Kök Analizi
نقذ

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

5 geçiş5 ayet3 Mekki · 2 Medeni5 anlam · 2 türevnqdh
KÖK ANLAMI · kurtarma, kurtuluş
  1. Allah'ın kurtarmasıhakiki
    Allah'ın insanları tehlikeden, cezadan veya düşmandan kurtarması; koruyup esenliğe çıkarması.
    Kur'an'daki kullanım: “(Allah) sizi kurtardı”
  2. kurtarma gücüne sahip olmakhakiki
    Bir varlığın birini/başkasını beladan kurtarabilme gücüne sahip olması; kurtarabilir olmak.
    Kur'an'daki kullanım: “onu geri alabilirler”
  3. kurtaramamahakiki
    Bir şeyin veya birinin başka birini beladan kurtaramaması; kurtarma gücünün bulunmaması.
    Kur'an'daki kullanım: “onlar beni kurtaramazlar”
  4. kurtuluşa erememehakiki
    Bir kimsenin azaptan veya beladan kurtarılamaması; kurtuluşun mümkün olmaması.
    Kur'an'daki kullanım: “kurtarılmazlar”
  5. gelecekte kurtarmahakiki
    Gelecekte birini beladan kurtaracak olma; kurtarma eyleminin vaat veya yükümlülük olarak ifadesi.
    Kur'an'daki kullanım: “kurtaracaksın”
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
5 / 5 ayet
3:103
وَٱعۡتَصِمُواْ بِحَبۡلِ ٱللَّهِ جَمِيعٗا وَلَا تَفَرَّقُواْۚ وَٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ كُنتُمۡ أَعۡدَآءٗ فَأَلَّفَ بَيۡنَ قُلُوبِكُمۡ فَأَصۡبَحۡتُم بِنِعۡمَتِهِۦٓ إِخۡوَٰنٗا وَكُنتُمۡ عَلَىٰ شَفَا حُفۡرَةٖ مِّنَ ٱلنَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنۡهَاۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ
فَأَنقَذَكُم — (Allah) sizi kurtardı
Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar
Âl-i İmrân Suresi · Medeni
22:73
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٞ فَٱسۡتَمِعُواْ لَهُۥٓۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن يَخۡلُقُواْ ذُبَابٗا وَلَوِ ٱجۡتَمَعُواْ لَهُۥۖ وَإِن يَسۡلُبۡهُمُ ٱلذُّبَابُ شَيۡـٔٗا لَّا يَسۡتَنقِذُوهُ مِنۡهُۚ ضَعُفَ ٱلطَّالِبُ وَٱلۡمَطۡلُوبُ
يَسْتَنقِذُوهُ — onu geri alabilirler
Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, şimdi onu dinleyin: Sizlerin Allah'ı bırakıp taptıklarınız bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamıyacaklardır. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu kurtaramazlar; isteyen de, istenen de aciz
Hac Suresi · Medeni
36:23
ءَأَتَّخِذُ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً إِن يُرِدۡنِ ٱلرَّحۡمَٰنُ بِضُرّٖ لَّا تُغۡنِ عَنِّي شَفَٰعَتُهُمۡ شَيۡـٔٗا وَلَا يُنقِذُونِ
يُنقِذُونِ — onlar beni kurtaramazlar
O'nu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer Rahman olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefaati bana fayda vermez, beni kurtaramazlar
Yâsîn Suresi · Mekki
36:43
وَإِن نَّشَأۡ نُغۡرِقۡهُمۡ فَلَا صَرِيخَ لَهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنقَذُونَ
يُنقَذُونَ — kurtarılmazlar
Dilesek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi
Yâsîn Suresi · Mekki
39:19
أَفَمَنۡ حَقَّ عَلَيۡهِ كَلِمَةُ ٱلۡعَذَابِ أَفَأَنتَ تُنقِذُ مَن فِي ٱلنَّارِ
تُنقِذُ — kurtaracaksın
Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın
Zümer Suresi · Mekki