Kök Analizi
صرر

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

6 geçiş6 ayet4 Mekki · 2 Medeni3 anlam · 3 türevSrr
KÖK ANLAMI · Sıkmak, sarmak, bağlamak
  1. Israr etmek, diretmekhakiki
    Bir tutumda veya eylemde inatla ısrar etmek, diretmek, vazgeçmemek.
    Kur'an'daki kullanım: “ısrar ederler”
  2. Dondurucu soğukhakiki
    Donduran, yakıcı derecede sert ve buz gibi soğuk; dondurucu nitelikteki soğuk rüzgâr.
    Kur'an'daki kullanım: “dondurucu”
  3. Çığlık, feryathakiki
    Yüksek sesle haykırma, feryat; ani ve keskin bir bağırış.
    Kur'an'daki kullanım: “çığlık”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (2) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. Sıkmak, bağlamak, düğümlemekhakiki
    Bir şeyi bir araya toplayıp sıkıca sarmak, bağlamak; özellikle parayı bir beze sarıp düğümlemek.
    Lane's Lexicon: “Sıkmak, bağlamak, düğümlemek, bir şeyi bir araya toplamak.”
  2. Biriktirmek, saklamak, cimrilikmecazi
    Malı toplayıp biriktirmek, saklamak ve Allah yolunda harcamaktan kaçınmak; cimrilik etmek.
    Lane's Lexicon: “Kur'an'da bu kökten türeyen kelimeler, genellikle bir şeyi gizlemek, saklamak veya biriktirmek, cimrilik etmek bağlamında geçer.”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
Sıkmak, bağlamak, düğümlemek, bir şeyi bir araya toplamak. Özellikle para veya değerli eşyayı bir bez parçasına sarıp sıkıca bağlamak, düğümlemek anlamında kullanılır. Kur'an'da bu kökten türeyen kelimeler, genellikle bir şeyi gizlemek, saklamak veya biriktirmek, cimrilik etmek bağlamında geçer. Örneğin, malı toplayıp biriktirme ve onu Allah yolunda harcamaktan kaçınma anlamında kullanılır.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
6 / 6 ayet
3:117
مَثَلُ مَا يُنفِقُونَ فِي هَٰذِهِ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا كَمَثَلِ رِيحٖ فِيهَا صِرٌّ أَصَابَتۡ حَرۡثَ قَوۡمٖ ظَلَمُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ فَأَهۡلَكَتۡهُۚ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَٰكِنۡ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ
صِرٌّ — dondurucu
Bu dünya hayatında sarfettiklerinin durumu, kendilerine zulmeden kimselerin ekinlerine isabetle kavurup mahveden soğuk bir rüzgarın durumu gibidir. Allah onlara zulmetmedi, onlar kendilerine yazık ettiler
Âl-i İmrân Suresi · Medeni
3:135
وَٱلَّذِينَ إِذَا فَعَلُواْ فَٰحِشَةً أَوۡ ظَلَمُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ ذَكَرُواْ ٱللَّهَ فَٱسۡتَغۡفَرُواْ لِذُنُوبِهِمۡ وَمَن يَغۡفِرُ ٱلذُّنُوبَ إِلَّا ٱللَّهُ وَلَمۡ يُصِرُّواْ عَلَىٰ مَا فَعَلُواْ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ
يُصِرُّوا۟ — ısrar ederler
Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı anarlar, günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah'tan başka bağışlayan kim vardır? Onlar, yaptıklarında bile bile direnmezler
Âl-i İmrân Suresi · Medeni
45:8
يَسۡمَعُ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسۡتَكۡبِرٗا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَاۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٖ
يُصِرُّ — direnir
O, Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları işitmemiş gibi (küfründe) direnir. Onu, acı bir azab ile müjdele.
Câsiye Suresi · Mekki
51:29
فَأَقۡبَلَتِ ٱمۡرَأَتُهُۥ فِي صَرَّةٖ فَصَكَّتۡ وَجۡهَهَا وَقَالَتۡ عَجُوزٌ عَقِيمٞ
صَرَّةٍ — çığlık
Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak: "kısır bir kocakarı!" dedi
Zâriyât Suresi · Mekki
56:46
وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلۡحِنثِ ٱلۡعَظِيمِ
يُصِرُّونَ — ısrar
Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.
Vâkıa Suresi · Mekki
71:7
وَإِنِّي كُلَّمَا دَعَوۡتُهُمۡ لِتَغۡفِرَ لَهُمۡ جَعَلُوٓاْ أَصَٰبِعَهُمۡ فِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَٱسۡتَغۡشَوۡاْ ثِيَابَهُمۡ وَأَصَرُّواْ وَٱسۡتَكۡبَرُواْ ٱسۡتِكۡبَارٗا
وَأَصَرُّوا۟ — ve direttiler
Doğrusu ben Senin onları bağışlaman için kendilerini her çağırışımda, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler, büyüklendikçe büyüklendiler
Nûh Suresi · Mekki