Kök Analizi
كظم

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

6 geçiş6 ayet5 Mekki · 1 Medeni3 türev/anlamkzhm
KÖK ANLAMI
كظم (kzhm), öfkeyi, gazabı veya herhangi bir duyguyu bastırmak, dizginlemek ve kontrol altında tutmak anlamına gelir. Kişinin kendini tutması, sabretmesi ve tepkisini göstermemesi durumunu ifade eder.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
كَظَمَ غَيْظَهُ (kezame gayzahu): Kâmoos'a göre, öfkesini veya hiddetini bastırdı, dizginledi. كَظَمَ (kezame) fiili, muzari fiili كَظِمَ (kezime) ve mastarı كَظْمٌ (kezm) ile Tâcu'l-Arûs'a göre, kendini tuttu, nefsine hâkim oldu anlamına gelir. مَا يَكْظِمُ عَلَى جِرَّةٍ (mâ yekzimu alâ cirratin) ve لَا يَكْظِمٌ عَلَى جِرَّتِهِ (lâ yekzimu alâ cirratihi) ifadeleri için جِرَّةٌ (cirrah) maddesine bakınız. كَظَمَ عَلَى غَيْظِهِ (kezame alâ gayzihi) ifadesi, Tâcu'l-Arûs'a göre, كَظَمَ غَيْظَهُ (kezame gayzahu) ile eş anlamlıdır (yani öfkesini bastırdı, dizginledi).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
6 / 6 ayet
3:134
ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ فِي ٱلسَّرَّآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَٱلۡكَٰظِمِينَ ٱلۡغَيۡظَ وَٱلۡعَافِينَ عَنِ ٱلنَّاسِۗ وَٱللَّهُ يُحِبُّ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
وَٱلْكَٰظِمِينَ — yutkunurlar
Onlar bollukta ve darlıkta sarfederler, öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler. Allah iyilik yapanları sever
Ali 'Imran Suresi · Medeni
12:84
وَتَوَلَّىٰ عَنۡهُمۡ وَقَالَ يَـٰٓأَسَفَىٰ عَلَىٰ يُوسُفَ وَٱبۡيَضَّتۡ عَيۡنَاهُ مِنَ ٱلۡحُزۡنِ فَهُوَ كَظِيمٞ
كَظِيمٌ — yutkunuyordu
Ve yüzünü onlardan öteye çevirdi de: "Ey Yusuf üzerindeki tasam (gel, gel, tam senin gelme zamanındır)!" dedi ve tasadan gözleri ağardı. (Acısını) yutkunuyor(açığa vurmamağa çalışıyor)du.
Yusuf Suresi · Mekki
16:58
وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلۡأُنثَىٰ ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدّٗا وَهُوَ كَظِيمٞ
كَظِيمٌ — içi öfkeyle dolar
Aralarından birine bir kızı olduğu müjdelendiği zaman içi gamla dolarak yüzü simsiyah kesilir
Nahl Suresi · Mekki
40:18
وَأَنذِرۡهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡأٓزِفَةِ إِذِ ٱلۡقُلُوبُ لَدَى ٱلۡحَنَاجِرِ كَٰظِمِينَۚ مَا لِلظَّـٰلِمِينَ مِنۡ حَمِيمٖ وَلَا شَفِيعٖ يُطَاعُ
كَٰظِمِينَ — yutkunur dururlar
Onları, yüreklerin ağıza geleceği, tasadan yutkunacakları, yaklaşan kıyamet günü ile uyar. Zalimlerin ne dostu ne de sözü dinlenecek şefaatçisi olur
Ghafir Suresi · Mekki
43:17
وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحۡمَٰنِ مَثَلٗا ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدّٗا وَهُوَ كَظِيمٌ
كَظِيمٌ — öfkesinden yutkunup durur
Ama Rahman olan Allah'a isnat ettiği kız evlat kendilerinden birine müjdelenince, o kimsenin içi gayzla dolarak yüzü simsiyah kesilir
Zukhruf Suresi · Mekki
68:48
فَٱصۡبِرۡ لِحُكۡمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلۡحُوتِ إِذۡ نَادَىٰ وَهُوَ مَكۡظُومٞ
مَكْظُومٌ — sıkıntıdan yutkunarak
Sen Rabbinin hükmüne kadar sabret; balık sahibi (Yunus) gibi olma, o, pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti
Qalam Suresi · Mekki