Kök Analizi
يسر

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

44 geçiş40 ayet24 Mekki · 16 Medeni8 anlam · 9 türevysr
KÖK ANLAMI · kolaylık, kolaylaştırma
  1. Kolay, kolay olanhakiki
    Zorluk ve güçlük içermeyen; Allah için kolay olan, üstesinden gelinmesi kolay şey.
    Lane's Lexicon: “veya kolay; rahat;”
  2. Kolaylaştırmak, kolay kılmakhakiki
    Bir işi kolayca yapılır hâle getirmek; Allah'ın Kur'an'ı ve hayat yollarını kolaylaştırması.
    Lane's Lexicon: “kolaylaştırılmış veya rahatlatılmış olan şey anlamına gelir”
  3. Kolaylık, rahatlıkhakiki
    Zorluğun karşıtı; bir işin kolay ve rahat olması hâli, yük ve külfetten uzak durum.
    Lane's Lexicon: “يُسْرٌ (yüsr) [kolaylık; rahatlık;] عُسْرٌ (usr)'un zıddıdır”
  4. Kolayına gelmek, uygun gelmekhakiki
    Bir şeyin güçlük çıkarmadan yapılabilir ve elde edilebilir olması; kişiye kolay geleni yapmak.
    Kur'an'daki kullanım: “kolayınıza gelen”
  5. Kumar, meysir oyunuhakiki
    Kur'an'da içkiyle birlikte yasaklanan kumar oyunu (meysir).
    Kur'an'daki kullanım: “ve kumar”
  6. Az, azıcıkhakiki
    Miktar veya süre bakımından az olan; çok kısa bir süre, azıcık.
    Kur'an'daki kullanım: “azıcık”
  7. Geçim kolaylığı, bollukhakiki
    Geçim hususunda ferahlık; yeterlilik, zenginlik ve bolluk içinde olma hâli (meyşere).
    Lane's Lexicon: “[Geçim] kolaylığı; (M, Kámoos'a göre;) yeterlilik, veya kifayet; veya zenginlik, veya varlık, veya bolluk”
  8. Yumuşak, nazik sözmecazi
    Yumuşak, nazik, kırıcı olmayan söz; kolaylaştırılmış ve gönül alıcı ifade (meysûr).
    Kur'an'daki kullanım: “yumuşak”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
يُسْرٌ (yüsr) [kolaylık; rahatlık;] عُسْرٌ (usr)'un zıddıdır; (Sihâh'a göre, M, Mığrib'e göre, Mısbâh'a göre, Kámoos'a göre;) aynı şekilde يَسَرٌ (yeser) de öyledir; (Sihâh'a göre, Mısbâh'a göre, Tâcu'l-Arûs'a göre;) [ve مَيْسَرٌ (meyser) de öyledir; (bakınız 3, burada çeşitli şekillerde açıklanmıştır;)] ve مَيْسُورٌ (meysûr) ise مَعْسُورٌ (ma'sûr)'un zıddıdır, [ve bu nedenle yukarıdaki gibi anlamlara gelir; veya kolay; rahat;] (Sihâh'a göre;) veya bu sonuncusu, (lügatçilere göre, M,) kolaylaştırılmış veya rahatlatılmış olan şey anlamına gelir; veya (Sîbeveyh'e göre, M, [fakat مَعْقُولٌ (ma'kûl)'a bakınız,]) مَفْعُولٌ (maf'ûl) vezninde bir mastardır, (M, Kámoos'a göre,) [yukarıda açıklandığı gibi يُسْرٌ (yüsr) anlamında kullanılmıştır,] [zıddı olan] مَعْسُورٌ (ma'sûr) ile aynı türdendir; ve Ebu'l-Hasan der ki, doğrusu budur; çünkü onun artırılmamış bir fiili yoktur ve bu vezindeki mastarlar, kullanımdaki fiillerden değil, sadece تَجَلَّدَ (tecelled)'den gelen مَجْلُودٌ (mecrûd) örneğinde olduğu gibi, hayali artırılmamış üç harfli kök fiillerden türetilir. (M) يُسْرٌ (yüsr) örnekleri için عُسْرٌ (usr)'a bakınız. -b2- Ayrıca, (M'ye göre; fakat Kámoos'ta, veya; ve her iki lügatte de burada verilen anlam ilk sıraya konulmuştur;) ve benzer şekilde, يَسَارٌ (yesâr), (Kámoos'a göre,) ve مَيْسَرَةٌ (meyseret), (Sihâh'a göre, M, Mığrib'e göre, Mısbâh'a göre, Kámoos'a göre,) ve مَيْسُرَةٌ (meysuret), (Sihâh'a göre, Kámoos'a göre,) ve مَيْسَرٌ (meyser), ve مَيْسَرَةٌ (meyseret), (Sihâh'a göre, M, Kámoos'a göre,) ki bu sonuncusu hakkında Sîbeveyh, fiilin tarzında değil, [fakat basit ismin tarzında] مَسْرُبَةٌ (mesrube) ve مَشْرُبَةٌ (meşrube) gibi olduğunu söyler, (M,) ve مَيْسُورَةٌ (meysûret), (Kámoos'a göre.) [Geçim] kolaylığı; (M, Kámoos'a göre;) yeterlilik, veya kifayet; veya zenginlik, veya varlık, veya bolluk; (Sihâh'a göre, M, Mığrib'e göre, Mısbâh'a göre, Kámoos'a göre;) bolluk; (Mısbâh'a göre;) [bu anlamlarda da, عُسْرٌ (usr)'un zıddıdır;] ve مَيْسَرَةٌ (meyseret) [aynı anlama gelir; veya] kolay şeyler veya işler veya durumlar anlamına gelir; عُسْرَى (usrâ)'nın zıddıdır; aynı şekilde مَيْسَرٌ (meyser) de öyledir. (Tâcu'l-Arûs'a göre, عسر maddesi.) Ayrıca şöyle dersiniz: أَنْظِرْنِى حَتَّى مَيْسَرَةٍ (enzirnî hattâ meyseretin) [Bana geçim kolaylığına kavuşana kadar bir süre tanı]; burada son kelime, mastar olan المَيْسَرَةُ (el-meyseretu)'dan değiştirildiği için kesre ile mebni, çekimsizdir. (Sihâh'a göre.) Kur'an'da [Bakara 2:280], bazıları فَنَظِرَةٌ إِلَى مَيْسَرَةٍ (fenaziratun ilâ meyseretin) [O halde geçim kolaylığına kavuşana kadar bir erteleme olsun] şeklinde okur: fakat Ahfeş der ki, bu caiz değildir; çünkü مَفْعُلٌ (maf'ul) vezninde [bu tür] bir isim yoktur: مَكْرُمٌ (mekrum) ve مَعُونٌ (me'ûn) ise, [denir ki] مَكْرُمَةٌ (mekrume) ve مَعُونَةٌ (me'ûnet)'in çoğullarıdır [dilbilgisi açısından olmasa da fiilen]. (Sihâh'a göre.) [Bu konuda, أَلُوكٌ (elûk) maddesindeki مَأْلُكٌ (me'luk)'a bakınız.] -A2- Ayrıca يَسْرٌ (yesr)'e iki yerde bakınız. -A3- عُودُ يُسْرٍ (ûdu yüsrin): أسر maddesindeki عُودُ أُسْرٍ (ûdu üsrin)'e bakınız.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
20 / 40 ayet
2:185
شَهۡرُ رَمَضَانَ ٱلَّذِيٓ أُنزِلَ فِيهِ ٱلۡقُرۡءَانُ هُدٗى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَٰتٖ مِّنَ ٱلۡهُدَىٰ وَٱلۡفُرۡقَانِۚ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ ٱلشَّهۡرَ فَلۡيَصُمۡهُۖ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٖ فَعِدَّةٞ مِّنۡ أَيَّامٍ أُخَرَۗ يُرِيدُ ٱللَّهُ بِكُمُ ٱلۡيُسۡرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ ٱلۡعُسۡرَ وَلِتُكۡمِلُواْ ٱلۡعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمۡ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
ٱلْيُسْرَ — kolaylık
Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu kolaylıkları, sayıyı tamamlamanız ve size yol gösterdiğine karşılık O'nu ululamanız için meşru kılmıştır; ola ki şükredersiniz
Bakara Suresi · Medeni
2:196
وَأَتِمُّواْ ٱلۡحَجَّ وَٱلۡعُمۡرَةَ لِلَّهِۚ فَإِنۡ أُحۡصِرۡتُمۡ فَمَا ٱسۡتَيۡسَرَ مِنَ ٱلۡهَدۡيِۖ وَلَا تَحۡلِقُواْ رُءُوسَكُمۡ حَتَّىٰ يَبۡلُغَ ٱلۡهَدۡيُ مَحِلَّهُۥۚ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوۡ بِهِۦٓ أَذٗى مِّن رَّأۡسِهِۦ فَفِدۡيَةٞ مِّن صِيَامٍ أَوۡ صَدَقَةٍ أَوۡ نُسُكٖۚ فَإِذَآ أَمِنتُمۡ فَمَن تَمَتَّعَ بِٱلۡعُمۡرَةِ إِلَى ٱلۡحَجِّ فَمَا ٱسۡتَيۡسَرَ مِنَ ٱلۡهَدۡيِۚ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٖ فِي ٱلۡحَجِّ وَسَبۡعَةٍ إِذَا رَجَعۡتُمۡۗ تِلۡكَ عَشَرَةٞ كَامِلَةٞۗ ذَٰلِكَ لِمَن لَّمۡ يَكُنۡ أَهۡلُهُۥ حَاضِرِي ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ
ٱسْتَيْسَرَ — kolayınıza gelenٱسْتَيْسَرَ — kolayına geleni
Başladığınız hac ve umreyi Allah için tamamlayın. Alıkonursanız, kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban, yerine ulaşıncaya kadar, başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizde hasta olan veya başından rahatsız bulunan varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir. Güven içinde olursanız, hacca kadar umreden faydalanabilen kimseye kolayına gelen bir kurban kesmek, bulamayana, hac esnasında üç gün ve döndüğünüzde yedi gün, ki o tam on gündür oruç tutmak gerekir. Bu, ailesi Mescidi Haram'da oturmayan kimseler içindir. Allah'tan sakının ve Allah'ın cezasının şiddetli olacağını bilin
Bakara Suresi · Medeni
2:219
۞يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡخَمۡرِ وَٱلۡمَيۡسِرِۖ قُلۡ فِيهِمَآ إِثۡمٞ كَبِيرٞ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثۡمُهُمَآ أَكۡبَرُ مِن نَّفۡعِهِمَاۗ وَيَسۡـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَۖ قُلِ ٱلۡعَفۡوَۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَتَفَكَّرُونَ
وَٱلْمَيْسِرِ — ve kumardan
Sana içki ve kumarı sorarlar, de ki: "İkisinde hem büyük günah ve hem insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür". Ne sarfedeceklerini sana sorarlar, de ki: "Artanı". Böylece Allah, dünya ve ahiret hususunda düşünesiniz diye size ayetleri açıklar
Bakara Suresi · Medeni
2:280
وَإِن كَانَ ذُو عُسۡرَةٖ فَنَظِرَةٌ إِلَىٰ مَيۡسَرَةٖۚ وَأَن تَصَدَّقُواْ خَيۡرٞ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
مَيْسَرَةٍ — bir kolaylığa
Borçlu darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Bilmiş olsanız borcu bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır
Bakara Suresi · Medeni
4:30
وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ عُدۡوَٰنٗا وَظُلۡمٗا فَسَوۡفَ نُصۡلِيهِ نَارٗاۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا
يَسِيرًا — kolaydır
Bunu kim aşırı giderek haksızlıkla yaparsa, onu ateşe sokacağız. Bu, Allah'a kolaydır
Nisâ Suresi · Medeni
4:169
إِلَّا طَرِيقَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدٗاۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٗا
يَسِيرًا — çok kolaydır
Sadece cehennemin yoluna (iletecek ve) orada sürekli kalacaklardır. Bu da Allah'a çok kolaydır.
Nisâ Suresi · Medeni
5:90
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِنَّمَا ٱلۡخَمۡرُ وَٱلۡمَيۡسِرُ وَٱلۡأَنصَابُ وَٱلۡأَزۡلَٰمُ رِجۡسٞ مِّنۡ عَمَلِ ٱلشَّيۡطَٰنِ فَٱجۡتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ
وَٱلْمَيْسِرُ — ve kumar
Ey İnananlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saadete eresiniz
Mâide Suresi · Medeni
5:91
إِنَّمَا يُرِيدُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَن يُوقِعَ بَيۡنَكُمُ ٱلۡعَدَٰوَةَ وَٱلۡبَغۡضَآءَ فِي ٱلۡخَمۡرِ وَٱلۡمَيۡسِرِ وَيَصُدَّكُمۡ عَن ذِكۡرِ ٱللَّهِ وَعَنِ ٱلصَّلَوٰةِۖ فَهَلۡ أَنتُم مُّنتَهُونَ
وَٱلْمَيْسِرِ — ve kumar ile
Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi
Mâide Suresi · Medeni
12:65
وَلَمَّا فَتَحُواْ مَتَٰعَهُمۡ وَجَدُواْ بِضَٰعَتَهُمۡ رُدَّتۡ إِلَيۡهِمۡۖ قَالُواْ يَـٰٓأَبَانَا مَا نَبۡغِيۖ هَٰذِهِۦ بِضَٰعَتُنَا رُدَّتۡ إِلَيۡنَاۖ وَنَمِيرُ أَهۡلَنَا وَنَحۡفَظُ أَخَانَا وَنَزۡدَادُ كَيۡلَ بَعِيرٖۖ ذَٰلِكَ كَيۡلٞ يَسِيرٞ
يَسِيرٌ — az
Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri mallarının kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. "Ey babamız! Daha ne isteriz; işte mallarımız da bize iade edilmiş; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardeşimizi de korur ve bir deve yükü de artırmış oluruz; esasen bu az bir şeydir" dediler
Yûsuf Suresi · Mekki
17:28
وَإِمَّا تُعۡرِضَنَّ عَنۡهُمُ ٱبۡتِغَآءَ رَحۡمَةٖ مِّن رَّبِّكَ تَرۡجُوهَا فَقُل لَّهُمۡ قَوۡلٗا مَّيۡسُورٗا
مَّيْسُورًا — yumuşak
Rabbin'den umduğun rahmeti elde etmek için, hak sahiblerinden yüz çevirmek zorunda kalırsan, onlara hiç değilse tatlı bir söz söyle
İsrâ Suresi · Mekki
18:88
وَأَمَّا مَنۡ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا فَلَهُۥ جَزَآءً ٱلۡحُسۡنَىٰۖ وَسَنَقُولُ لَهُۥ مِنۡ أَمۡرِنَا يُسۡرٗا
يُسْرًا — kolay olanı
Fakat inanıp iyi iş yapan kimseye de en güzel mükafat vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleyeceğiz (onu zor işlere koşmayacağız).
Kehf Suresi · Mekki
19:97
فَإِنَّمَا يَسَّرۡنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلۡمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوۡمٗا لُّدّٗا
يَسَّرْنَٰهُ — O'nu kolaylaştırdık
Biz Kuran'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık
Meryem Suresi · Mekki
20:26
وَيَسِّرۡ لِيٓ أَمۡرِي
وَيَسِّرْ — ve kolaylaştır
Bana işimi kolaylaştır.
Tâhâ Suresi · Mekki
22:70
أَلَمۡ تَعۡلَمۡ أَنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا فِي ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِۚ إِنَّ ذَٰلِكَ فِي كِتَٰبٍۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٞ
يَسِيرٌ — kolaydır
Gökte ve yerde olanı Allah'ın bildiğini bilmez misin? Bunlar hiç şüphesiz Kitap'dadır ve şüphesiz bunlar Allah'a kolaydır
Hac Suresi · Medeni
25:46
ثُمَّ قَبَضۡنَٰهُ إِلَيۡنَا قَبۡضٗا يَسِيرٗا
يَسِيرًا — kolayca
Sonra (güneş yükseldikçe) gölgeyi yavaş yavaş çekip aldık.
Furkân Suresi · Mekki
29:19
أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ كَيۡفَ يُبۡدِئُ ٱللَّهُ ٱلۡخَلۡقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥٓۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٞ
يَسِيرٌ — kolaydır
Allah'ın yaratmaya nasıl başlayıp, sonra onu nasıl tekrar edeceğini anlamazlar mı? Doğrusu bu Allah'a kolaydır
Ankebût Suresi · Mekki
33:14
وَلَوۡ دُخِلَتۡ عَلَيۡهِم مِّنۡ أَقۡطَارِهَا ثُمَّ سُئِلُواْ ٱلۡفِتۡنَةَ لَأٓتَوۡهَا وَمَا تَلَبَّثُواْ بِهَآ إِلَّا يَسِيرٗا
يَسِيرًا — azıcık
Eğer Medine'nin etrafından üzerlerine varılmış olsa, sonra da kendilerinden fitne çıkarmaları istense hemen buna girişip derhal yapmaktan geri kalmazlardı
Ahzâb Suresi · Medeni
33:19
أَشِحَّةً عَلَيۡكُمۡۖ فَإِذَا جَآءَ ٱلۡخَوۡفُ رَأَيۡتَهُمۡ يَنظُرُونَ إِلَيۡكَ تَدُورُ أَعۡيُنُهُمۡ كَٱلَّذِي يُغۡشَىٰ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡمَوۡتِۖ فَإِذَا ذَهَبَ ٱلۡخَوۡفُ سَلَقُوكُم بِأَلۡسِنَةٍ حِدَادٍ أَشِحَّةً عَلَى ٱلۡخَيۡرِۚ أُوْلَـٰٓئِكَ لَمۡ يُؤۡمِنُواْ فَأَحۡبَطَ ٱللَّهُ أَعۡمَٰلَهُمۡۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٗا
يَسِيرًا — kolaydır
(Geldikleri zaman da) Size karşı cimriler olarak (gelirler). Ama korkulu bir durum olunca onların, üstüne ölüm baygınlığı çökmüş insan gibi, gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gid(ip de sıra ganimetleri paylaşmağa gel)ince mala düşkünlük göstererek sizi sivri dillerle incitirler. Onlar, (içtenlikle) inanmamışlar, bu yüzden Allah onların işlerini boşa çıkarmıştır. Bu, Allah'a göre kolaydır.
Ahzâb Suresi · Medeni
33:30
يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِيِّ مَن يَأۡتِ مِنكُنَّ بِفَٰحِشَةٖ مُّبَيِّنَةٖ يُضَٰعَفۡ لَهَا ٱلۡعَذَابُ ضِعۡفَيۡنِۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٗا
يَسِيرًا — kolaydır
Ey Peygamber'in hanımları! Sizlerden biri açık bir hayasızlık yapacak olursa, onun azabı iki kat olur. Bu Allah'a kolaydır
Ahzâb Suresi · Medeni
35:11
وَٱللَّهُ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٖ ثُمَّ مِن نُّطۡفَةٖ ثُمَّ جَعَلَكُمۡ أَزۡوَٰجٗاۚ وَمَا تَحۡمِلُ مِنۡ أُنثَىٰ وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلۡمِهِۦۚ وَمَا يُعَمَّرُ مِن مُّعَمَّرٖ وَلَا يُنقَصُ مِنۡ عُمُرِهِۦٓ إِلَّا فِي كِتَٰبٍۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٞ
يَسِيرٌ — kolaydır
Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış, sonra da sizi çiftler halinde varetmiştir. Dişinin gebe kalması ve doğurması, ancak O'nun bilgisiyledir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömürlerin azalması şüphesiz Kitap'dadır. Doğrusu bu Allah'a kolaydır
Fâtır Suresi · Mekki