Önceki ayet· 28:61Sonraki ayet· 28:63

Kasas Suresi 62. Ayet· 28:62

↗ Kasas suresi
Mekki
وَيَوۡمَ يُنَادِيهِمۡ فَيَقُولُ أَيۡنَ شُرَكَآءِيَ ٱلَّذِينَ كُنتُمۡ تَزۡعُمُونَ
Allah, o gün onlara seslenir: "Benim ortağım olduklarını iddia ettikleriniz nerededirler?" der
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Allah, o gün onlara seslenir: "Benim ortağım olduklarını iddia ettikleriniz nerededirler?" der
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün Allah onları çağırarak, "Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz, hani nerede?" diyecektir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
O gün onlara seslenerek şöyle diyecek: "O kendilerini bir şey sandığınız ortaklarım nerede?"
Süleyman Ateş
O gün (Allah) onlara seslenerek: "Benim ortaklarım (olduklarını) sandığınız şeyler nerede?" der.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.5%
İngilizce
And [warn of] the Day He will call them and say, "Where are My 'partners' which you used to claim
Fransızca
Et le jour où Il les appellera, Il dira: «Où sont ceux que vous prétendiez être Mes associés?»
İspanyolca
El día que [Dios] los convoque y les pregunte: "¿Dónde están los ‘socios’ que Me atribuían
Rusça
В тот день Он воззовет к ним и скажет: «Где же Мои сотоварищи, о существовании которых вы предполагали?»
Endonezce
Dan (ingatlah) pada hari ketika Dia (Allah) menyeru mereka dan berfirman, "Di manakah sekutu-sekutu-Ku yang dahulu kamu klaim
Bengalce
যেদিন আল্লাহ তাদেরকে আওয়াজ দিয়ে বলবেন, তোমরা যাদেরকে আমার শরীক দাবী করতে, তারা কোথায়
Çince
在那日,安拉将召唤他们说:“你们所妄称我的伙伴者,如今在哪里呢?”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gün Rableri -Subhânehu ve Teâlâ- onlara seslenerek şöyle der: "Nerede sizin benim dışımda ibadet edip, benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz?"
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
62- O gün onlara seslenecek ve şöyle buyuracak:“Hani (benimle beraber ilah olduğunu) iddia ettiğiniz ortaklarım nerede?” 63. Aleyhlerinde (azap) sözü hak olanlar diyecekler ki: “Rabbimiz! İşte bunlar azdırdığımız kimselerdir. Biz, kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Biz, sana onlardan uzak olduğumuzu bildiriyoruz. Onlar bize ibadet etmiyorlardı.” 64. Yine onlara:“(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınıza seslenin/yalvarın” denecek. Onlar da onlara seslenecekler/yalvaracaklar, ama onlar kendilerine karşılık vermeyeceklerdir. Üstelik azabı göreceklerdir. Keşke (dünyada) doğru yola girselerdi… 65- O gün onlara seslenip buyuracak ki:“Peygamberlere ne karşılık verdiniz?” 66- O gün söyleyecek söz, verecek cevap bulamayacaklar ve birbirlerine soru da soramayacaklardır. 62. Yüce Allah, bu buyruğu ile kıyamet gününde insanlara neyi soracağını, onları her şeyin esasını teşkil eden Allah’a ibadet ve peygamberlerin çağrısını kabul konusunda sorgulayacağını haber vererek şöyle buyurmaktadır:“O gün onlara” yani kendisine başkalarını ortak koşarak o varlıklara ibadet eden, onların fayda vermelerini ve kendilerine gelecek zararları önlemelerini uman kimselere, bu tapındıkları varlıkların acizliklerini, kendilerinin de sapıklıklarını açıklamak üzere:“seslenecek ve şöyle buyuracak: “Hani (benimle beraber ilah olduğunu) iddia ettiğiniz ortaklarım nerede?” üce Allah’ın hiçbir ortağı yoktur. Ancak onlar, kendi zanları, delilsiz iddia ve iftiraları sonucu bunu ileri sürmüşlerdir. Bundan dolayı:“iddia ettiğiniz ortaklarım” buyurmaktadır. Hani, bunlar nerede? Bunların faydaları nerede? Sizden zararları önlemeleri nerede? ilindiği gibi böyle bir durumda tapındıkları varlıkların ve onlara bağladıkları umutların boş ve batıl olduğunu, zatları itibari ile gerçek olmadıklarını, umutlarının yersiz olduğunu açıkça görecekler ve kendileri aleyhine sapık ve azgın olduklarını itiraf edeceklerdir. O nedenle Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 63. “Aleyhlerinde (azap) sözü hak olanlar” küfürde ve kötülükte baş ve önder olanlar, hem kendilerinin azgınlıklarını, hem de başkalarını azdırdıklarını ikrar ve itiraf ederek “diyecekler ki: Rabbimiz! İşte bunlar” bize uyan “azdırdığımız kimselerdir. Biz, kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık.” Yani hepimiz azgınlıkta ortağız ve hepimize azap sözü hak olmuştur. “Biz, sana onlardan uzak olduğumuzu bildiriyoruz.” Biz, onların ibadetlerinden uzağız. Yani onların amellerinden de kendilerinden de uzağız. “Onlar bize ibadet etmiyorlardı.” Aksine onlar ancak şeytanlara ibadet ediyorlardı. 64. “Yine onlara” kendilerinden dünyada fayda umduğunuz üzere “ortaklarınıza seslenin/yalvarın, denecek.” İbadet eden kimsenin ibadet ettiği kimseye son derece muhtaç olacağı o oldukça zor zamanda onları çağırmaları emrolunacak. “Onlar da onlara” kendilerine fayda sağlamaları yahut da Allah’ın azabından bir miktarını olsun geri savmaları için “seslenecekler/yalvaracaklar, ama onlar kendilerine karşılık vermeyeceklerdir.” Böylelikle kâfirler, yalan söylediklerini ve cezayı hak ettiklerini anlayacaklardır. “Üstelik” daha önceden yalanladıkları ve inkâr ettikleri o azabı kendi gözleri ile “göreceklerdir.”“Keşke (dünyada) doğru yola girselerdi.” Yani o zaman o durum başlarına gelmez ve dünyada hidâyete ulaştıkları gibi ahirette de cennete götüren yola iletilirlerdi. Fakat dünyada hidâyete gelmediklerinden âhirette de cennete hidâyet olunmayacaklardır. 65. “O gün onlara seslenip buyuracak ki: Peygamberlere ne karşılık verdiniz?” Onları doğruladınız mı, onlara uydunuz mu, yoksa onları yalanlayıp muhalefet mi ettiniz? 66. “O gün söyleyecek söz, verecek cevap bulamayacaklar ve birbirlerine soru da soramayacaklardır.” Yani böyle bir soruya doğru cevap veremeyecekler, doğru cevabı verme imkânları da olmayacak. Bilindiği gibi böyle bir konumda hale uygun olan doğru cevabı açıklamaktan başka bir şeyin faydası olmayacaktır ki bu cevap da: Biz iman ederek ve emirlerine bağlanarak onlara karşılık verdik, şeklindedir. Ancak onlar, peygamberleri yalanladıklarını, emirlerine karşı inat ettiklerini bildiklerinden hiçbir şey söyleyemeyeceklerdir. Birbirlerine soru sormalarına, kendi aralarında yalan dahi olsa ne cevap vereceklerine dair görüş alış-verişinde bulunmalarına da imkân olmayacaktır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Birtakım varlıkları veya kişileri Allah’a ortak koşanlar âhirette hesaba çekildiklerinde Allah onlara, “Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiğiniz tanrılar şimdi nerede?” diye soracaktır. Allah’ın yargısının aleyhlerine gerçekleştiğini gören kimseler, özellikle toplumlarına yanlış inanç ve değer ölçüleri empoze eden din ve düşünce önderleri, zorba liderler kendileri nasıl öncekilerin telkin ve teşvikleriyle azmış, doğru yoldan çıkmışlarsa onlardan devraldıkları düşünce ve hayat tarzını sonrakilere telkin ederek onları azdırıp yoldan çıkardıklarını itiraf ederler. Bununla birlikte onların kendilerine değil, arzularına kul olduklarını; bu konuda kendilerinin, herhangi bir günahları bulunmadığını da Allah’a arzederler. Ancak örneklik ve telkinleriyle toplumlarının yanlış yola girmelerine sebep oldukları için bu savunmaları işe yaramayacaktır.
Kasas Suresi 62. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gün Rableri -Subhânehu ve Teâlâ- onlara seslenerek şöyle der: "Nerede sizin benim dışımda ibadet edip, benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz?"