Несомненно, им уготован Огонь, и они будут покинуты
Endonezce
Dan mereka menetapkan bagi Allah apa yang mereka sendiri membencinya, dan lidah mereka mengucapkan kebohongan, bahwa sesungguhnya (segala) yang baik-baik untuk mereka. Tidaklah diragukan bahwa nerakalah bagi mereka, dan sesungguhnya mereka segera akan dimasukkan (ke dalamnya)
Bengalce
যা নিজেদের মন চায় না তারই তারা আল্লাহর জন্যে সাব্যস্ত করে এবং তাদের জিহবা মিথ্যা বর্ণনা করে যে, তাদের জন্যে রয়েছে কল্যাণ। স্বতঃসিদ্ধ কথা যে, তাদের জন্যে রয়েছে আগুন এবং তাদেরকেই সর্বাগ্রে নিক্ষেপ করা হবে।
Onlar, kendilerine nispet edilmesinden hoşlanmadıkları kız çocuklarını, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya nispet ederler. Dilleri ile kendileri için Allah katında -şayet tekrardan bir diriliş var ise- güzel bir makam vardır diyerek yalan söyler. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır. Onlar oraya terk edilecekler ve kesinlikle oradan çıkamayacaklardır.
62- Allah’a kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri isnad ediyorlar. Dilleri de yalan yere en güzel âkıbetin kendilerinin olduğunu söylüyor. Hiç şüphesiz onlar için ateş vardır ve onlar (oraya) en önde gideceklerdir. 63- Allah’a andolsun ki biz, senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Şeytan onların yaptıklarını kendilerine süsleyip hoş gösterdi. Bu nedenle o, bugün (dünyada) onların dostudur. (Ahirette ise) onlara çok elemli bir azap vardır.
62. “Allah’a kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri” kız çocukları ve çirkin sıfatları “isnad ediyorlar.” Bu çirkin sıfatlar da şirktir ki bu da ibadetlerin az bir bölümünü dahi olsa Allah’ın kulları olan yaratılmışlara yöneltmekle olur. Yine onlar, yaratılmış ve kendi türlerinden olan kölelerinin, kendilerine Allah’ın kendilerine ihsan ettiği rızıklarda ortak olmalarından hoşlanmadıklarına ve buna razı olmadıklarına göre nasıl olur da Yüce Allah’a, yarattığı kulları arasından ortaklar koşarlar? Bu kadar büyük kötülük ve saygısızlıklarına rağmen bir de “dilleri yalan yere en güzel akıbetin kendilerinin olduğunu söylüyor.” Yani dünyada da âhirette de durumlarının iyi ve güzel olacağını iddia ediyorlar. Yüce Allah da onların bu iddialarını şöylece reddetmektedir:“Hiç şüphesiz onlar için ateş vardır ve onlar” o ateşe “en önde gideceklerdir.” ve ebediyen çıkmamak üzere sürekli orada kalacaklardır.
63. Daha sonra Yüce Allah, Rasûlüne kavmine gönderilip de yalanlanan ilk peygamberin kendisi olmadığını beyan ederek şöyle buyurmaktadır:“Allah’a andolsun ki biz, senden önceki ümmetlere de” kendilerini tevhide davet eden “peygamberler gönderdik. Şeytan onların yaptıklarını kendilerine süsleyip hoş gösterdi.” Onlar da peygamberleri yalanlayarak izlemekte oldukları yolun her türlü kötülükten kurtaracak hak yol olduğunu, buna karşılık peygamberlerin kendisine davet ettikleri yolun aksine olduğunu iddia ettiler. Şeytan, bu ümmetlere amellerini süslü gösterdiğinden dolayı “o, bugün” yani dünyada “onların dostudur.” Onlar, ona itaat eder, ona uyar ve onu dost edinirler:“O halde onlar sizin düşmanınızken siz beni bırakıp da onu ve onun yolunu dostlar mı ediniyorsunuz? Zalimler için ne kötü değiş-tokuştur bu!”(el-Kehf, 18/50)“Onlara” Rahman olan Allah’ın dostluğundan yüz çevirip şeytanın dostluğuna razı oldukları için âhirette “çok elemli bir azap vardır.” Böyle yaptıkları için de horluk ve hakirlik azabını hak etmişlerdir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mekke putperestlerinin, “Kız çocukları Allah’ın, erkekler bizimdir” diyerek kızların Allah’a, erkek çocukların ise kendilerine ait olduğu şeklindeki yukarıda da geçen bâtıl inanç ve iddialarına işaret edilmektedir (Taberî, XIV, 126-127). Ancak müfessirlerin çoğu, devamını dikkate alarak, “en güzel olan” diye çevirdiğimiz hüsnâ kelimesini “en güzel âkıbet, nihaî başarı ve mutluluk” şeklinde açıklamışlardır (İbn Kesîr, IV, 498; Kurtubî, X, 127; Râzî, XX, 60) .
Burada müşriklerin iki açıdan yanlış düşündüklerine işaret edilmektedir: Öncelikle Allah’a çocuk isnat etmeleri son derece sakat bir inançtır, ayrıca –aslında evlâtlar arasında cinsiyetlerine göre değer farkı görmek yanlış olmakla birlikte– kendi kanaatlerine göre daha aşağı gördükleri kızları Allah’a nisbet etmeleri ikinci bir suçtur (İbn Âşûr, XIV, 191).
Onlar, kendilerine nispet edilmesinden hoşlanmadıkları kız çocuklarını, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya nispet ederler. Dilleri ile kendileri için Allah katında -şayet tekrardan bir diriliş var ise- güzel bir makam vardır diyerek yalan söyler. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır. Onlar oraya terk edilecekler ve kesinlikle oradan çıkamayacaklardır.