Kök Analizi
حمي

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

6 geçiş5 ayet2 Mekki · 3 Medeni3 anlam · 4 türevHmy
KÖK ANLAMI · ısı, koruma, hamiyet
  1. kızgın, kızdırılmışhakiki
    Ateşin veya bir nesnenin yakıcı derecede kızgın olması; cehennem azabında kızdırılma.
    Kur'an'daki kullanım: “kızgın”
  2. hamiyet: öfke ve gayretmecazi
    Koruma içgüdüsüyle kabaran öfke ve şiddetli gayret; kıskançça sahiplenme ve taassup.
    Kur'an'daki kullanım: “öfke ve gayreti”
  3. hâm devesideyim
    Cahiliye âdetinde putlar için serbest bırakılıp sırtına binilmeyen ve sütü ayrılan deve; Kur'an bunu batıl bir gelenek olarak zikreder.
    Kur'an'daki kullanım: “hâm devesi”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (2) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. korumak, muhafaza etmekhakiki
    Bir şeyi azaptan, kötülüklerden ve zarardan korumak, muhafaza etmek, himaye etmek.
    Lane's Lexicon: “korumak, muhafaza etmek, himaye etmek”
  2. kızmak, öfkelenmekmecazi
    Koruma gayretiyle bir kişiye veya duruma karşı öfkeye kapılmak, kızmak.
    Lane's Lexicon: “kızmak, öfkelenmek”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
Hami (حمي) kökü, Kur'an'da genellikle 'korumak, muhafaza etmek, himaye etmek' anlamlarında kullanılır. Özellikle Allah'ın kullarını azaptan veya kötülüklerden koruması bağlamında geçer. Ayrıca 'kızmak, öfkelenmek' anlamı da taşır, bu durumda 'hamiyet' (koruma gayretiyle duyulan öfke) kavramıyla ilişkilendirilebilir.
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
5 / 5 ayet
5:103
مَا جَعَلَ ٱللَّهُ مِنۢ بَحِيرَةٖ وَلَا سَآئِبَةٖ وَلَا وَصِيلَةٖ وَلَا حَامٖ وَلَٰكِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَۖ وَأَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡقِلُونَ
حَامٍ — hâm devesi
Allah, kulağı çentilen, salıverilen, erkek dişi ikizler doğuran, on defa yavrulamasından ötürü yük vurulmayan hayvanların adanmasını emretmemiştir; fakat inkar edenler Allah'a karşı yalan uydururlar ve çoğu da akletmezler
Mâide Suresi · Medeni
9:35
يَوۡمَ يُحۡمَىٰ عَلَيۡهَا فِي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكۡوَىٰ بِهَا جِبَاهُهُمۡ وَجُنُوبُهُمۡ وَظُهُورُهُمۡۖ هَٰذَا مَا كَنَزۡتُمۡ لِأَنفُسِكُمۡ فَذُوقُواْ مَا كُنتُمۡ تَكۡنِزُونَ
يُحْمَىٰ — kızdırılır
Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, "Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın" denecek
Tevbe Suresi · Medeni
48:26
إِذۡ جَعَلَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلۡحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ ٱلۡجَٰهِلِيَّةِ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَعَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَأَلۡزَمَهُمۡ كَلِمَةَ ٱلتَّقۡوَىٰ وَكَانُوٓاْ أَحَقَّ بِهَا وَأَهۡلَهَاۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٗا
ٱلْحَمِيَّةَ — öfke ve gayretiحَمِيَّةَ — öfke ve gayretini
İnkar edenler, gönüllerindeki cahiliyye çağının asabiyet ateşini ateşlendirdiklerinde, Allah, Peygamberine ve inananlara huzur indirdi; onların takva sözünü tutmalarını sağladı. Onlar, bu söze layık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilmektedir
Fetih Suresi · Medeni
88:4
تَصۡلَىٰ نَارًا حَامِيَةٗ
حَامِيَةً — kızgın
Yakıcı ateşe yaslanırlar
Gâşiye Suresi · Mekki
101:11
نَارٌ حَامِيَةُۢ
حَامِيَةٌۢ — kızgın
O, kızgın bir ateştir
Kâria Suresi · Mekki