Vakad kökü, ateşin yanması, alevlenmesi veya parlaması anlamına gelir. Mecazi olarak, bir kalbin coşkuyla dolması veya bir şeyin parlaması, ışıldaması için de kullanılır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
1. وَقَدَتِ النَّارُ (ateşi tutuşturmak, yakmak) fiili, muzari fiili تَقِدُ (yanar), mastarları ise şunlardır: * وُقُودٌ (Sihâh'a göre, Esâsu'l-Belâga'ya göre, Lisanu'l-Arab'a göre, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre, Kámoos'a göre) * وَقُودٌ (Sîbeveyh'e göre, Zeccâc'a göre, Lisanu'l-Arab'a göre, Kámoos'a göre). Ancak bu, konuşma akışının genel seyrinden bir sapmadır. Çoğu dilbilimci, وُقُودٌ'un mastar olduğunu, وَقُودٌ'un ise 'yakacak odun' veya 'yakıt' anlamına gelen bir isim (substantive) olduğunu savunur. Yine de, قَبُولٌ gibi, فَعُولٌ vezninde mastarların da olduğu bazı örnekler vardır (El-Basâir'e göre, Tâcu'l-Arûs'a göre). * وَقْدٌ (Sihâh'a göre, Esâsu'l-Belâga'ya göre, Lisanu'l-Arab'a göre, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre, Kámoos'a göre) * وَقَدٌ * قِدَةٌ * وَقَدَانٌ (Sihâh'a göre, Lisanu'l-Arab'a göre, Kámoos'a göre) * وَقِيدٌ (Sihâh'a göre, Lisanu'l-Arab'a göre) * Ayrıca وَقْدٌ ve وَقَدٌ (Sihâh'a göre, Lisanu'l-Arab'a göre, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre, Kámoos'a göre) ve وَقِيدٌ (Lisanu'l-Arab'a göre, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre, Kámoos'a göre) da mastar olarak kullanılır. Ateş yandı; tutuştu; parlak veya şiddetli bir şekilde yandı; alevlendi; parladı. Eş anlamlısı اِشْتَعَلَتْ'tir (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre, 'ş-ayn-lam' maddesi altında). Ayrıca هَاجَتْ (Lisanu'l-Arab'a göre) ve سَطَعَتْ وَٱرْتَفَعَ لَهَبُهَا (Beyzâvî Tefsiri'ne göre, 2:16) anlamlarına da gelir. -b2- وَقَدَتْ بِكَ زِنَادِى (varsayılan mecaz): '[Kıvılcım çakma aletim (zınadım) senin sayende ateş çıkarsın!]' Bu, وَرِيَتْ بِكَ زِنَادِى gibi bir duadır (Lisanu'l-Arab'a göre). Anlamı şudur: 'Bana yardım et, destek ol.' -b3- وَقَدَ fiili: Bir şey parladı veya ışıldadı (Lisanu'l-Arab'a göre). -b4- قَلْبُهُ (mecaz): Kalbi coşku veya hevesle heyecanlandı (Lisanu'l-Arab'a göre). -b5- [Ve (mecaz): O (bir adam) zeki, becerikli, keskin zekalı, akıllı veya anlayışlı oldu veya haline geldi. (وَقَّادٌ kelimesine bakınız.)]