-Ey Peygamber!- Senin dinini kötüleyen ve ayıplayan bu kimselerden dolayı üzülme! Üstün gelmek ve yenmek bunların hepsi şüphesiz Allah'ındır. Hiçbir şey Allah Teâlâ'yı aciz bırakamaz. O, onların sözlerini hakkıyla işitmekte ve yaptıklarını hakkıyla bilmektedir. Buna göre onlara karşılığını verecektir.
65- Onların söyledikleri seni üzmesin, çünkü izzet bütünü ile Allah’ındır. O, hakkıyla işitendir, bilendir.
65. Yani yalanlayanların senin hakkında söyledikleri, sana ve senin dinine dil uzatacak kadar ileriye götürdükleri sözleri seni üzmesin. Çünkü onların bu söyledikleri sözler kendilerine izzet ve güç kazandırmaz, sana da hiçbir şekilde zarar vermez. “Çünkü izzet bütünü ile yalnız Allah’ındır.” Onu dilediği kimselere verir ve dilediklerinden de alıkoyar. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Kim aziz olmak istiyorsa bilsin ki gerçekten izzet bütünü ile Allah’ındır.”(Fâtır, 35/10) Yani o izzete, Allah’a itaat etmek sureti ile ulaşmaya gayret etsin. Buna delil de bundan sonra Yüce Allah’ın:“Güzel söz yalnız O’na yükselir, onu da salih amel yükseltir.”(Fâtır, 35/10) diye buyurmasıdır. Bilindiği gibi ey Peygamber, sen de Allah’a itaat üzeresin, sana uyanlar da. Şüphesiz izzet, Allah tarafından sana ve sana uyanlara verilecektir:“İzzet, Allah’ındır, Rasûlünündür ve mü’minlerindir.”(el-Mu’minûn, 63/8)“O, hakkıyla işitendir, bilendir” yani O’nun işitmesi bütün sesleri kapsar. Onlardan hiçbir şey O’na gizli ve saklı kalmaz. O’nun ilmi de gizli açık her şeyi kuşatmıştır. Göklerde olsun, yerde olsun zerre ağırlığı kadar bir şey hatta bundan daha küçük veya daha büyük hiçbir şey O’nun bilgisi dışında değildir. O Yüce Allah hem senin sözlerini hem de düşmanlarının senin hakkında söylediklerini işitir. Bunları bütün teferruatı ile bilir. O halde sen de Yüce Allah’ın bilmesi ile yetin, O’nun senin adına düşmanlarının hakkından geleceğinden emin ol! Çünkü Allah’tan korkana Allah yeter.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mekke putperestleri bir yandan Allah’ın birliği ve aşkınlığıyla bağdaşmayan sözler sarfederken bir yandan da Hz. Muhammed’i yalancılıkla suçluyor, Kur’an’ın onun uydurması olduğunu söylüyor, kendilerini çok güçlü görerek ona tehditler savuruyor, buna benzer üzücü sözlerle onu incitiyorlardı. Âyette bu tutumlar karşısında Hz. Peygamber teselli edilmekte, asıl gücün tamamıyla Allah’a ait olduğu hatırlatılarak bir bakıma Hz. Peygamber’e ve onun şahsında müminler arasında inkârcıların haksız saldırılarına uğrayanlara şöyle denilmektedir: “Sen üzülme! Allah onların konuştuklarını duymakta bilmektedir ve ortaksız gücüyle onların hakkından gelecek, sana yardım edecektir. Son tahlilde başarı, Allah’ın yolundan giden, imanda ve güzel işlerde sebat göstererek Allah’ın yardımını hak edenlerindir (benzer açıklamalar için bk. Zemahşerî, II, 196; Râzî, XVII, 129-130).
-Ey Peygamber!- Senin dinini kötüleyen ve ayıplayan bu kimselerden dolayı üzülme! Üstün gelmek ve yenmek bunların hepsi şüphesiz Allah'ındır. Hiçbir şey Allah Teâlâ'yı aciz bırakamaz. O, onların sözlerini hakkıyla işitmekte ve yaptıklarını hakkıyla bilmektedir. Buna göre onlara karşılığını verecektir.