Kök Analizi
حسس

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

6 geçiş6 ayet4 Mekki · 2 Medeni4 anlam · 4 türevHss
KÖK ANLAMI · hissetme, arayış
  1. hissetmek, duymak, sezmekhakiki
    Bir şeyi hissetmek, duymak, sezmek, algılamak ve farkına varmak.
    Lane's Lexicon: “Bir şeyi hissetmek, duymak, farkına varmak”
  2. araştırmak, yoklamakhakiki
    Bir şeyin farkına vararak onu araştırmak, yoklamak; arayıp sormak.
    Lane's Lexicon: “bir şeyin farkına vararak onu araştırmak, yoklamak”
  3. topluca öldürmekhakiki
    Düşmanı topluca öldürmek, kırmak ve yok etmek.
    Kur'an'daki kullanım: “onları öldürdüğünüz”
  4. hafif ses, uğultuhakiki
    Hafif ve sürekli işitilen ses, uğultu, hışırtı.
    Kur'an'daki kullanım: “onun uğultusunu”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (1) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. gizlice araştırmak, casuslukhakiki
    Bir şeyi gizlice araştırmak ve casusluk yapmak.
    Lane's Lexicon: “bir şeyi gizlice araştırmak, casusluk yapmak”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
Bir şeyi hissetmek, duymak, farkına varmak; bir şeyin farkına vararak onu araştırmak, yoklamak; bir şeyi gizlice araştırmak, casusluk yapmak.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
6 / 6 ayet
3:52
۞فَلَمَّآ أَحَسَّ عِيسَىٰ مِنۡهُمُ ٱلۡكُفۡرَ قَالَ مَنۡ أَنصَارِيٓ إِلَى ٱللَّهِۖ قَالَ ٱلۡحَوَارِيُّونَ نَحۡنُ أَنصَارُ ٱللَّهِ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَٱشۡهَدۡ بِأَنَّا مُسۡلِمُونَ
أَحَسَّ — sezdi
İsa onların inkarlarını hissedince: "Allah uğrunda yardımcılarım kimlerdir?" dedi. Havariler şöyle dediler: "Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah'a inandık, O'na teslim olduğumuza şahid ol
Âl-i İmrân Suresi · Medeni
3:152
وَلَقَدۡ صَدَقَكُمُ ٱللَّهُ وَعۡدَهُۥٓ إِذۡ تَحُسُّونَهُم بِإِذۡنِهِۦۖ حَتَّىٰٓ إِذَا فَشِلۡتُمۡ وَتَنَٰزَعۡتُمۡ فِي ٱلۡأَمۡرِ وَعَصَيۡتُم مِّنۢ بَعۡدِ مَآ أَرَىٰكُم مَّا تُحِبُّونَۚ مِنكُم مَّن يُرِيدُ ٱلدُّنۡيَا وَمِنكُم مَّن يُرِيدُ ٱلۡأٓخِرَةَۚ ثُمَّ صَرَفَكُمۡ عَنۡهُمۡ لِيَبۡتَلِيَكُمۡۖ وَلَقَدۡ عَفَا عَنكُمۡۗ وَٱللَّهُ ذُو فَضۡلٍ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
تَحُسُّونَهُم — onları öldürdüğünüz
And olsun ki, Allah, size verdiği sözde durdu. Onun izniyle kafirleri kırıp biçiyordunuz, ama Allah size arzuladığınız zaferi gösterdikten sonra gevşeyip bu hususta çekiştiniz ve isyan ettiniz; sizden kimi dünyayı, kimi ahireti istiyordu; derken denemek için Allah sizi geri çevirip bozguna uğrattı. And olsun ki O, sizi bağışladı. Allah'ın inananlara nimeti boldur
Âl-i İmrân Suresi · Medeni
12:87
يَٰبَنِيَّ ٱذۡهَبُواْ فَتَحَسَّسُواْ مِن يُوسُفَ وَأَخِيهِ وَلَا تَاْيۡـَٔسُواْ مِن رَّوۡحِ ٱللَّهِۖ إِنَّهُۥ لَا يَاْيۡـَٔسُ مِن رَّوۡحِ ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡقَوۡمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ
فَتَحَسَّسُوا۟ — araştırın
Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf'u ve kardeşini arayın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kafirlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez
Yûsuf Suresi · Mekki
19:98
وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هَلۡ تُحِسُّ مِنۡهُم مِّنۡ أَحَدٍ أَوۡ تَسۡمَعُ لَهُمۡ رِكۡزَۢا
تُحِسُّ — algılarsın
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik, şimdi onlardan hiçbirini duyuyor veya bir ses işitiyor musun
Meryem Suresi · Mekki
21:12
فَلَمَّآ أَحَسُّواْ بَأۡسَنَآ إِذَا هُم مِّنۡهَا يَرۡكُضُونَ
أَحَسُّوا۟ — hissettikleri
Onlar bizim baskınımızı hissettiklerinde, oradan kaçmağa koyuluyorlardı
Enbiyâ Suresi · Mekki
21:102
لَا يَسۡمَعُونَ حَسِيسَهَاۖ وَهُمۡ فِي مَا ٱشۡتَهَتۡ أَنفُسُهُمۡ خَٰلِدُونَ
حَسِيسَهَا — onun uğultusunu
Cehennemin uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar
Enbiyâ Suresi · Mekki