Kök Analizi
دأب

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

6 geçiş6 ayet3 Mekki · 3 Medeni3 anlam · 3 türevdAb
KÖK ANLAMI · âdet, gidiş, süreklilik
  1. gidişi, durumu gibimecazi
    Bir kimse veya toplumun süregelen durumu, gidişi; 'onun gidişi gibi' kalıbında başına gelen hâl ve âkıbet.
    Kur'an'daki kullanım: “tıpkı gidişi gibidir”
  2. âdet, alışılmış usulhakiki
    Kişinin veya toplumun süregelen âdeti, her zamanki uygulaması; 'âdetiniz üzere' biçiminde geçer.
    Kur'an'daki kullanım: “âdetiniz üzere”
  3. düzenli seyredenhakiki
    Sürekli ve düzenli biçimde seyreden, işini aksatmadan sürdüren; Kur'an'da güneş ve ay için kullanılır.
    Kur'an'daki kullanım: “düzenli seyreden”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (1) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. serin yer altı yapısıhakiki
    Farsça 'soğuk su' kökenli sirdâb: yazın serinlemek için kullanılan yer altı yapısı; bugün mahzen olarak bilinir.
    Lane's Lexicon: “yazın kullanılan yer altı yapısıdır”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
سِرْدَابٌ (sirdâb), Farsça kökenli Arapçalaşmış bir kelimedir. Tâcu'l-Arûs'a göre, Farsça "serd" (soğuk) ve "âb" (su) kelimelerinden türemiştir. El-Ahmar ve Kâmoos'a göre, yazın kullanılan yer altı yapısıdır. El-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre ise, içine girilen dar bir yerdir. Günümüzde, bir şeyleri serin tutmak için konulduğu mahzen veya yer altı tonozuna denir. Çoğulu سَرَادِبُ (serâdibu) veya سَرَادِيبُ (serâdîbu) şeklindedir.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
6 / 6 ayet
3:11
كَدَأۡبِ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمۡۗ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ
كَدَأْبِ — durumu gibi
Bunların tutumu, Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibi ki, ayetlerimizi yalanladılar da Allah onları günahlarından dolayı yok (helak) etti. Allah'ın cezalandırması şiddetlidir
Âl-i İmrân Suresi · Medeni
8:52
كَدَأۡبِ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِيّٞ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ
كَدَأْبِ — tıpkı gidişi gibidir
Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, Allah'ın ayetlerini yalanladılar da Allah onları günahlarından ötürü yoketti. Allah kuvvetlidir, cezalandırması şiddetlidir
Enfâl Suresi · Medeni
8:54
كَدَأۡبِ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمۡ فَأَهۡلَكۡنَٰهُم بِذُنُوبِهِمۡ وَأَغۡرَقۡنَآ ءَالَ فِرۡعَوۡنَۚ وَكُلّٞ كَانُواْ ظَٰلِمِينَ
كَدَأْبِ — (Evet) gidişi gibi
Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladılar da onları günahlarından ötürü yok ettik. Firavun taifesini suda boğduk, hepsi zalimlerdi
Enfâl Suresi · Medeni
12:47
قَالَ تَزۡرَعُونَ سَبۡعَ سِنِينَ دَأَبٗا فَمَا حَصَدتُّمۡ فَذَرُوهُ فِي سُنۢبُلِهِۦٓ إِلَّا قَلِيلٗا مِّمَّا تَأۡكُلُونَ
دَأَبًا — âdetiniz üzere
Yusuf: "Devamlı yedi sene ekin ekip, biçtiğiniz ekinin yediğinizden artanını başağında bırakın
Yûsuf Suresi · Mekki
14:33
وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ دَآئِبَيۡنِۖ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَ
دَآئِبَيْنِ — düzenli seyreden
Sürekli olarak (seyir ve aydınlatma) görevlerini yapan güneşi ve ay'ı emrinize verdi, geceyi ve gündüzü de emrinize verdi.
İbrâhim Suresi · Mekki
40:31
مِثۡلَ دَأۡبِ قَوۡمِ نُوحٖ وَعَادٖ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡۚ وَمَا ٱللَّهُ يُرِيدُ ظُلۡمٗا لِّلۡعِبَادِ
دَأْبِ — durumu
Nuh kavminin, 'Ad ve Semud'un ve onlardan sonrakilerin durumu gibi (bir durumla karşılaşmanızdan kaygı duyuyorum). Allah kullara zulmetmek istemez, (günahsız kimselere ceza vermez).
Mü'min Suresi · Mekki