Kök Analizi
بثث

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

9 geçiş9 ayet7 Mekki · 2 Medeni3 anlam · 5 türevbthth
KÖK ANLAMI · yaymak, dağıtmak
  1. yaymak, dağıtmakhakiki
    Bir şeyi yaymak, dağıtmak; bilhassa Allah'ın yeryüzünde canlıları yayması ve üretmesi bağlamında kullanılır.
    Kur'an'daki kullanım: “ve yaydı”
  2. dağılmış, serilmiş, yayılmışhakiki
    Pasif sıfat olarak dağılmış, serilmiş veya yayılmış durumda olan şey.
    Kur'an'daki kullanım: “serilmiş”
  3. üzüntüsünü dile getirmekmecazi
    Şikâyet etmek, üzüntü ve sıkıntısını dile getirmek; özellikle Allah'a arz edilen üzüntü bağlamında.
    Kur'an'daki kullanım: “üzüntümü”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (1) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. açığa vurmak, ifşa etmekmecazi
    Bir sırrı ya da haberi açığa vurmak, ifşa etmek.
    Lane's Lexicon: “açığa vurmak”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
بَثَّ (bethe): Yaymak, dağıtmak, açığa vurmak, şikayet etmek, üzüntüsünü dile getirmek. Kur'an'da genellikle Allah'a yöneltilen şikayet ve üzüntülerin dile getirilmesi bağlamında kullanılır.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
9 / 9 ayet
2:164
إِنَّ فِي خَلۡقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلۡفُلۡكِ ٱلَّتِي تَجۡرِي فِي ٱلۡبَحۡرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٖ فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٖ وَتَصۡرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلۡمُسَخَّرِ بَيۡنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ
وَبَثَّ — yaymasında
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde süzülen gemilerde, Allah'ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgarları ve yerle gök arasında emre amade duran bulutları döndürmesinde, düşünen kimseler için deliller vardır
Bakara Suresi · Medeni
4:1
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُواْ رَبَّكُمُ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَخَلَقَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَبَثَّ مِنۡهُمَا رِجَالٗا كَثِيرٗا وَنِسَآءٗۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِي تَسَآءَلُونَ بِهِۦ وَٱلۡأَرۡحَامَۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَيۡكُمۡ رَقِيبٗا
وَبَثَّ — ve üretti
Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabb'inize hürmetsizlikten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'ın ve akrabanın haklarına riayetsizliktende sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir
Nisâ Suresi · Medeni
12:86
قَالَ إِنَّمَآ أَشۡكُواْ بَثِّي وَحُزۡنِيٓ إِلَى ٱللَّهِ وَأَعۡلَمُ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا تَعۡلَمُونَ
بَثِّى — üzüntümü
Yakup: "Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah katından, sizin bilmediklerinizi bilirim" dedi
Yûsuf Suresi · Mekki
31:10
خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيۡرِ عَمَدٖ تَرَوۡنَهَاۖ وَأَلۡقَىٰ فِي ٱلۡأَرۡضِ رَوَٰسِيَ أَن تَمِيدَ بِكُمۡ وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٖۚ وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوۡجٖ كَرِيمٍ
وَبَثَّ — ve yaydı
Allah gökleri gördüğünüz gibi direksiz yaratmış, sizi sallar diye yeryüzüne sabit dağlar koymuş; orada her türlü canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip orada her hoş çiftten yetiştirmişizdir
Lokmân Suresi · Mekki
42:29
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦ خَلۡقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَثَّ فِيهِمَا مِن دَآبَّةٖۚ وَهُوَ عَلَىٰ جَمۡعِهِمۡ إِذَا يَشَآءُ قَدِيرٞ
بَثَّ — yaydığı
Gökleri, yeri ve ikisinde yaydığı canlıları yaratması varlığının delillerindendir
Şûrâ Suresi · Mekki
45:4
وَفِي خَلۡقِكُمۡ وَمَا يَبُثُّ مِن دَآبَّةٍ ءَايَٰتٞ لِّقَوۡمٖ يُوقِنُونَ
يَبُثُّ — yaymakta olduğunda
Ey insanlar! Sizin yaratılmanızda ve canlıların yeryüzünde yayılmasında, kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardır
Câsiye Suresi · Mekki
56:6
فَكَانَتۡ هَبَآءٗ مُّنۢبَثّٗا
مُّنۢبَثًّا — dağılan
Dağılan toz duman haline geldiği
Vâkıa Suresi · Mekki
88:16
وَزَرَابِيُّ مَبۡثُوثَةٌ
مَبْثُوثَةٌ — serilmiş
Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır
Gâşiye Suresi · Mekki
101:4
يَوۡمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ
ٱلْمَبْثُوثِ — yayılmış
O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler
Kâria Suresi · Mekki