Kök Analizi
غلم

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

13 geçiş13 ayet12 Mekki · 1 Medeni1 türev/anlamglm
KÖK ANLAMI
غلم (ğlm) kökü, genç erkek, delikanlı veya erkek çocuk anlamlarına gelir. Bıyıkları yeni terlemeye başlayan veya terlemiş kişiyi ifade eder. Doğumdan gençlik çağına kadar olan dönemi kapsar.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
غُلَامٌ (gulâm), bıyıkları yeni terlemeye başlayan veya terlemiş olan genç bir erkek, delikanlı, erkek çocuktur. (el-Muğrib sözlüğüne ve el-Kâmûs sözlüğüne göre) Veya doğumundan şebâb (gençlik çağı) denilen döneme ulaşana kadar olan kişidir. (el-Kâmûs sözlüğüne göre) Veya اِبْنٌ صَغِيرٌ (ibnun sağîr) yani ergenliğe ulaşmamış erkek çocuk ile eş anlamlıdır. (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre) Ayrıca mecazi olarak كَهْل (kehl) denilen, yani orta yaşlı veya saçlarına ak düşmeye başlayan kişi için de kullanılır. (İbnu'l-A'râbî'ye, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne ve el-Kâmûs sözlüğüne göre) Ezherî, Arapların hem yeni doğmuş çocuğa hem de orta yaşlı kişiye bu kelimeyi kullandıklarını duyduğunu belirtmiştir. (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre) Dişisi bazen غُلَامَةٌ (gulâme) olarak adlandırılır. (es-Sıhâh sözlüğüne ve el-Kâmûs sözlüğüne göre) Yani غُلَامَةٌ kelimesi şiirde جَارِيَةٌ (câriye) için kullanılmıştır. (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre) غُلَامٌ kelimesinin çoğulu غِلْمَةٌ (ğilme) olup, azlık çoğuludur. (es-Sıhâh sözlüğüne, el-Muğrib sözlüğüne, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne ve el-Kâmûs sözlüğüne göre) Ve أَغْلِمَةٌ (ağlime) de çoğuludur, bu da azlık çoğuludur. (el-Kâmûs sözlüğüne göre) Veya bu iki çoğuldan sadece birincisini kullanmışlardır. (es-Sıhâh sözlüğüne, İbnu'l-Esîr'in en-Nihâye fî Garîbi'l-Hadîs ve'l-Eser adlı eserine ve Tâcu'l-Arûs sözlüğüne göre) Veya bazıları böyle yapmıştır. (el-Muhkem sözlüğüne ve Tâcu'l-Arûs sözlüğüne göre) Ve غِلْمَانٌ (ğilmân) da çoğuludur, bu da çokluk çoğuludur. (es-Sıhâh sözlüğüne, el-Muğrib sözlüğüne ve el-Kâmûs sözlüğüne göre) Veya bu kelime غِلْمَةٌ kelimesinin çoğuludur. (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre) غُلَامٌ kelimesinin küçültme (tasgir) hali غُلَيِّمٌ (ğuleyyim) şeklindedir. (Tâcu'l-Arûs sözlüğüne göre) غِلْمَةٌ kelimesinin küçültme hali ise غُلَيِّمَةٌ (ğuleyyime) şeklindedir, sanki أَغْلِمَةٌ kelimesinin küçültme hali gibi, oysa bu son kelimeyi kullanmadıkları söylenmiştir. Ancak bazıları kıyasa (benzer kelimelere) uygun olarak غُلَيِّمَةٌ demiştir. (es-Sıhâh sözlüğüne ve Tâcu'l-Arûs sözlüğüne göre) Ayrıca mecazi olarak erkek köle anlamına da gelir, tıpkı جَارِيَةٌ (câriye) kelimesinin kadın köle anlamına gelmesi gibi. Ve mecazi olarak ücretli işçi veya hizmetçi anlamına da gelir. (el-Muğrib sözlüğüne göre)
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
13 / 13 ayet
3:40
قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِي غُلَٰمٞ وَقَدۡ بَلَغَنِيَ ٱلۡكِبَرُ وَٱمۡرَأَتِي عَاقِرٞۖ قَالَ كَذَٰلِكَ ٱللَّهُ يَفۡعَلُ مَا يَشَآءُ
غُلَٰمٌ — oğlum
Ya Rabbi! Ben artık iyice kocamış, karım da kısırken nasıl oğlum olabilir?" dedi. Allah: "Böyledir, Allah dilediğini yapar" dedi
Ali 'Imran Suresi · Medeni
12:19
وَجَآءَتۡ سَيَّارَةٞ فَأَرۡسَلُواْ وَارِدَهُمۡ فَأَدۡلَىٰ دَلۡوَهُۥۖ قَالَ يَٰبُشۡرَىٰ هَٰذَا غُلَٰمٞۚ وَأَسَرُّوهُ بِضَٰعَةٗۚ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِمَا يَعۡمَلُونَ
غُلَٰمٌ — bir oğlan!
Bir kervan geldi, sucularını gönderdiler; sucu kovasını kuyuya saldı, "Müjde! İşte bir oğlan" dedi. Yusuf'u alıp onu ticari bir mal olarak sakladılar. Oysa Allah yaptıklarını bilir
Yusuf Suresi · Mekki
15:53
قَالُواْ لَا تَوۡجَلۡ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٖ
بِغُلَٰمٍ — bir çocuk
Korkma dediler, biz sana bilgin bir çocuk(un olacağını) müjdeleriz!
Hijr Suresi · Mekki
18:74
فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَا لَقِيَا غُلَٰمٗا فَقَتَلَهُۥ قَالَ أَقَتَلۡتَ نَفۡسٗا زَكِيَّةَۢ بِغَيۡرِ نَفۡسٖ لَّقَدۡ جِئۡتَ شَيۡـٔٗا نُّكۡرٗا
غُلَٰمًا — bir çocuğa
Yine gittiler; sonunda bir erkek çocuğa rastladılar, o hemen onu öldürdü. Musa: "Bir cana karşılık olmaksızın masum bir cana mı kıydın? Doğrusu pek kötü bir şey yaptın" dedi
Kahf Suresi · Mekki
18:80
وَأَمَّا ٱلۡغُلَٰمُ فَكَانَ أَبَوَاهُ مُؤۡمِنَيۡنِ فَخَشِينَآ أَن يُرۡهِقَهُمَا طُغۡيَٰنٗا وَكُفۡرٗا
ٱلْغُلَٰمُ — çocuğa
Oğlana gelince; onun ana babası inanmış kimselerdi. Çocuğun onları azdırmasından ve inkara sürüklemesinden korkmuştuk
Kahf Suresi · Mekki
18:82
وَأَمَّا ٱلۡجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَٰمَيۡنِ يَتِيمَيۡنِ فِي ٱلۡمَدِينَةِ وَكَانَ تَحۡتَهُۥ كَنزٞ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَٰلِحٗا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبۡلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسۡتَخۡرِجَا كَنزَهُمَا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۚ وَمَا فَعَلۡتُهُۥ عَنۡ أَمۡرِيۚ ذَٰلِكَ تَأۡوِيلُ مَا لَمۡ تَسۡطِع عَّلَيۡهِ صَبۡرٗا
لِغُلَٰمَيْنِ — çocuğun
Duvar ise, şehirde iki yetim erkek çocuğa aitti. Duvarın altında onların bir hazinesi vardı; babaları da iyi bir kimseydi. Rabbin onların erginlik çağına ulaşmasını ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ben bunları kendiliğimden yapmadım. İşte dayanamadığın işlerin içyüzleri budur
Kahf Suresi · Mekki
19:7
يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسۡمُهُۥ يَحۡيَىٰ لَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ مِن قَبۡلُ سَمِيّٗا
بِغُلَٰمٍ — bir oğul
Allah: "Ey Zekeriya! Sana, Yahya isminde bir oğlanı müjdeliyoruz. Bu adı daha önce kimseye vermemiştik" buyurdu
Maryam Suresi · Mekki
19:8
قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِي غُلَٰمٞ وَكَانَتِ ٱمۡرَأَتِي عَاقِرٗا وَقَدۡ بَلَغۡتُ مِنَ ٱلۡكِبَرِ عِتِيّٗا
غُلَٰمٌ — oğlum
Zekeriya: "Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" dedi
Maryam Suresi · Mekki
19:19
قَالَ إِنَّمَآ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَٰمٗا زَكِيّٗا
غُلَٰمًا — bir erkek çocuğu
Cebrail: "Ben temiz bir oğlan bağışlamak için Rabbinin sana gönderdiği elçiden başkası değilim" dedi
Maryam Suresi · Mekki
19:20
قَالَتۡ أَنَّىٰ يَكُونُ لِي غُلَٰمٞ وَلَمۡ يَمۡسَسۡنِي بَشَرٞ وَلَمۡ أَكُ بَغِيّٗا
غُلَٰمٌ — oğlum
Meryem: "Bana bir insan temas etmemişken, ben kötü kadın da olmadığım halde nasıl oğlum olabilir?" dedi
Maryam Suresi · Mekki
37:101
فَبَشَّرۡنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٖ
بِغُلَٰمٍ — bir erkek çocuk
Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik
Saffat Suresi · Mekki
51:28
فَأَوۡجَسَ مِنۡهُمۡ خِيفَةٗۖ قَالُواْ لَا تَخَفۡۖ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٖ
بِغُلَٰمٍ — bir oğlan çocuğu
(Yemediklerini görünce) onlardan endişeye düştü; "Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğul sahibi olacağını müjdelediler
Adh-Dhariyat Suresi · Mekki
52:24
۞وَيَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ غِلۡمَانٞ لَّهُمۡ كَأَنَّهُمۡ لُؤۡلُؤٞ مَّكۡنُونٞ
غِلْمَانٌ — civanlar
Sedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar
Tur Suresi · Mekki