Kök Analizi
حمأ

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

4 geçiş4 ayet4 Mekki · 0 Medeni2 türev/anlamHmA
KÖK ANLAMI
Bu kök, kuyuyu siyah, kötü kokulu çamurdan temizlemek veya suyun bu çamurla karışıp bulanıklaşması anlamlarına gelir. Ayrıca birine karşı öfkelenmek manasında da kullanılır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
1. حَمَأَ البِئْرَ (el-bi're hame'e) fiili, (es-Sıhâh sözlüğüne göre ve el-Kâmûs sözlüğüne göre) muzari fiili حَمَاَ (yahme'u) ve mastarı حَمْءٌ (ham'un) olarak gelir. Bu fiil, 'kuyuyu siyah, kötü kokulu çamurundan temizledi' anlamına gelir. (es-Sıhâh sözlüğüne göre ve el-Kâmûs sözlüğüne göre). Tâcu'l-Arûs'a göre (en kapsamlı kaynak), bu anlam البئر (el-bi'r) kelimesine atfedilirken, aşağıda حمأ (hame'e) fiiline atfedilen anlam ise حمأ (hame'e) fiiline verilmiştir. Ancak As (dilbilimci) der ki, bu kullanımın yetkili kaynaklarda bulunmadığını belirtir. (Tâcu'l-Arûs'a göre). 2. حَمِئَ (hami'e) fiili, muzari fiili حَمَاَ (yahme'u) ve mastarları حَمْءٌ (ham'un) ve حَمَأٌ (hame'un) olarak gelir. Bu fiil, 'su, siyah, kötü kokulu çamurla karıştı ve bu yüzden bulanıklaştı' (el-Kâmûs sözlüğüne göre ve Tâcu'l-Arûs'a göre) ve 'kokusu değişti' (Tâcu'l-Arûs'a göre) anlamına gelir. Ayrıca, حَمِئَتِ البِئْرُ (hamieti'l-bi'ru) ifadesi, mastarı حَمَأٌ (hame'un) ile 'kuyuda bol miktarda siyah [kötü kokulu] çamur vardı' anlamına gelir. (es-Sıhâh sözlüğüne göre ve el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre). Benzer bir durum bir pınar için de söylenir. (Tâcu'l-Arûs'a göre). 3. حَمِئَ عَلَيْهِ (hami'e aleyhi) ifadesi, 'ona kızdı' anlamına gelir. (El-Umevî'ye göre, es-Sıhâh sözlüğüne göre ve el-Kâmûs sözlüğüne göre). Aynı anlamda حَمِىَ (hamiye) fiili de kullanılır. (El-Lihyânî'ye göre ve Tâcu'l-Arûs'a göre).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
4 / 4 ayet
15:26
وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ
حَمَإٍ — black mud
And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık
Hijr Suresi · Mekki
15:28
وَإِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَـٰٓئِكَةِ إِنِّي خَٰلِقُۢ بَشَرٗا مِّن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ
حَمَإٍ — black mud
Bir zaman Rabbin meleklere demişti ki: "Ben kupkuru çamurdan, değişken balçıktan bir insan yaratacağım!"
Hijr Suresi · Mekki
15:33
قَالَ لَمۡ أَكُن لِّأَسۡجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقۡتَهُۥ مِن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ
حَمَإٍ — black mud
O: "Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem" dedi
Hijr Suresi · Mekki
18:86
حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ مَغۡرِبَ ٱلشَّمۡسِ وَجَدَهَا تَغۡرُبُ فِي عَيۡنٍ حَمِئَةٖ وَوَجَدَ عِندَهَا قَوۡمٗاۖ قُلۡنَا يَٰذَا ٱلۡقَرۡنَيۡنِ إِمَّآ أَن تُعَذِّبَ وَإِمَّآ أَن تَتَّخِذَ فِيهِمۡ حُسۡنٗا
حَمِئَةٍ — kara balçıklı
Sonunda güneşin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir suda batıyor gördü. Orada bir millete rastladı. "Zülkarneyn! Onlara azap da edebilirsin, iyi muamelede de bulunabilirsin" dedik
Kahf Suresi · Mekki