فرح (frH) kökü, sevinçli, neşeli veya mutlu olmayı ifade eder. Aynı zamanda, aşırı sevinçten dolayı şımarıkça davranmayı veya nankörlük etmeyi de anlatır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
فَرِحٌ kelimesi, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne (Msb) ve el-Kâmûs sözlüğüne (K) göre bu şekilde yazılır. Bazı el-Kâmûs nüshalarında, el-Lisan sözlüğünde (L) ve diğer lügatlerde de bu şekildedir. İbn Cinnî'nin (İJ) belirttiği gibi, diğer nüshalarda ise فَرْحٌ şeklinde geçer (Tâcu'l-Arûs'a göre - TA). Ayrıca فَرُحٌ ve فَرْحَانُ kelimeleri de vardır (Kâmûs'a göre - K). Sonuncusu olan فَرْحَانُ kelimesini İbn Cinnî de zikretmiştir (Tâcu'l-Arûs'a göre - TA). Dişil (müennes) hali ise, ilk kelime için فَرِحَةٌ, ikincisi için فَرْحَى (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre - Msb, el-Kâmûs sözlüğüne göre - K) ve فَرْحَانَةٌ (el-Kâmûs sözlüğüne göre - K) şeklindedir. Ancak İbn Seyyide (İSd) sonuncusunun doğruluğundan emin değildir (Tâcu'l-Arûs'a göre - TA). Çoğul (cemî) hali ise, ilk kelime için فَرِحُونَ (es-Sıhâh sözlüğüne göre - S, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre - Msb), ikinci kelime için فَرَاحَى ve فَرْحَى şeklindedir (el-Kâmûs sözlüğüne göre - K, Tâcu'l-Arûs'a göre - TA). Anlamı: 1. Sevinçli, neşeli veya mutlu; ya da bahtiyar (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre - Msb, el-Kâmûs sözlüğüne göre - K). Kalpte bir hafiflik hissetmek veya göğsün, bedensel ve dünyevi zevklerde olduğu gibi, kısa süreli, geçici ve kalıcı olmayan bir zevk veya haz ile genişlemesi anlamına da gelebilir. Daha fazla bilgi için فَرَحٌ kelimesine bakınız. Bu anlamda, Kur'an-ı Kerim'de (Âl-i İmrân Suresi, 3:164) şöyle geçer: "فَرِحِينَ بِمَا آتَاهُمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ" (Allah'ın kendilerine lütfundan verdikleriyle sevinerek). (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre - Msb). 2. Memnun veya razı olmak. Bu anlamda, Kur'an-ı Kerim'de (Mü'minûn Suresi, 23:55 ve Rûm Suresi, 30:31) şöyle geçer: "كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ" (Her grup, kendi yanındaki (din) ile memnundur/razıdır). (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre - Msb). 3. Aşırı derecede sevinmek veya taşkınlık yapmak; ya da büyük bir sevinçle kibirli ve nankörce davranmak (es-Sıhâh sözlüğüne göre - S, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre - Msb, el-Kâmûs sözlüğüne göre - K). Bu anlamda, Kur'an-ı Kerim'de (Kasas Suresi, 28:76) şöyle geçer: "إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ الْفَرِحِينَ" (Şüphesiz Allah, aşırı derecede sevinenleri/taşkınlık yapanları sevmez). (es-Sıhâh sözlüğüne göre - S, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre - Msb).