Kök Analizi
نطق

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

12 geçiş11 ayet11 Mekki · 0 Medeni3 türev/anlamnTq
KÖK ANLAMI
نطق (nTq) kökü, konuşma ve ifade etme anlamlarını taşır. Kuşların ötüşü, dinarın değeri ve matematiksel kökler gibi farklı bağlamlarda akıl ve mantıkla ilişkilendirilir.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
نَاطِقٌ (Nâtık) kelimesi, çeşitli bağlamlarda kullanılır: - Kuşlar için kullanıldığında, "şakıyan kuşlar" veya "ötücü kuşlar" anlamına gelir. - Bir dinar (altın para birimi) için kullanılan bir sıfattır. - Matematikte, "rasyonel kök" anlamına gelir; bu terim, "irrasyonel kök" (جَذْرٌ أَصَمُّ) teriminin zıttıdır (el-Muğrib sözlüğündeki "cezir" maddesine göre). - "Akıllı hayvan" veya "konuşan hayvan" anlamına gelir; bu ifade genellikle insanı tanımlamak için kullanılır.
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
11 / 11 ayet
21:63
قَالَ بَلۡ فَعَلَهُۥ كَبِيرُهُمۡ هَٰذَا فَسۡـَٔلُوهُمۡ إِن كَانُواْ يَنطِقُونَ
يَنطِقُونَ — konuşurlarsa
İbrahim: "Belki onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun" dedi
Anbya Suresi · Mekki
21:65
ثُمَّ نُكِسُواْ عَلَىٰ رُءُوسِهِمۡ لَقَدۡ عَلِمۡتَ مَا هَـٰٓؤُلَآءِ يَنطِقُونَ
يَنطِقُونَ — konuşmazlar
Sonra yine eski kafalarına döndürüldüler: "Sen de bilirsin ki bunlar konuşmazlar," dediler.
Anbya Suresi · Mekki
23:62
وَلَا نُكَلِّفُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَاۚ وَلَدَيۡنَا كِتَٰبٞ يَنطِقُ بِٱلۡحَقِّ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ
يَنطِقُ — söyleyen
Biz herkese ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır; onlar haksızlığa uğratılmazlar
Mu'minun Suresi · Mekki
27:16
وَوَرِثَ سُلَيۡمَٰنُ دَاوُۥدَۖ وَقَالَ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ عُلِّمۡنَا مَنطِقَ ٱلطَّيۡرِ وَأُوتِينَا مِن كُلِّ شَيۡءٍۖ إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡفَضۡلُ ٱلۡمُبِينُ
مَنطِقَ — dili
Süleyman Davud'a varis oldu: "Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize herşeyden bolca verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur" dedi
Naml Suresi · Mekki
27:85
وَوَقَعَ ٱلۡقَوۡلُ عَلَيۡهِم بِمَا ظَلَمُواْ فَهُمۡ لَا يَنطِقُونَ
يَنطِقُونَ — speak
Haksızlıklarından ötürü, söylenilen söz başlarına gelir. Artık konuşamaz olurlar
Naml Suresi · Mekki
37:92
مَا لَكُمۡ لَا تَنطِقُونَ
تَنطِقُونَ — konuşursun
Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?
Saffat Suresi · Mekki
41:21
وَقَالُواْ لِجُلُودِهِمۡ لِمَ شَهِدتُّمۡ عَلَيۡنَاۖ قَالُوٓاْ أَنطَقَنَا ٱللَّهُ ٱلَّذِيٓ أَنطَقَ كُلَّ شَيۡءٖۚ وَهُوَ خَلَقَكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ
أَنطَقَنَا — bizi konuşturduأَنطَقَ — makes speak
Derilerine: "Aleyhimize niçin şahidlik ettiniz?" derler. "Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi önce yaratan O'dur ve O'na döndürülüyorsunuz" cevabını verirler
Fussilat Suresi · Mekki
45:29
هَٰذَا كِتَٰبُنَا يَنطِقُ عَلَيۡكُم بِٱلۡحَقِّۚ إِنَّا كُنَّا نَسۡتَنسِخُ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
يَنطِقُ — söylüyor
Bu kitabımız gerçekten sizin aleyhinize konuşur. Biz yaptıklarınızı şüphesiz bir bir kaydediyorduk
Jathiyah Suresi · Mekki
51:23
فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ إِنَّهُۥ لَحَقّٞ مِّثۡلَ مَآ أَنَّكُمۡ تَنطِقُونَ
تَنطِقُونَ — konuştuğunuz
Göğün ve yerin Rabbine and olsun ki bu, sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir
Adh-Dhariyat Suresi · Mekki
53:3
وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلۡهَوَىٰٓ
يَنطِقُ — O konuşmaz
O, kendiliğinden konuşmamaktadır
Najm Suresi · Mekki
77:35
هَٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ
يَنطِقُونَ — konuşacaklar
Bu, onların konuşamayacakları gündür
Mursalat Suresi · Mekki