Önceki ayet· 104:3Sonraki ayet· 104:5

Hümeze Suresi 4. Ayet· 104:4

↗ Hümeze suresi
Mekki
كَلَّاۖ لَيُنۢبَذَنَّ فِي ٱلۡحُطَمَةِ
Hayır; o, and olsun ki, Hutame'ye atılacaktır
Meal ihtilafı: 9% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Hayır; o, and olsun ki, Hutame'ye atılacaktır
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayır, andolsun ki, o hutame (cehennem)ye atılacaktır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Hayır, iş, sandığı gibi değil! Yemin olsun ki fırlatılıp atılacaktır o kırıp geçirene, yalayıp yutana/Hutame'ye.
Süleyman Ateşen ayrışan
Hayır, andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.7%
İngilizce
No! He will surely be thrown into the Crusher
Fransızca
Mais non! Il sera certes, jeté dans la Hutamah
İspanyolca
Por el contrario, serán arrojados en un fuego demoledor
Rusça
Но нет! Его непременно ввергнут в Огонь сокрушающий
Endonezce
Sekali-kali tidak! Pasti dia akan dilemparkan ke dalam (neraka) Ḥuṭamah
Bengalce
কখনও না, সে অবশ্যই নিক্ষিপ্ত হবে পিষ্টকারীর মধ্যে।
Çince
绝不然,他必定要被投在毁灭坑中。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Durum hiç de bu cahilin tasavvur ettiği gibi değildir. Elbette o, azabının şiddetinden ötürü içine atılan her şeyi ufalayan ve parçalayan cehennem ateşine atılacak.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
1- İnsanları hem fiille hem de sözle ayıplayıp kötüleyen her kişinin vay haline! 2- Böylesi, mal biriktirir de onu tekrar tekrar sayar. 3- Malının kendisini ebedi kılacağını sanır. 4- Asla! Andolsun ki o, Hutame’ye atılacaktır. 5- Hutame’nin ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? 6- O, Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir; 7- Yüreklere kadar işler. 8,9- Şüphesiz bu (ateş), onların üzerine arkasında uzatılmış direkler bulunan kapılarla sımsıkı kapatılmış olacaktır. (Mekke’de inmiştir. 9 âyettir) Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1. “İnsanları hem fiille hem de sözle kötüleyip çekiştiren her kişinin vay haline!” Burada “vay haline” ifadesi, onlara bir tehdit, vebal ve şiddetli bir azap var, anlamındadır. Ayette geçen “همزة”, insanları işaretle ve fiille ayıplayıp kötüleyen, tenkit eden kimse demektir. "لمزة” ise insanları sözlü olarak ayıplayıp kötüleyen kimse demektir. Fiil ve sözleri ile başkasını kötüleyen bu kimselerin sıfatlarından birisi de şudur: 2. “Böylesi, mal biriktirir de onu tekrar tekrar sayar.” Bütün derdi, mal toplamak ve bunu sayıp durmaktır. Mala imrenmek ve gözünü ona dikmektir. Böylesinin hayır yollarına, akrabalara ve benzeri yerlere malını infak etmek gibi bir arzusu yoktur. 3. “Malının kendisini” cahilliği sebebi ile dünyada “ebedi kılacağını sanır.” Bundan dolayı bütün çabası, ömrünü uzatacağını zannettiği malını artırmaya yöneliktir. Cimriliğin ömürleri kısalttığını ve yurtları perişan ettiğini, buna karşılık iyiliğin de ömrü uzattığını ise bilmez. 4-5. “Asla! Andolsun ki o, Hutame’ye atılacaktır.” Hutame’nin azametini ve dehşetli halini belirtmek maksadı ile de: “Hutame’nin ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki?” diye sormakta, sonra da şu buyruğu ile onu açıklamaktadır: 6-7. “O, Allah’ın” insanlarla ve taşlarla “tutuşturulmuş ateşidir” ki çok şiddetli ve alevli yandığından dolayı “yüreklere kadar işler.” Yani bedenlerin içine nüfuz ederek harareti kalplere kadar varır. 8-9. Bu ileri çaptaki sıcağın yanı sıra onlar, o ateşte hapsedilecekler ve oradan çıkmaktan yana ümitlerini kesmiş olacaklardır. Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır: "Şüphesiz bu (ateş), onların üzerine” kapıların arkalarından, oradan çıkamasınlar diye “uzatılmış direkler” ile kilitlenmiş “sımsıkı kapatılmış olacaktır.”“Oradan her çıkmak istediklerinde tekrar oraya geri çevirilirler.”(es-Secde, 32/20) Bundan Allah’a sığınır, af ve âfiyet dileriz O’ndan. Hümeze Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hutame, “kıran, parçalayan” anlamında bir sıfat olup içine atılan her şeyi yakarak kırıp geçiren cehennemi veya onun özel bir bölümünü ifade eder. “Hayır!” anlamına gelen 4. âyetin başındaki kellâ kelimesi, asıl gerçeğin yukarıda nitelikleri anlatılan o bedbaht inkârcının düşündüğü gibi olmadığını gösteren bir uyarı amacı taşır. Nitekim devamında onun mutlaka cehenneme atılacağı bildirilmektedir. 5. âyetteki soruyla cehennemin son derece korkunç bir yer olduğuna vurgu yapılmıştır. Burada dünyadayken gönül incitip yürek yakan suçluların, günah­kârların –zindandaki mahpuslar, esirler gibi– uzun direklere, sütunlara bağlandıkları, ateşten kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığı bir cehennem tasviri yapılmaktadır. Öyle ki, her şeyi yakıp kavuran ateş, ta yüreklere kadar bütün vücudu sarıp kuşatıyor! Çünkü o günahkâr da dünyada zayıf, çaresiz mâsumların yüreklerini yakmıştı. Her kötülük önce kalptedir, oradan başlar ve sonrasında inkâr, hakaret, küfür, alay, aşağılama, çekiştirme, saldırı vb. eylemler olarak dışa taşar. Onun için âyette azabın da kalpleri saracağı belirtilmiştir.
Hümeze Suresi 4. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Durum hiç de bu cahilin tasavvur ettiği gibi değildir. Elbette o, azabının şiddetinden ötürü içine atılan her şeyi ufalayan ve parçalayan cehennem ateşine atılacak.