Kök Analizi
ملو

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

10 geçiş9 ayet4 Mekki · 5 Medeni4 anlam · 2 türevmlw
KÖK ANLAMI · süre uzatma, mühlet verme
  1. Mühlet verme, süre tanımamecazi
    Allah'ın, kâfir ve zalimlere azaptan önce geçici bir süre tanıyıp cezayı ertelemesi; mühlet verme.
    Kur'an'daki kullanım: “süre vermemiz”
  2. Uzun emellere düşürmemecazi
    Şeytanın kişiye mühlet tanıyarak onu uzun emellere ve geçici dünya beklentilerine düşürmesi.
    Kur'an'daki kullanım: “ve uzun emellere düşürmüştür”
  3. Uzun süre (müddet)hakiki
    Uzun bir zaman dilimi; çok uzun süre, uzun müddet.
    Kur'an'daki kullanım: “uzun süre”
  4. Yazdırma, dikte etmehakiki
    Bir metnin başkasına okunarak yazdırılması, dikte edilmesi.
    Kur'an'daki kullanım: “yazdırılıyor”
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
9 / 9 ayet
3:178
وَلَا يَحۡسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّمَا نُمۡلِي لَهُمۡ خَيۡرٞ لِّأَنفُسِهِمۡۚ إِنَّمَا نُمۡلِي لَهُمۡ لِيَزۡدَادُوٓاْ إِثۡمٗاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٞ مُّهِينٞ
نُمْلِى — süre vermemizنُمْلِى — süre veririz
İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara ancak, günahları çoğalsın diye mühlet veriyoruz. Küçültücü azab onlaradır
Âl-i İmrân Suresi · Medeni
7:183
وَأُمۡلِي لَهُمۡۚ إِنَّ كَيۡدِي مَتِينٌ
وَأُمْلِى — ve mühlet veriyorum
Onlara mahsustan mühlet veririm, çünkü Benim düzenim çetindir
A'râf Suresi · Mekki
13:32
وَلَقَدِ ٱسۡتُهۡزِئَ بِرُسُلٖ مِّن قَبۡلِكَ فَأَمۡلَيۡتُ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ ثُمَّ أَخَذۡتُهُمۡۖ فَكَيۡفَ كَانَ عِقَابِ
فَأَمْلَيْتُ — fakat bir süre verdim
And olsun ki, senden önce de nice peygamberler alaya alınmıştı. İnkar edenleri önce erteledim, sonra cezalarını verdim. Cezalandırmam nasıldı
Ra'd Suresi · Medeni
19:46
قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنۡ ءَالِهَتِي يَـٰٓإِبۡرَٰهِيمُۖ لَئِن لَّمۡ تَنتَهِ لَأَرۡجُمَنَّكَۖ وَٱهۡجُرۡنِي مَلِيّٗا
مَلِيًّا — uzun süre
Babası: "Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz çevirmek mi istiyorsun? Bundan vazgeçmezsen mutlaka seni taşlarım; uzun bir süre benden uzaklaş git." dedi
Meryem Suresi · Mekki
22:44
وَأَصۡحَٰبُ مَدۡيَنَۖ وَكُذِّبَ مُوسَىٰۖ فَأَمۡلَيۡتُ لِلۡكَٰفِرِينَ ثُمَّ أَخَذۡتُهُمۡۖ فَكَيۡفَ كَانَ نَكِيرِ
فَأَمْلَيْتُ — ben de bir süre vermiştim
Medyen halkı da (yalanlamıştı); Musa da yalanlanmıştı. Ben de kafirlere bir süre vermiş, sonra onları yakalamıştım. (Bak), benim (onları) inkarım (görülmemiş biçimde cezalandırmam) nasıl oldu!
Hac Suresi · Medeni
22:48
وَكَأَيِّن مِّن قَرۡيَةٍ أَمۡلَيۡتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٞ ثُمَّ أَخَذۡتُهَا وَإِلَيَّ ٱلۡمَصِيرُ
أَمْلَيْتُ — biraz süre vermişimdir
Nice kasabalara, haksız oldukları halde, mehil vermiştim; sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş ancak Bana'dır
Hac Suresi · Medeni
25:5
وَقَالُوٓاْ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ٱكۡتَتَبَهَا فَهِيَ تُمۡلَىٰ عَلَيۡهِ بُكۡرَةٗ وَأَصِيلٗا
تُمْلَىٰ — yazdırılıyor
Kuran öncekilerin masallarıdır; başkalarına yazdırıp sabah akşam kendisine okunmaktadır" dediler
Furkân Suresi · Mekki
47:25
إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱرۡتَدُّواْ عَلَىٰٓ أَدۡبَٰرِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡهُدَى ٱلشَّيۡطَٰنُ سَوَّلَ لَهُمۡ وَأَمۡلَىٰ لَهُمۡ
وَأَمْلَىٰ — ve uzun emellere düşürmüştür
Kendileri için doğru yol belli olduktan sonra ardlarına dönenleri, bu işi yapmaya şeytan sürüklemiş, onlara ümit vermiştir
Muhammed Suresi · Medeni
68:45
وَأُمۡلِي لَهُمۡۚ إِنَّ كَيۡدِي مَتِينٌ
وَأُمْلِى — mühlet veriyorum
Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır
Kalem Suresi · Mekki