Kök Analizi
نطق

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

12 geçiş11 ayet11 Mekki · 0 Medeni4 anlam · 3 türevnTq
KÖK ANLAMI · konuşma, ifade
  1. Konuşmak, söz söylemekhakiki
    Söz söyleme eylemi; kişinin ya da varlığın konuşarak kendini dile getirmesi.
    Kur'an'daki kullanım: “konuşurlar”
  2. Söylemek, ifade etmekhakiki
    Bir kitabın ya da kişinin hakikati dile getirmesi, söylemesi.
    Kur'an'daki kullanım: “söyleyen”
  3. Konuşma yetisi, dilhakiki
    Konuşma yetisi; bir varlığın kendine özgü söz ve ifade biçimi, kuşların dili gibi.
    Kur'an'daki kullanım: “dili”
  4. Konuşturmakhakiki
    Bir kimseyi ya da varlığı söz söylemeye sevk etmek; Allah'ın dilediğini konuşturması.
    Kur'an'daki kullanım: “bizi konuşturdu”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (4) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. Şakıyan kuşmecazi
    Kuşlar için kullanıldığında şakıyan ya da öten kuş anlamına gelir.
    Lane's Lexicon: “Kuşlar için kullanıldığında, "şakıyan kuşlar" veya "ötücü kuşlar" anlamına gelir”
  2. Dinar sıfatımecazi
    Bir dinar (altın para birimi) için kullanılan bir niteleme sıfatıdır.
    Lane's Lexicon: “Bir dinar (altın para birimi) için kullanılan bir sıfattır”
  3. Rasyonel kökmecazi
    Matematikte "rasyonel kök" anlamına gelir; "irrasyonel kök"ün zıddıdır.
    Lane's Lexicon: “Matematikte, "rasyonel kök" anlamına gelir”
  4. Konuşan akıllı hayvanmecazi
    İnsanı tanımlayan "konuşan" ya da "akıllı hayvan" ifadesi; akıl ve mantıkla ilişkilendirilir.
    Lane's Lexicon: “"Akıllı hayvan" veya "konuşan hayvan" anlamına gelir”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
نَاطِقٌ (Nâtık) kelimesi, çeşitli bağlamlarda kullanılır: - Kuşlar için kullanıldığında, "şakıyan kuşlar" veya "ötücü kuşlar" anlamına gelir. - Bir dinar (altın para birimi) için kullanılan bir sıfattır. - Matematikte, "rasyonel kök" anlamına gelir; bu terim, "irrasyonel kök" (جَذْرٌ أَصَمُّ) teriminin zıttıdır (el-Muğrib sözlüğündeki "cezir" maddesine göre). - "Akıllı hayvan" veya "konuşan hayvan" anlamına gelir; bu ifade genellikle insanı tanımlamak için kullanılır.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
11 / 11 ayet
21:63
قَالَ بَلۡ فَعَلَهُۥ كَبِيرُهُمۡ هَٰذَا فَسۡـَٔلُوهُمۡ إِن كَانُواْ يَنطِقُونَ
يَنطِقُونَ — konuşurlarsa
İbrahim: "Belki onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun" dedi
Enbiyâ Suresi · Mekki
21:65
ثُمَّ نُكِسُواْ عَلَىٰ رُءُوسِهِمۡ لَقَدۡ عَلِمۡتَ مَا هَـٰٓؤُلَآءِ يَنطِقُونَ
يَنطِقُونَ — konuşmazlar
Sonra yine eski kafalarına döndürüldüler: "Sen de bilirsin ki bunlar konuşmazlar," dediler.
Enbiyâ Suresi · Mekki
23:62
وَلَا نُكَلِّفُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَاۚ وَلَدَيۡنَا كِتَٰبٞ يَنطِقُ بِٱلۡحَقِّ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ
يَنطِقُ — söyleyen
Biz herkese ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır; onlar haksızlığa uğratılmazlar
Mü'minûn Suresi · Mekki
27:16
وَوَرِثَ سُلَيۡمَٰنُ دَاوُۥدَۖ وَقَالَ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ عُلِّمۡنَا مَنطِقَ ٱلطَّيۡرِ وَأُوتِينَا مِن كُلِّ شَيۡءٍۖ إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡفَضۡلُ ٱلۡمُبِينُ
مَنطِقَ — dili
Süleyman Davud'a varis oldu: "Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize herşeyden bolca verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur" dedi
Neml Suresi · Mekki
27:85
وَوَقَعَ ٱلۡقَوۡلُ عَلَيۡهِم بِمَا ظَلَمُواْ فَهُمۡ لَا يَنطِقُونَ
يَنطِقُونَ — konuşurlar
Haksızlıklarından ötürü, söylenilen söz başlarına gelir. Artık konuşamaz olurlar
Neml Suresi · Mekki
37:92
مَا لَكُمۡ لَا تَنطِقُونَ
تَنطِقُونَ — konuşursun
Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?
Sâffât Suresi · Mekki
41:21
وَقَالُواْ لِجُلُودِهِمۡ لِمَ شَهِدتُّمۡ عَلَيۡنَاۖ قَالُوٓاْ أَنطَقَنَا ٱللَّهُ ٱلَّذِيٓ أَنطَقَ كُلَّ شَيۡءٖۚ وَهُوَ خَلَقَكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ
أَنطَقَنَا — bizi konuşturduأَنطَقَ — konuşturur
Derilerine: "Aleyhimize niçin şahidlik ettiniz?" derler. "Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi önce yaratan O'dur ve O'na döndürülüyorsunuz" cevabını verirler
Fussilet Suresi · Mekki
45:29
هَٰذَا كِتَٰبُنَا يَنطِقُ عَلَيۡكُم بِٱلۡحَقِّۚ إِنَّا كُنَّا نَسۡتَنسِخُ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
يَنطِقُ — söylüyor
Bu kitabımız gerçekten sizin aleyhinize konuşur. Biz yaptıklarınızı şüphesiz bir bir kaydediyorduk
Câsiye Suresi · Mekki
51:23
فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ إِنَّهُۥ لَحَقّٞ مِّثۡلَ مَآ أَنَّكُمۡ تَنطِقُونَ
تَنطِقُونَ — konuştuğunuz
Göğün ve yerin Rabbine and olsun ki bu, sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir
Zâriyât Suresi · Mekki
53:3
وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلۡهَوَىٰٓ
يَنطِقُ — O konuşmaz
O, kendiliğinden konuşmamaktadır
Necm Suresi · Mekki
77:35
هَٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ
يَنطِقُونَ — konuşacaklar
Bu, onların konuşamayacakları gündür
Mürselât Suresi · Mekki