Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.
2 geçiş2 ayet0 Mekki · 2 Medeni1 türev/anlamdmE
KÖK ANLAMI
Bu kök, gözün yaş akıtması anlamına gelir. Mecazi olarak yaranın kanaması veya kabın yağının taşması gibi durumlar için de kullanılır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
دَمَعَتِ العَيْنُ (göz yaş döktü) fiili, muzari fiili دَمَعَ olarak gelir. Es-Sıhâh, el-Misbâhu'l-Münîr ve el-Kâmûs sözlüklerine göre, mastarları دَمْعٌ (Es-Sıhâh, el-Misbâhu'l-Münîr) ve دَمَعَانٌ ile دُمُوعٌ (Tâcu'l-Arûs'a göre) şeklindedir. Ayrıca دَمِعَت şeklinde de kullanılır (Ebû Osman el-Âmirî, Es-Sıhâh, el-Misbâhu'l-Münîr, el-Kâmûs sözlüklerine göre), muzari fiili دَمَعَ (el-Misbâhu'l-Münîr, el-Kâmûs sözlüklerine göre) ve mastarı دَمَعٌ'dur (Ebû Osman el-Âmirî, Es-Sıhâh, el-Misbâhu'l-Münîr, Tâcu'l-Arûs'a göre; Es-Sıhâh'ın bir nüshasında دَمْعٌ olarak geçse de bu bir hatadır). Veya sadece م harfi fetha ile دَمَعَت şeklinde kullanılır (Ebû Zeyd el-Ensârî, el-Kisâî'ye göre). Bu fiil, gözün yaş akıtması anlamına gelir (Es-Sıhâh, el-Misbâhu'l-Münîr, el-Kâmûs sözlüklerine göre). دَمَعَ الجُرْحُ (yara aktı) ifadesi mecazi bir kullanımdır ve yaranın kan akıtması anlamına gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre). دَمَعَتِ الشَّجَّةُ (baş yarası aktı) ifadesi ise varsayılan mecazi bir kullanımdır ve baştaki yaranın kan akıtması, kanının akması anlamına gelir (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre). دَمَعَتِ الجَفْنَةُ (kâse aktı) ifadesi mecazi bir kullanımdır ve kâsenin yağı veya suyu ile akması (veya taşması) anlamına gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre). دَمْعٌ kelimesi ayrıca (varsayılan mecazi bir anlamda) boyacının süzgecinden akan sıvı anlamına da gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre). Ebû Adnân şöyle demiştir: el-Ukaylî'ye şu beyit hakkında soru sordum: وَالشَّمْسُ تَدْمَعُ عَيْنَاهَا وَمَنْخِرُهَا وَهُنَّ يَخْرُجْنَ مِنْ بِيدٍ إِلَى بِيدِ (Güneşin gözleri ve burun delikleri yaş akıtırken, onlar çölden çöle çıkıyorlardı). O da şöyle dedi: Sanırım şairin kastettiği, öğle vaktinin (yazın şiddetli sıcağının) olduğu zamandı; o zaman havada 'güneşin salyası' (لُعَابُ الشَّمْسِ) ve 'güneşin sümüğü' (مُخَاطُ الشَّمْسِ) denilen şey akıyordu (burada ikincisi daha uygun bir terimdir). El-Ganavî ise şöyle der: Hayvanlar susadığında gözleri yaş döker ve burun delikleri akar (Tâcu'l-Arûs'a göre). (Ayrıca 4. maddeye bakınız.)
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.