Kök Analizi
طرو

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

2 geçiş2 ayet2 Mekki · 0 Medeni1 türev/anlamTrw
KÖK ANLAMI
Bu kök, bir şeyin taze, sulu veya nemli olması anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin yenilenmesi veya yeni olması durumunu da ifade eder.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
طَرُوَ (muzari fiili يَطْرُو) ve طَرِىَ (muzari fiili يَطْرَى) fiilleri, bir şeyin veya etin taze, sulu veya nemli olması anlamına gelir. Bu fiillerin mastarları طَرَاوَةٌ, طَرَآءَةٌ, طَرَاةٌ (حَصَاةٌ kelimesi gibi) ve طَرَآءٌ veya طَرًا (kısaltılmış elif ile) şeklindedir. طَرُؤَ fiili de aynı anlama gelir, ancak طَرُوَ daha yaygın kullanılır (Tâcu'l-Arûs'a göre, طرأ maddesinde). طَرِىَ fiili ayrıca 'yenilendi' veya 'yeni oldu' anlamına da gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre). طَرَا (muzari fiili يَطْرُو) fiili ve mastarı طُرُوٌّ (veya el-Muḥkem sözlüğünde yazıldığı gibi طَرْوٌ), uzak bir yerden gelmek anlamına gelir (Kâmoos'a göre). Örneğin, طَرَا عَلَيْهِمْ ifadesi, 'onların üzerine uzak bir yerden geldi' veya el-Leys'e göre 'onların üzerine çıktı' demektir. Ebû Zeyd'e göre ise 'onların üzerine haberleri olmadan geldi' anlamına gelir. Bu fiil, طَرَأَ fiilinin lehçesel bir varyantıdır (Tâcu'l-Arûs'a göre). طَرَا fiili ayrıca 'gitti' veya 'uzaklaştı' anlamına da gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre). طَرِىَ (muzari fiili يَطْرَى) fiili, İbnu'l-A'râbî'ye ve Kâmoos'a göre, 'ilerledi' veya 'öne çıktı' anlamına gelir. Kâmoos'a göre bu fiilin son kök harfi ى'dir (kesre nedeniyle ى'ye dönüşen و değil). Ancak İbn Seyyide, ط, ر ve ى kök harflerinden oluşan bir kelime olmadığını belirtir. Bu fiil ayrıca 'geçti', 'yanından geçti', 'gitti' veya 'uzaklaştı' anlamına da gelir (İbnu'l-A'râbî'ye, Kâmoos'a ve Tâcu'l-Arûs'a göre).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
2 / 2 ayet
16:14
وَهُوَ ٱلَّذِي سَخَّرَ ٱلۡبَحۡرَ لِتَأۡكُلُواْ مِنۡهُ لَحۡمٗا طَرِيّٗا وَتَسۡتَخۡرِجُواْ مِنۡهُ حِلۡيَةٗ تَلۡبَسُونَهَاۖ وَتَرَى ٱلۡفُلۡكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
طَرِيًّا — taptaze
Taze et yemeniz, takındığınız süsleri edinmeniz ve Allah'ın bol nimetinden faydalanmanız için denize -ki gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün- boyun eğdiren de O'dur. Artık belki şükredersiniz
Nahl Suresi · Mekki
35:12
وَمَا يَسۡتَوِي ٱلۡبَحۡرَانِ هَٰذَا عَذۡبٞ فُرَاتٞ سَآئِغٞ شَرَابُهُۥ وَهَٰذَا مِلۡحٌ أُجَاجٞۖ وَمِن كُلّٖ تَأۡكُلُونَ لَحۡمٗا طَرِيّٗا وَتَسۡتَخۡرِجُونَ حِلۡيَةٗ تَلۡبَسُونَهَاۖ وَتَرَى ٱلۡفُلۡكَ فِيهِ مَوَاخِرَ لِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
طَرِيًّا — taze
İki deniz bir değildir. Birinin suyu tatlı ve kolay içimlidir; diğeri tuzlu ve acıdır. Her birinden taze balık eti yersiniz; takındığınız süsler çıkarırsınız; Allah'ın lütfuyla rızık aramanız için gemilerin onu yararak gittiğini görürsün. Belki artık şükredersiniz
Fatir Suresi · Mekki