1- De ki:“Sığınırım sabahın Rabbine,” 2- “Yarattıklarının şerrinden,” 3- “Karanlığı çöktüğü vakit gecenin şerrinden,” 4- “Düğümlere üfüren (büyücü) kadınların şerrinden,” 5- “Ve hased ettiği zaman hased edenin şerrinden.”
(Mekke’de inmiştir. 5 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. O’na sığınarak “de ki: Sığınırım” güvenip dayanırım “sabahın Rabbine” Yani taneyi ve çekirdeği yarıp çıkartana, geceyi yarıp sabahı ortaya çıkartana.
2. “Yarattıklarının şerrinden.” Bu, Yüce Allah’ın yaratmış olduğu insan, cin ve diğer canlı bütün yaratılmışları kapsar. Bu buyrukla bunlarda bulunan kötülüklerden bunların yaratıcısına sığınılmaktadır. Bu genel ifadeden sonra daha özel olarak şöyle buyrulmaktadır:
3. “Karanlığı çöktüğü vakit gecenin şerrinden.” Yani insanı bürüdüğü ve çok sayıda kötü ruhların (cinlerin) ve zarar verici hayvanların etrafa yayıldığı gecelerdeki kötülüklerden Allah’a sığınırım, demektir.
4. “Düğümlere üfüren (büyücü) kadınların şerrinden.” Yani yaptıkları büyüleri, büyü için atmış oldukları düğümlere üfürerek gerçekleştiren büyücü kadınların şerrinden Allah’a sığınırım.
5. “Ve hased ettiği zaman hased edenin şerrinden.” Hased eden, hased ettiği (kıskandığı) kimsedeki nimetin sona ermesini isteyen ve bunun için de elinden geldiği kadarı ile bu uğurda çalışıp çabalayan kimsedir. O bakımdan onun kötülüğünden, hile ve tuzaklarının boşa çıkartılmasından Allah’a sığınmak bir ihtiyattır. Nazar eden kimse de hased edenin kapsamına girer. Çünkü nazar, ancak hasetçi/kıskanç, kötü tabiatlı ve kötü ruhlu kimselerden sadır olur. Bu sûre genel ve özel her türlü kötülükten Allah’a sığınmayı ihtivâ etmektedir. Ayrıca sihrin gerçek olduğunu, onun zararından endişe edildiğini, sihirden ve sihri yapanlardan Allah’a sığınılması gerektiğini de ortaya koymaktadır. Felak Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yaratılmışlardan gelebilecek şerlerden Allah’a sığınmanın gereği vurgulanmıştır. Bu ifade, maddî ve mânevî, dünyevî ve uhrevî, dış âlemde veya kişinin nefsinde, tabii ve ihtiyarî, her türlü şerri, kötülük ve zararı kapsamaktadır. Allah’ın yarattıklarının şerri, yaratma bakımından Allah’a ait olmakla beraber her yaratılanın aynı zamanda bizim bildiğimiz veya bilemeyeceğimiz bir hikmeti, bir faydası, ilâhî plana uygun bir fonksiyonu vardır. Ayrıca bu imtihan planında ve ortamında insana kötüyü isteyip istememe ve onu icra için iradesini harekete yöneltme yetisi verilmiştir. Öte yandan Allah’ın kötü olarak nitelemediklerini kötü sayan veya kötü kılanlar, bu sınava tâbi olan şuurlu varlıklardır yani kötülük onların tavrı, tercihi, kullanma ve uygulama biçimi ve yeri ile ilgilidir.