Önceki ayet· 55:44Sonraki ayet· 55:46

Rahmân Suresi 45. Ayet· 55:45

↗ Rahmân suresi
Mekki
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?
Süleyman Ateşen ayrışan
Şimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz?
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.2%
İngilizce
So which of the favors of your Lord would you deny
Fransızca
Lequel donc des bienfaits de votre Seigneur nierez-vous
İspanyolca
¿Acaso pueden negar alguna de las gracias que les ha concedido su Señor
Rusça
Какую же из милостей вашего Господа вы считаете ложью
Endonezce
Maka nikmat Tuhanmu yang manakah yang kamu dustakan
Bengalce
অতএব, তোমরা উভয়ে তোমাদের পালনকর্তার কোন কোন অবদানকে অস্বীকার করবে
Çince
你们究竟否认你们的主的哪一件恩典呢?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
43- İşte bu, günahkârların yalanladığı cehennemdir. 44- Onlar, onunla kaynar su arasında gidip geleceklerdir. 45- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 43. Allah’ın vaat ve tehditlerini yalanlayan kimselerin üzerlerine cehennem ateşi tutuşturulacağı vakit:“İşte bu, günahkârların yalanladığı cehennemdir” denilecektir. Şimdi onu yalanlamalarının kendilerini zelil düşürdüğünü görsünler, onun azabını, ibretli cezasını, alevini, zincir ve prangalarını tatsınlar! Bütün bunlar, onların yalanlamalarının bir cezasıdır. 44-45. “Onlar, onunla” yani cehennemin kat kat azabı ve alevi ile son derece “kaynar su” ve ayrıca alabildiğine soğuk zemheri “arasında gidip geleceklerdir. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?” Yüce Allah, günahkârlara yapacaklarını söz konusu ettikten sonra takvâ sahibi olup kendisinden korkanların amellerinin karşılıklarını söz ederek şöyle buyurmaktadır:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kıyamet tasvirlerinden birine yer verilen 37. âyetin ardından insanlara ve cinlere günahları hakkında soru sorulmayacağı, günahkârların yaka paça cehenneme atılacakları ve inkâr edip durdukları bu gerçeği iyice bellemeleri için cehennem ateşine sokulup çıkarılacakları, ama bunun bir ferahlama getirmeyeceği çünkü bu defa ateş yerine kaynar suyun içine düşecekleri belirtilmektedir. Şu var ki, 39. âyetteki “İşte o gün ... günahı hakkında soru sorulmaz” anlamındaki ifadeyi, “âhirette sorgu olmayacak” diye anlamamak gerekir. Zira birçok âyette burada çok kısa değinilen bu konuya ayrıntılı biçimde yer verilmiştir. Söz konusu açıklamalar ışığında bu ifadeyi şöyle anlamak uygun olur: Âhirette herkesin durumu öylesine kesin ve apaçık ortaya konacak ki kimsenin kendi ifade ve beyanına baş vurmaya ihtiyaç duyulmayacaktır. Birçok âyette belirtildiği üzere herkes dünyada yapıp ettiklerinin tek tek kayda geçirilmiş olduğunu görecek, günahkârların dilleri, elleri ve ayakları bu konuda tanıklık edecek, ayrıca 41. âyette ifade edildiği gibi günahkârlar simalarından tanınacaktır. İşin aslı böyle olmakla beraber, herkes kendi sevap ve günah durumuna göre haşrolunup hesap meydanına getirildikten sonra yargı süreci başlayacak; yüce Allah, bütün kullarının iyilik ve kötülüklerini eksiksiz kusursuz bilmesine rağmen adalet ve şefkatini ortaya koymak, her kulunun nasıl bir âkıbeti hak ettiğini ona da gösterip onaylatmak üzere herkesi ince bir hesaptan, sorgulama ve yargılamadan geçirecektir (ayrıca bk. Hicr 15/92; Kasas 28/78; Sâffât 37/24; Zemahşerî, IV, 53). 37. âyetin “gül kırmızısı bir yağ gibi olduğu zaman” diye çevrilen kısmı, “kızarmış yağ veya kırmızı deri yahut al kısrak gibi bir gül rengine büründüğü zaman” mânalarında da anlaşılmıştır. Bu mânalara göre yapılan benzetme göğün rengindeki değişmeyi anlatmış olur. Meâlde bir ölçüde bu anlamlar da yansıtılmış olmakla beraber göğün yapısal değişmesiyle ilgili mâna esas alınmıştır (bk. Taberî, XXVII, 141-142; İbn Atıyye, V, 231). Yine, güle yapılan benzetme genellikle renk değişikliği ve göğün kızıl bir renge bürünmesi olarak anlaşılmıştır. İbn Âşûr bunun göğün yarılmasındaki şiddeti ve pek çok parçaya ayrılacağını anlatan bir teşbih de olabileceği kanaatindedir (XXVII, 261).
Rahmân Suresi 45. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?