Kök Analizi
ذمم

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

5 geçiş5 ayet3 Mekki · 2 Medeni2 anlam · 2 türevdhmm
KÖK ANLAMI · kınama, ahit, himaye
  1. Kınanmış, ayıplanmışhakiki
    Kınanmış ve ayıplanmış olarak, kötülenmiş bir durumda bulunma.
    Kur'an'daki kullanım: “kınanmış olarak”
  2. Andlaşma, sözleşmehakiki
    Bir anlaşma veya sözleşme ile bağlanan yükümlülük; ahit ve güvence.
    Kur'an'daki kullanım: “bir andlaşma”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (1) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. Koruma, himayehakiki
    Bir kişiyi veya topluluğu güvence altına alma, koruma ve himaye etme.
    Lane's Lexicon: “koruma altına alma”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
ذمم (ẕmm) kökü, Kur'an'da genellikle 'ahde vefa gösterme', 'koruma altına alma', 'sorumluluk üstlenme' ve 'güvence verme' anlamlarında kullanılır. Özellikle 'zimmet' kavramı, bir kişinin başka birine karşı olan yükümlülüğünü veya bir anlaşma ile sağlanan korumayı ifade eder. Bu kök, ahitlere bağlılık ve emanete riayet gibi İslami değerlerle yakından ilişkilidir.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
5 / 5 ayet
9:8
كَيۡفَ وَإِن يَظۡهَرُواْ عَلَيۡكُمۡ لَا يَرۡقُبُواْ فِيكُمۡ إِلّٗا وَلَا ذِمَّةٗۚ يُرۡضُونَكُم بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَتَأۡبَىٰ قُلُوبُهُمۡ وَأَكۡثَرُهُمۡ فَٰسِقُونَ
ذِمَّةً — bir andlaşma
Nasıl olabilir ki, size üstün gelselerdi ne bir yakınlık, ne de bir ahd gözetirlerdi. Kalpleriyle istemezlerken sizi ağızlarıyla hoşnut etmeye uğraşırlar; çokları fasıktırlar
Tevbe Suresi · Medeni
9:10
لَا يَرۡقُبُونَ فِي مُؤۡمِنٍ إِلّٗا وَلَا ذِمَّةٗۚ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُعۡتَدُونَ
ذِمَّةً — bir andlaşma
Onlar hiçbir müminin yakınlık veya ahdini gözetmezler. İşte aşırı gidenler bunlardır
Tevbe Suresi · Medeni
17:18
مَّن كَانَ يُرِيدُ ٱلۡعَاجِلَةَ عَجَّلۡنَا لَهُۥ فِيهَا مَا نَشَآءُ لِمَن نُّرِيدُ ثُمَّ جَعَلۡنَا لَهُۥ جَهَنَّمَ يَصۡلَىٰهَا مَذۡمُومٗا مَّدۡحُورٗا
مَذْمُومًا — kınanmış olarak
Dünyayı isteyene istediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra ona cehennemi hazırlarız; yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girer
İsrâ Suresi · Mekki
17:22
لَّا تَجۡعَلۡ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَقۡعُدَ مَذۡمُومٗا مَّخۡذُولٗا
مَذْمُومًا — kınanmış olarak
Allah'la beraber başka bir tanrı edinme, yoksa yerilmiş ve tek başına kalmış olursun
İsrâ Suresi · Mekki
68:49
لَّوۡلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعۡمَةٞ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلۡعَرَآءِ وَهُوَ مَذۡمُومٞ
مَذْمُومٌ — kınananrak
Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı
Kalem Suresi · Mekki