Kök Analizi
حمي

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

6 geçiş5 ayet2 Mekki · 3 Medeni4 türev/anlamHmy
KÖK ANLAMI
Hmy kökü, bir şeyi korumak, muhafaza etmek ve savunmak anlamlarına gelir. Aynı zamanda bir şeye karşı kıskançlık veya koruyucu bir sahiplenme hissi taşır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
Hami (حمي) kökü, Kur'an'da genellikle 'korumak, muhafaza etmek, himaye etmek' anlamlarında kullanılır. Özellikle Allah'ın kullarını azaptan veya kötülüklerden koruması bağlamında geçer. Ayrıca 'kızmak, öfkelenmek' anlamı da taşır, bu durumda 'hamiyet' (koruma gayretiyle duyulan öfke) kavramıyla ilişkilendirilebilir.
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
5 / 5 ayet
5:103
مَا جَعَلَ ٱللَّهُ مِنۢ بَحِيرَةٖ وَلَا سَآئِبَةٖ وَلَا وَصِيلَةٖ وَلَا حَامٖ وَلَٰكِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَۖ وَأَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡقِلُونَ
حَامٍ — ham
Allah, kulağı çentilen, salıverilen, erkek dişi ikizler doğuran, on defa yavrulamasından ötürü yük vurulmayan hayvanların adanmasını emretmemiştir; fakat inkar edenler Allah'a karşı yalan uydururlar ve çoğu da akletmezler
Ma'idah Suresi · Medeni
9:35
يَوۡمَ يُحۡمَىٰ عَلَيۡهَا فِي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكۡوَىٰ بِهَا جِبَاهُهُمۡ وَجُنُوبُهُمۡ وَظُهُورُهُمۡۖ هَٰذَا مَا كَنَزۡتُمۡ لِأَنفُسِكُمۡ فَذُوقُواْ مَا كُنتُمۡ تَكۡنِزُونَ
يُحْمَىٰ — kızdırılır
Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, "Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın" denecek
Tawbah Suresi · Medeni
48:26
إِذۡ جَعَلَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلۡحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ ٱلۡجَٰهِلِيَّةِ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَعَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَأَلۡزَمَهُمۡ كَلِمَةَ ٱلتَّقۡوَىٰ وَكَانُوٓاْ أَحَقَّ بِهَا وَأَهۡلَهَاۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٗا
ٱلْحَمِيَّةَ — öfke ve gayretiحَمِيَّةَ — öfke ve gayretini
İnkar edenler, gönüllerindeki cahiliyye çağının asabiyet ateşini ateşlendirdiklerinde, Allah, Peygamberine ve inananlara huzur indirdi; onların takva sözünü tutmalarını sağladı. Onlar, bu söze layık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilmektedir
Fath Suresi · Medeni
88:4
تَصۡلَىٰ نَارًا حَامِيَةٗ
حَامِيَةً — kızgın
Yakıcı ateşe yaslanırlar
Ghashiyah Suresi · Mekki
101:11
نَارٌ حَامِيَةُۢ
حَامِيَةٌۢ — kızgın
O, kızgın bir ateştir
Qari'ah Suresi · Mekki