Kök Analizi
مهل

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

6 geçiş5 ayet5 Mekki · 0 Medeni3 türev/anlammhl
KÖK ANLAMI
Birine karşı nazik, yumuşak veya yavaş davranmak. Birine erteleme veya mühlet vermek, bir süreliğine yalnız bırakmak. Bir işi yapmak için zaman tanımak.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
أَمْهَلَهُ (Emhelehû) fiili, birine karşı nazik, yumuşak veya yavaş davrandı anlamına gelir (Kâmûs'a göre). Ayrıca, ona biraz gecikme veya mühlet verdi; bir süreliğine onu kendi haline bıraktı veya yalnız bıraktı (Sıhâh'a ve Kâmûs'a göre) anlamlarına da gelir. Her iki anlamda da أَرْوَدَهُ (ervedehû) fiili ile eş anlamlıdır (Sıhâh'a göre, 'r-v-d' maddesinde). Şöyle dersiniz: أَمْهِلْنِى حَتَّى أَفْعَل كَذَا (Emhilnî hattâ ef'ale kezâ) yani 'Şunu yapmam için bana biraz mühlet ver' veya 'Şunu yapmam için bana zaman tanı' (Harîrî'nin Makâmât'ı, sayfa 164'e bakınız).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
5 / 5 ayet
18:29
وَقُلِ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكُمۡۖ فَمَن شَآءَ فَلۡيُؤۡمِن وَمَن شَآءَ فَلۡيَكۡفُرۡۚ إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلظَّـٰلِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمۡ سُرَادِقُهَاۚ وَإِن يَسۡتَغِيثُواْ يُغَاثُواْ بِمَآءٖ كَٱلۡمُهۡلِ يَشۡوِي ٱلۡوُجُوهَۚ بِئۡسَ ٱلشَّرَابُ وَسَآءَتۡ مُرۡتَفَقًا
كَٱلْمُهْلِ — erimiş maden gibi
De ki: "Gerçek Rabbinizdendir." Dileyen inansın, dileyen inkar etsin. Şüphesiz zalimler için, duvarları çepeçevre onları içine alacak bir ateş hazırlamışızdır. Onlar yardım istediklerinde, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su kendilerine sunulur. Bu ne kötü bir içecek ve cehennem ne kötü bir duraktır
Kahf Suresi · Mekki
44:45
كَٱلۡمُهۡلِ يَغۡلِي فِي ٱلۡبُطُونِ
كَٱلْمُهْلِ — erimiş maden gibi
Pota gibi karınlarda kaynar.
Dukhan Suresi · Mekki
70:8
يَوۡمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلۡمُهۡلِ
كَٱلْمُهْلِ — erimiş maden gibi
Gök, o gün, erimiş maden gibi olur
Ma'arij Suresi · Mekki
73:11
وَذَرۡنِي وَٱلۡمُكَذِّبِينَ أُوْلِي ٱلنَّعۡمَةِ وَمَهِّلۡهُمۡ قَلِيلًا
وَمَهِّلْهُمْ — ve onlara mühlet ver
Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları Bana bırak; onlara az bir mehil ver
Muzzammil Suresi · Mekki
86:17
فَمَهِّلِ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا
فَمَهِّلِ — o halde mühlet verأَمْهِلْهُمْ — kendi hallerine bırak
Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak
Tariq Suresi · Mekki