Önceki ayet· 17:71Sonraki ayet· 17:73

İsrâ Suresi 72. Ayet· 17:72

↗ İsrâ suresi
Mekki
وَمَن كَانَ فِي هَٰذِهِۦٓ أَعۡمَىٰ فَهُوَ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ أَعۡمَىٰ وَأَضَلُّ سَبِيلٗا
Bu dünyada kalbi kör olan, ahirette de kör ve daha şaşkındır
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Bu dünyada kalbi kör olan, ahirette de kör ve daha şaşkındır
Elmalılı Hamdi Yazır
Her kim bu dünyada (manen) kör ise ahirette de kördür. Ve gidişçe daha şaşkındır.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu dünyada kör olan, âhirette de kördür. Yolca da daha sapıktır o.
Süleyman Ateşen ayrışan
Şu dünyada kör olan kimse, ahirette de kördür (dünyada doğru yolu göremeyen, ahirette de kurtuluş yolunu göremeyecektir, hatta onun) yolu daha da sapıktır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.9%
İngilizce
And whoever is blind in this [life] will be blind in the Hereafter and more astray in way
Fransızca
Et quiconque aura été aveugle ici-bas, sera aveugle dans l'au-delà, et sera plus égaré [encore] par rapport à la bonne voie
İspanyolca
Pero quien haya estado en esta vida ciego [en la incredulidad], en la otra también lo estará y más perdido aún
Rusça
А кто слеп в этом мире, тот будет также слеп в Последней жизни и окажется еще более заблудшим
Endonezce
Dan barangsiapa buta (hatinya) di dunia ini, maka di akhirat dia akan buta dan tersesat jauh dari jalan (yang benar)
Bengalce
যে ব্যক্তি ইহকালে অন্ধ ছিল সে পরকালেও অন্ধ এবং অধিকতর পথভ্রান্ত।
Çince
在今世是盲人者,在后世仍是盲人,而且更加迷误。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Hakkı reddedip, boyun eğmeyen kimsenin kalbi bu dünyada kördür. Ahirette ise bu körlük daha büyük olacaktır. Bu kimse cennetin yolunu bulamaz ve hidayet yolunu da şaşırmıştır. Yapılan her amele kendi türünden karşılık verilecektir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
71- O gün, her insan grubunu önderleri ile çağırırız. Kimin kitabı sağ eline verilirse işte onlar kitaplarını/amel defterlerini (sevinç içinde) okurlar ve onlara hurma çekirdeğinin ortasındaki ip kadar bile zulmedilmez. 72- Kim de bu dünyada kör idiyse o, âhirette de kördür ve yolunu daha da şaşırmıştır. 71. Yüce Allah, insanların kıyamet günündeki hallerini haber vermekte ve her bir insan grubunu beraberlerinde doğruya ileten hidâyetçileri ve önderleri ile çağıracağını belirtmektedir ki bunlar da peygamberler ve onların vekili durumundaki kimselerdir. Her bir ümmet, Allah’a arz edileceğinde kendilerini hidâyete davet eden rasûlleri de hazır bulunacaktır. Amelleri, peygamberlerinin kendisine davet ettiği kitaba arzedilecek, o kitaba uygun olup olmadığı tespit edilecek ve böylece insanlar iki kısma ayrılacaklar:“Kimin kitabı” dosdoğru yola ileten önderine uyduğu, onun kitabıyla hidâyet bulduğu, buna bağlı olarak da iyilikleri çoğalıp kötülükleri azaldığı için “sağ eline verilirse işte onlar kitaplarını” onda görecekleri ve kendilerini sevindirecek şeylerden ötürü sevinçli ve neş’eli bir şekilde “okurlar.” Ve işledikleri iyiliklerden herhangi birisinin mükâfatı eksik verilmemek suretiyle “onlara hurma çekirdeğinin ortasındaki ip kadar bile zulmedilmez.” 72. “Kim de bu dünyada” hakkı görmeyen, onu kabul etmeyen, ona itaatle boyun eğmeyen, aksine sapıklığa uyan bir “kör idiyise o” dünyada cennete götüren yolu izlemediği gibi “âhirette de” cennete götüren yolu göremeyecek bir “kördür ve yolunu daha da şaşırmıştır.” Çünkü amelin karşılığı, onun türünden olacaktır. Kişi ne şekilde amel ederse ona o şekilde muamele edilecektir. Bu âyet-i kerimede her bir ümmetin dinine ve kitabına çağırılacağına, gereğince amel edip etmediğine bakılacağına, onların kendisine uymakla emrolunmadıkları başka bir peygamberin şeriatinden sorumlu tutulmayacaklarına, hiçbir kimseye karşı delil ortaya konulup da ona muhalefet etmesi söz konusu olmadıkça azap edilmeyeceğine, hayır sahibi kimselere kitaplarının sağlarından verilip çok sevineceklerine, buna karşılık kötülük ehli kimselerin bunun tam aksi durumda olacaklarına, yani aşırı gam, keder ve helâke marzu kalışları dolayısıyla kendi kitaplarını okuyamayacaklarına dair delil vardır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İlâhî hikmet, bu imtihan dünyasında insanoğluna nimetler vermesine paralel olarak sorumluluklar da yüklemiştir. İnsan değerli bir varlık olarak yaratılmış, karalara ve denizlere hâkim kılınmış, güzel nimetlerle rızıklandırılmış, kendisine birçok varlığı hizmetinde kullanma imkânı verilmiştir. Şu halde onun bu konumunun gerektirdiği sorumlulukları da olmalıdır; ilk sorumluluğu da kendisini seçkin kılan, ihsanlarda bulunan Allah’ı tanımak, O’na iman etmek, inancına uygun amelî davranışlarda bulunmak ve ahlâkî bir hayat sürdürmektir. 71-72. âyetlerde bu sorumluluğu yerine getirenlerin ve getirmeyenlerin âhiretteki durumlarına ilişkin kısa ve özlü bir açıklama yapılmakta, dolayısıyla bir uyarıda bulunulmaktadır. “Önder” diye çevirdiğimiz imam kelimesi “amel defteri, her ümmete indirilmiş olan kutsal kitap, her ümmetin kendi peygamberi, mezhep imamları, her asrın önderi, her topluluğun öncelikle ağırlık verdikleri ve meşhur oldukları iyi veya kötü işleri” gibi çeşitli şekillerde açıklanmıştır. Taberî, Araplar’daki anlamını dikkate alarak imam kelimesini, “Her topluluğun, görüş ve inanç sahiplerinin dünyada kendilerine önder ve rehber kabul ettikleri kişiler” olduğu görüşünü tercih eder (XV, 127). “Amel defteri” diye çevirdiğimiz kelimenin âyetteki karşılığı “kitâb”dır. 71. âyette amel defteri sağ taraftan verilecek olanların onları okuyacakları bildirilirken, solundan verilenlerden söz edilmemiştir. Bu konuda Râzî şöyle der: “Amel defteri solundan verilenler, onun içerdiği büyük kötülükleri, çirkinlikleri, utanç verici günahları görünce kalplerini korku ve dehşet sarar; o kadar ki dillerinde amel defterlerini okuyacak mecal kalmaz” (XXI, 18). Onların durumunu 72. âyet haber veriyor: “Bu dünyada kör olanlar âhirette de kördür.” 70. âyette belirtilen üstün lutufların asıl sahibini göremeyen, varlık ve olayların arkasındaki yaratıcı güçten habersiz olarak yaşayan basiret yoksunu inkârcıların âhiretteki durumunun daha kötü olacağı bildiriliyor. Hasan-ı Basrî’den bu âyetle ilgili şöyle bir açıklama nakledilmektedir: Bu dünyada yoldan çıkıp inkâra sapmış olanlar âhirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır. Çünkü böyleleri dünyada iken tövbe etselerdi tövbeleri kabul edilecekti, fakat âhirette artık kabul edilmeyecektir; dünyada kendilerine çeşitli felâketlerden korunma imkânları verilmişti, âhirette asla böyle imkânlara sahip olamayacaklardır (Râzî, XXI, 19). 72. âyete “Dünyada kör olanlar, yani Allah’ı tanımayanlar âhirette hiç tanımayacaklar” şeklinde bir mâna verilmişse de müfessirlerin çoğu bu görüşü reddeder. Çünkü âhirette herkes zorunlu olarak Allah’ı tanıyıp, O’na iman edecektir. Şu halde oradaki körlük, cennetin yolunu görememek, yani ondan mahrum kalmaktan kinayedir (Râzî, XXI, 19). Dünya âhiretin tarlasıdır. Bu dünyada hakikati görüp tanıyan ve bu sayede doğru imana ulaşan, iyi ve güzel işlerle ruhlarını zenginleştirenler âhirette bunun karşılığını eksiksiz bulacaklardır; onların amel defterleri sağ yanlarından verilecek ve asla haksızlığa uğramayacaklardır.
İsrâ Suresi 72. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Hakkı reddedip, boyun eğmeyen kimsenin kalbi bu dünyada kördür. Ahirette ise bu körlük daha büyük olacaktır. Bu kimse cennetin yolunu bulamaz ve hidayet yolunu da şaşırmıştır. Yapılan her amele kendi türünden karşılık verilecektir.