Kök Analizi
وعي

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

7 geçiş4 ayet4 Mekki · 0 Medeni3 anlam · 4 türevwEy
KÖK ANLAMI · İçine alma, kavrama
  1. Bellemek, akılda tutmakhakiki
    Bir sözü veya açıklamayı duyup hafızasına almak, unutmamak için zihinde tutmak.
    Kur'an'daki kullanım: “ve onu bellesin”
  2. Kap, yük kabıhakiki
    İçine eşya konan kap; yolculukta yükün içine konduğu torba veya kap.
    Kur'an'daki kullanım: “onların yüklerini”
  3. Biriktirmek, saklamak, gizlemekhakiki
    Bir şeyi bir kabın içine almak; malı yığıp biriktirmek; duyguyu kalbinde saklamak.
    Kur'an'daki kullanım: “biriktireni”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (1) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. İdrak etmek, anlamakhakiki
    Bir şeyi zihinsel olarak kavramak, farkında olmak ve bilinçli şekilde anlamak.
    Lane's Lexicon: “bir şeyi zihinsel olarak kavramayı, farkında olmayı ve idrak etmeyi ifade eder”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
V-'-Y kökünden türeyen kelimeler Kur'an'da genellikle 'idrak etmek', 'anlamak', 'bilinçli olmak' anlamlarında kullanılır. Bu kök, bir şeyi zihinsel olarak kavramayı, farkında olmayı ve idrak etmeyi ifade eder. Örneğin, 'vâiye' kelimesi 'idrak eden, anlayan' anlamına gelir. Kur'an bağlamında, ayetleri, ilahi mesajları veya hakikatleri idrak etme, anlama ve bunlara göre hareket etme bilincini vurgular.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
4 / 4 ayet
12:76
فَبَدَأَ بِأَوۡعِيَتِهِمۡ قَبۡلَ وِعَآءِ أَخِيهِ ثُمَّ ٱسۡتَخۡرَجَهَا مِن وِعَآءِ أَخِيهِۚ كَذَٰلِكَ كِدۡنَا لِيُوسُفَۖ مَا كَانَ لِيَأۡخُذَ أَخَاهُ فِي دِينِ ٱلۡمَلِكِ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ نَرۡفَعُ دَرَجَٰتٖ مَّن نَّشَآءُۗ وَفَوۡقَ كُلِّ ذِي عِلۡمٍ عَلِيمٞ
بِأَوْعِيَتِهِمْ — onların yükleriniوِعَآءِ — yükündenوِعَآءِ — (o) yük
Yusuf kardeşinin yükünden önce onlarınkini aramaya başladı; sonra kardeşinin yükünden su kabını çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle bir plan kullanmasını vahyettik. Çünkü hükümdarın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı, meğer ki Allah dileye. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her ilim sahibinden üstün bir bilen bulunur
Yûsuf Suresi · Mekki
69:12
لِنَجۡعَلَهَا لَكُمۡ تَذۡكِرَةٗ وَتَعِيَهَآ أُذُنٞ وَٰعِيَةٞ
وَتَعِيَهَآ — ve onu bellesinوَٰعِيَةٌ — belleyen
Ki onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulak(lar) onu bellesin.
Hâkka Suresi · Mekki
70:18
وَجَمَعَ فَأَوۡعَىٰٓ
فَأَوْعَىٰٓ — biriktireni
(Mal) Toplayıp kasada yığanı!
Meâric Suresi · Mekki
84:23
وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُوعُونَ
يُوعُونَ — içlerinde gizledikleri
Oysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir
İnşikâk Suresi · Mekki