Önceki ayet· 54:18Sonraki ayet· 54:20

Kamer Suresi 19. Ayet· 54:19

↗ Kamer suresi
Mekki
إِنَّآ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمۡ رِيحٗا صَرۡصَرٗا فِي يَوۡمِ نَحۡسٖ مُّسۡتَمِرّٖ
Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik.
Süleyman Ateş
Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.6%
İngilizce
Indeed, We sent upon them a screaming wind on a day of continuous misfortune
Fransızca
Nous avons envoyé contre eux un vent violent et glacial, en un jour néfaste et interminable
İspanyolca
Envié sobre ellos un viento glacial y tempestuoso en un día interminable
Rusça
Мы наслали на них морозный (или завывающий) ветер в день, злосчастье которого продолжалось
Endonezce
Sesungguhnya Kami telah menghembuskan angin yang sangat kencang kepada mereka pada hari nahas yang terus menerus
Bengalce
আমি তাদের উপর প্রেরণ করেছিলাম ঝঞ্জাবায়ু এক চিরাচরিত অশুভ দিনে।
Çince
我确已使风暴在一个很凶恶的日子去毁灭他们,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Biz, onların üzerine soğuk, şiddetli olan bir rüzgârı kesintisiz bir şekilde kötü ve uğursuz gördükleri günde cehenneme ulaşana kadar gönderdik.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
18- Âd kavmi de yalanladı. Ama nasılmış benim azabım ve uyarılarım? 19- Biz, onların üzerine (kendileri için) uğursuzluğu sürekli olan bir günde (uğultusu ve soğuğu) şiddetli olan bir kasırga gönderdik. 20- O (kasırga) insanları kaldırıp tıpkı kökünden sökülüp devrilmiş hurma kütükleri gibi yere seriyordu. 21- Nasılmış Benim azabım ve uyarılarım? 22- Andolsun ki Biz Kur’ân’ı düşünüp öğüt alınması için kolaylaştırdık. Yok mu düşünüp öğüt alan? 18-19. Âd, Yemen’de bilinen bir kabilenin adıdır. Yüce Allah onlara Hûd aleyhisselam’ı Allah’ı tevhid etmeye ve yalnız O’na ibadet etmeye davet etmek üzere peygamber olarak göndermişti. Kavmi onu yalanladı. Bunun üzerine Yüce Allah üzerlerine “uğursuz sürekli olan” yani azabı çok çetin ve onları bedbaht edecek özellikte “bir günde (uğultusu ve soğuğu) şiddetli olan bir kasırga” gönderdi. Bu kasırga üzerlerinde kesintisiz olarak yedi gece sekiz gün devam etti. 20. “O (kasırga)” oldukça şiddetli estiğinden dolayı “insanları kaldırıp tıpkı kökünden sökülüp devrilmiş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.” Havaya kaldırıyor sonra da onları yere fırlatıp helâk ediyordu. Helâk edilmelerinden sonra onların cesetleri, adeta rüzgarın kökünden koparıp yere serdiği hurma kütüğünü andırıyordu. Emrine karşı gelmeleri halinde insanlar, Allah nezdinde ne kadar da değersiz oluyorlar! 21. “Nasılmış Benim azabım ve uyarılarım?” Allah’a andolsun ki azap, oldukça can yakıcı idi. Yapılan uyarılar ise kimsenin O’na karşı bir mazeret getirmesine imkân bırakmamıştı. 22. Yüce Allah, kullarına bir rahmet ve onlara inâyet olmak üzere bu sözünü tekrarlamakta ve böylelikle kendilerini dünya ve âhiretlerini ıslâh edecek şeylere çağırmaktadır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Âd, Hûd peygamberin gönderildiği kavmin adıdır; çok tanrıcı inanca taassupla bağlanma ve tevhid inancına yapılan çağrıya karşı zorba bir tavır sergileme konusunda Kur’an’ın değişik yerlerinde kötü bir örnek olarak anılır (bilgi için bk. A‘râf 7/65-72; Hûd 11/50-60). 20. âyette şiddetli rüzgârın sürüklediği insanlardan söz edilirken onların, “sökülmüş hurma kütükleri”ne benzetilmesi Âd kavmi mensuplarının iri yapılı ve uzun kimseler olması ve kafalarının kopup gövdelerinin kütük gibi yuvarlanıp gitmesiyle açıklanmıştır (Taberî, XXVII, 99; Zemahşerî, IV, 46).
Kamer Suresi 19. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Biz, onların üzerine soğuk, şiddetli olan bir rüzgârı kesintisiz bir şekilde kötü ve uğursuz gördükleri günde cehenneme ulaşana kadar gönderdik.