Kök Analizi
بكي

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

7 geçiş7 ayet6 Mekki · 1 Medeni2 anlam · 3 türevbky
KÖK ANLAMI · Ağlama, gözyaşı
  1. Ağlamak, gözyaşı dökmekhakiki
    Ağlamak, gözyaşı dökmek, yas tutmak; Kur'an'da pişmanlık, korku veya sevinç gibi güçlü duyguların ifadesi olarak geçer.
    Lane's Lexicon: “Ağlamak, gözyaşı dökmek. Kur'an'da genellikle pişmanlık, korku veya sevinç gibi güçlü duyguların ifadesi olarak geçer.”
  2. Ağlatmak, gözyaşı döktürmekhakiki
    Ağlamasına sebep olmak; Kur'an'da Allah'ın güldüren ve ağlatan olduğu bildirilir.
    Kur'an'daki kullanım: “ve ağlatan”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
Ağlamak, gözyaşı dökmek. Kur'an'da genellikle pişmanlık, korku veya sevinç gibi güçlü duyguların ifadesi olarak geçer. Örneğin, Allah'ın ayetlerini işittiklerinde müminlerin ağlaması (Meryem 19:58) veya cehennemliklerin ağlaması (Zuhruf 43:77) gibi.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
7 / 7 ayet
9:82
فَلۡيَضۡحَكُواْ قَلِيلٗا وَلۡيَبۡكُواْ كَثِيرٗا جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ
وَلْيَبْكُوا۟ — ve ağlasınlar
Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar
Tevbe Suresi · Medeni
12:16
وَجَآءُوٓ أَبَاهُمۡ عِشَآءٗ يَبۡكُونَ
يَبْكُونَ — ağlayarak
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Yûsuf Suresi · Mekki
17:109
وَيَخِرُّونَ لِلۡأَذۡقَانِ يَبۡكُونَ وَيَزِيدُهُمۡ خُشُوعٗا۩
يَبْكُونَ — ağlayarak
Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar; bu, onların gönüllerindeki saygıyı artırır
İsrâ Suresi · Mekki
19:58
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنۡ حَمَلۡنَا مَعَ نُوحٖ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡرَـٰٓءِيلَ وَمِمَّنۡ هَدَيۡنَا وَٱجۡتَبَيۡنَآۚ إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُ ٱلرَّحۡمَٰنِ خَرُّواْۤ سُجَّدٗاۤ وَبُكِيّٗا۩
وَبُكِيًّا — ağlayarak
İşte bunlar Allah'ın kendilerine nimetler sunduğu peygamberler; Adem'in soyundan, Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan; İbrahim ve İsmail'in neslinden ve doğru yola erdirdiğimizden, seçip beğendiklerimizdendirler. Rahman'ın ayetleri onlara okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı
Meryem Suresi · Mekki
44:29
فَمَا بَكَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلۡأَرۡضُ وَمَا كَانُواْ مُنظَرِينَ
بَكَتْ — ağladı
Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı
Duhân Suresi · Mekki
53:43
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضۡحَكَ وَأَبۡكَىٰ
وَأَبْكَىٰ — ve ağlatan
Doğrusu, güldüren de ağlatan da O'dur
Necm Suresi · Mekki
53:60
وَتَضۡحَكُونَ وَلَا تَبۡكُونَ
تَبْكُونَ — ağlamıyorsunuz
Gülüyorsunuz... Ağlamıyorsunuz
Necm Suresi · Mekki