Kök Analizi
حصن

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

18 geçiş12 ayet3 Mekki · 9 Medeni5 anlam · 6 türevHSn
KÖK ANLAMI · koruma, iffet, tahkim
  1. İffetini korumak, namuslu olmakmecazi
    İffetini korumak, namuslu olmak; kendini haram ve uygunsuz şeylerden, özellikle zinadan korumak.
    Lane's Lexicon: “cinsel organını haram veya uygunsuz şeylerden koruyan; (Zeccâc, Muğnî, Tâcu'l-Arûs) haram veya uygunsuz şeylerden sakınan; veya iffetli, namuslu olan anlamına gelir.”
  2. Namuslu, iffetli kadınmecazi
    Namuslu, iffetli kadın (muhsanat); cinsel iffeti korunan, temiz kadın.
    Kur'an'daki kullanım: “namuslu kadınları”
  3. Evli veya hür kadınmecazi
    Evli veya hür kadın (muhsanat); evlilik ya da hürriyet statüsüyle koruma altında olan kadın.
    Lane's Lexicon: “فَإِذَا أُحْصِنَّ şeklinde okur ki bu, evlendikleri zaman anlamına gelir.”
  4. Korumak, muhafaza etmekhakiki
    Korumak, muhafaza etmek, saklamak; bir şeyi güvence altına almak, tehlikeden savunmak.
    Lane's Lexicon: “O (Allah) veya o (zırh veya benzeri bir şey) onu korudu veya savundu.”
  5. Kale, müstahkem yerhakiki
    Kale, hisar; sağlamlaştırılmış, düşmana karşı korunaklı müstahkem yer.
    Kur'an'daki kullanım: “kalelerinin”
Sözlükte geçen diğer anlamlar (1) — Kur'an'da kullanılmıyor
  1. Evlenmek, evlendirmekmecazi
    Evlenmek, eş almak; kadını evlendirmek veya nikahlamak.
    Lane's Lexicon: “أحْصَنَ O (bir erkek, Sihâh, Mısbâh) evlendi veya bir eş aldı.”
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
4. احصنه, احصنه, احصنة, أحصن, أحصنه, أحصننه, أحصنة, حصان, حصن: bkz. 2. -b2- Ayrıca O (Allah) veya o (zırh veya benzeri bir şey) onu korudu veya savundu. (Ferrâ, Muğnî, Tâcu'l-Arûs) -b3- العِفَّةُ تُحْصِنُ مِنَ الرِّيبَةِ [İffet, şüphe veya kötü düşünceden korur]. (Muğnî) -b4- Kur'an'da [21:91 ve 66:son ayet] geçen الَّتِى أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا ifadesi, cinsel organını haram veya uygunsuz şeylerden koruyan; (Zeccâc, Muğnî, Tâcu'l-Arûs) haram veya uygunsuz şeylerden sakınan; veya iffetli, namuslu olan anlamına gelir. (Mısbâh) -b5- احصن المَرْأَةَ (Kocası) kadını haram veya uygunsuz şeylerden sakınmaya veya iffetli, namuslu olmaya sevk etti; (Sihâh, Muğnî, Kámoos) aynı şekilde de kullanılır. (Kámoos) Ve احصنهُ التَّزَوُّجُ [Evlilik onu haram vb. şeylerden sakınmaya sevk etti]. (Kámoos) -b6- [Ayrıca kadını evlendirdi; yani onu nikahladı.] Yukarıda, ilk paragrafta geçen أُحْصِنَتْ kelimesine bakınız. Kur'an'ın 4:30 ayetinde bazıları فَإِذَا أُحْصِنَّ şeklinde okur ki bu, evlendikleri zaman anlamına gelir. (Sihâh, Tâcu'l-Arûs) Bir şair de şöyle der: أَحْصَنُوا أُمَّهُمُ مِنْ عَبْدِهِمْ تِلْكَ أَفْعَالُ القِزَامِ الوَكَعَهْ yani [Annelerini köleleriyle evlendirdiler: bunlar alçakların, bayağıların işleridir]. (Sihâh) -A2- أَحْصَنَتْ, geçişsiz fiil: bkz. 1, iki yerde. -b2- Kur'an'ın 4:30 ayetinde bazıları فَإِذَا أَحْصَنَّ şeklinde okur; İbn Mes'ûd'a göre bu, cariye kadınlar hakkında söylendiğinde, Müslüman oldukları zaman anlamına gelir. (Tâcu'l-Arûs) Ebû Hanîfe'ye göre, recm (taşlama) durumunda الإِحْصَانُ (iffetli olma/evli olma) altı şartı içerir: Müslüman olmak, hür olmak, akıl sağlığı yerinde olmak, ergenlik çağına ulaşmış olmak, geçerli bir nikahla evlenmiş olmak ve evliliğin zifaf ile gerçekleşmiş olması. Zina iftirası durumunda ise, Müslüman olmak, hür olmak, akıl sağlığı yerinde olmak, ergenlik çağına ulaşmış olmak ve iffetli veya namuslu olmak. (Muğnî) -b3- Ve أحْصَنَ O (bir erkek, Sihâh, Mısbâh) evlendi veya bir eş aldı. (Sihâh, Mısbâh, Kámoos) Fıkıhçılara göre إِحْصَانٌ, geçerli bir evlilik durumunda cinsel birleşme eylemi anlamına gelir; Şâfiî'ye göre ise, ergenlik çağına ulaşmış hür bir erkek tarafından, Müslümanlar ve çok tanrılı inanç sahipleri arasında ergenlik çağına ulaşmış hür bir kadınla geçerli bir evlilik durumunda gerçekleşen cinsel birleşmedir. (Mısbâh)
Anlam dağılımı
Aynı kök Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılır — bir anlama tıkla, liste o anlamın örnek ayetlerine filtrelensin. Sayılar örnek ayet sayısıdır, anlamın tüm geçişleri değildir.
Kök → anlamları → örnek ayetler. Bir ayet düğümüne tıklayınca o ayete gidersiniz.
köktürev (lemma)ayet — tıkla, git
Geçtiği ayetler
12 / 12 ayet
4:24
۞وَٱلۡمُحۡصَنَٰتُ مِنَ ٱلنِّسَآءِ إِلَّا مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُمۡۖ كِتَٰبَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡۚ وَأُحِلَّ لَكُم مَّا وَرَآءَ ذَٰلِكُمۡ أَن تَبۡتَغُواْ بِأَمۡوَٰلِكُم مُّحۡصِنِينَ غَيۡرَ مُسَٰفِحِينَۚ فَمَا ٱسۡتَمۡتَعۡتُم بِهِۦ مِنۡهُنَّ فَـَٔاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ فَرِيضَةٗۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ فِيمَا تَرَٰضَيۡتُم بِهِۦ مِنۢ بَعۡدِ ٱلۡفَرِيضَةِۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا
وَٱلْمُحْصَنَٰتُ — ve evli olanlar (haramdır)مُّحْصِنِينَ — iffetli yaşamak
Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Maliki bulunduğunuz cariyeler müstesna, bunlar, Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bunlardan başkasını, zinadan kaçınıp, iffetli olarak, mallarınızla istemeniz size helal kılındı. Onlardan faydalandığınıza mukabil, kararlaştırılmış olan mehirlerini verin; kararlaştırılandan başka, karşılıklı hoşnud olduğunuz hususda size bir sorumluluk yoktur. Allah Bilen'dir, Hakim'dir
Nisâ Suresi · Medeni
4:25
وَمَن لَّمۡ يَسۡتَطِعۡ مِنكُمۡ طَوۡلًا أَن يَنكِحَ ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِۚ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِإِيمَٰنِكُمۚ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۚ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذۡنِ أَهۡلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِ مُحۡصَنَٰتٍ غَيۡرَ مُسَٰفِحَٰتٖ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخۡدَانٖۚ فَإِذَآ أُحۡصِنَّ فَإِنۡ أَتَيۡنَ بِفَٰحِشَةٖ فَعَلَيۡهِنَّ نِصۡفُ مَا عَلَى ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ مِنَ ٱلۡعَذَابِۚ ذَٰلِكَ لِمَنۡ خَشِيَ ٱلۡعَنَتَ مِنكُمۡۚ وَأَن تَصۡبِرُواْ خَيۡرٞ لَّكُمۡۗ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
ٱلْمُحْصَنَٰتِ — hür kadınlarlaمُحْصَنَٰتٍ — iffetli yaşamalarıأُحْصِنَّ — evliٱلْمُحْصَنَٰتِ — hür kadınlar
Sizden, hür mümin kadınlarla evlenmeye güç yetiremiyen kimse, ellerinizdeki mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Birbirinizdensiniz, aynı soydansınız. Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde, velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. Cariye ile evlenmedeki bu izin içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlar ve merhamet eder
Nisâ Suresi · Medeni
5:5
ٱلۡيَوۡمَ أُحِلَّ لَكُمُ ٱلطَّيِّبَٰتُۖ وَطَعَامُ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ حِلّٞ لَّكُمۡ وَطَعَامُكُمۡ حِلّٞ لَّهُمۡۖ وَٱلۡمُحۡصَنَٰتُ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ وَٱلۡمُحۡصَنَٰتُ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ مِن قَبۡلِكُمۡ إِذَآ ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ مُحۡصِنِينَ غَيۡرَ مُسَٰفِحِينَ وَلَا مُتَّخِذِيٓ أَخۡدَانٖۗ وَمَن يَكۡفُرۡ بِٱلۡإِيمَٰنِ فَقَدۡ حَبِطَ عَمَلُهُۥ وَهُوَ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ مِنَ ٱلۡخَٰسِرِينَ
وَٱلْمُحْصَنَٰتُ — ve namuslu kadınlarوَٱلْمُحْصَنَٰتُ — ve namuslu kadınlarمُحْصِنِينَ — iffetli kişiler olarak
Bugün, size temiz olanlar helal kılındı. Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir. İnanan hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kitap verilenlerin hür ve iffetli kadınları -zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın ve mehirlerini verdiğiniz takdirde- size helaldir. Kim imanı inkar ederse, şüphesiz amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir
Mâide Suresi · Medeni
12:48
ثُمَّ يَأۡتِي مِنۢ بَعۡدِ ذَٰلِكَ سَبۡعٞ شِدَادٞ يَأۡكُلۡنَ مَا قَدَّمۡتُمۡ لَهُنَّ إِلَّا قَلِيلٗا مِّمَّا تُحۡصِنُونَ
تُحْصِنُونَ — saklayacaksınız
Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelir, bütün biriktirdiğinizi yer, yalnız az bir miktar saklarsınız
Yûsuf Suresi · Mekki
21:80
وَعَلَّمۡنَٰهُ صَنۡعَةَ لَبُوسٖ لَّكُمۡ لِتُحۡصِنَكُم مِّنۢ بَأۡسِكُمۡۖ فَهَلۡ أَنتُمۡ شَٰكِرُونَ
لِتُحْصِنَكُم — sizi korumak için
Ona, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik, artık şükreder misiniz
Enbiyâ Suresi · Mekki
21:91
وَٱلَّتِيٓ أَحۡصَنَتۡ فَرۡجَهَا فَنَفَخۡنَا فِيهَا مِن رُّوحِنَا وَجَعَلۡنَٰهَا وَٱبۡنَهَآ ءَايَةٗ لِّلۡعَٰلَمِينَ
أَحْصَنَتْ — korumuş
Mahrem yerini koruyan Meryem'e ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu, alemler için bir mucize kılmıştık
Enbiyâ Suresi · Mekki
24:4
وَٱلَّذِينَ يَرۡمُونَ ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ ثُمَّ لَمۡ يَأۡتُواْ بِأَرۡبَعَةِ شُهَدَآءَ فَٱجۡلِدُوهُمۡ ثَمَٰنِينَ جَلۡدَةٗ وَلَا تَقۡبَلُواْ لَهُمۡ شَهَٰدَةً أَبَدٗاۚ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡفَٰسِقُونَ
ٱلْمُحْصَنَٰتِ — namuslu kadınları
İffetli kadınlara zina isnat edip de, sonra dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun; ebediyen onların şahidliğini kabul etmeyin. İşte onlar yoldan çıkmış kimselerdir
Nûr Suresi · Medeni
24:23
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَرۡمُونَ ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ ٱلۡغَٰفِلَٰتِ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ لُعِنُواْ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٞ
ٱلْمُحْصَنَٰتِ — namuslu kadınlara
O namuslu, bir şeyden habersiz, inanmış kadınlara zina iftira edenler, dünya'da da ahirette de la'netlenmişlerdir. Onlar için büyük bir azab vardır.
Nûr Suresi · Medeni
24:33
وَلۡيَسۡتَعۡفِفِ ٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّىٰ يُغۡنِيَهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦۗ وَٱلَّذِينَ يَبۡتَغُونَ ٱلۡكِتَٰبَ مِمَّا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُمۡ فَكَاتِبُوهُمۡ إِنۡ عَلِمۡتُمۡ فِيهِمۡ خَيۡرٗاۖ وَءَاتُوهُم مِّن مَّالِ ٱللَّهِ ٱلَّذِيٓ ءَاتَىٰكُمۡۚ وَلَا تُكۡرِهُواْ فَتَيَٰتِكُمۡ عَلَى ٱلۡبِغَآءِ إِنۡ أَرَدۡنَ تَحَصُّنٗا لِّتَبۡتَغُواْ عَرَضَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۚ وَمَن يُكۡرِههُّنَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ مِنۢ بَعۡدِ إِكۡرَٰهِهِنَّ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
تَحَصُّنًا — namuslu kalmayı
Evlenemeyenler, Allah kendilerini lütfü ile zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Kölelerinizden hür olmak için bedel vermek isteyenlerin, onlarda bir iyilik görürseniz, bedel vermelerini kabul edin. Onlara Allah'ın size verdiği maldan verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilsin ki Allah hiç şüphesiz onu değil zorlanan kadınları bağışlar ve merhamet eder
Nûr Suresi · Medeni
59:2
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ مِن دِيَٰرِهِمۡ لِأَوَّلِ ٱلۡحَشۡرِۚ مَا ظَنَنتُمۡ أَن يَخۡرُجُواْۖ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُم مَّانِعَتُهُمۡ حُصُونُهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَأَتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِنۡ حَيۡثُ لَمۡ يَحۡتَسِبُواْۖ وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلرُّعۡبَۚ يُخۡرِبُونَ بُيُوتَهُم بِأَيۡدِيهِمۡ وَأَيۡدِي ٱلۡمُؤۡمِنِينَ فَٱعۡتَبِرُواْ يَـٰٓأُوْلِي ٱلۡأَبۡصَٰرِ
حُصُونُهُم — kalelerinin
Kitap ehlinden inkarcı olanları ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O'dur. Oysa ey inananlar! Çıkacaklarını sanmamıştınız, onlar da, kalelerinin kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah'ın azabı onlara beklemedikleri yerden geldi, kalblerine korku saldı; evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlardı. Ey akıl sahipleri! Ders alın
Haşr Suresi · Medeni
59:14
لَا يُقَٰتِلُونَكُمۡ جَمِيعًا إِلَّا فِي قُرٗى مُّحَصَّنَةٍ أَوۡ مِن وَرَآءِ جُدُرِۭۚ بَأۡسُهُم بَيۡنَهُمۡ شَدِيدٞۚ تَحۡسَبُهُمۡ جَمِيعٗا وَقُلُوبُهُمۡ شَتَّىٰۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٞ لَّا يَعۡقِلُونَ
مُّحَصَّنَةٍ — müstahkem
Onlar sizinle toplu olarak, ancak surla çevrilmiş kasabalar içinde veya duvarlar arkasından savaşı kabul edebilirler. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise serttir; onları birlik sanırsın, oysa kalbleri birbirinden ayrıdır. Bu, akletmeyen bir topluluk olmalarındandır
Haşr Suresi · Medeni
66:12
وَمَرۡيَمَ ٱبۡنَتَ عِمۡرَٰنَ ٱلَّتِيٓ أَحۡصَنَتۡ فَرۡجَهَا فَنَفَخۡنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتۡ بِكَلِمَٰتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِۦ وَكَانَتۡ مِنَ ٱلۡقَٰنِتِينَ
أَحْصَنَتْ — korumuştu
Mahrem yerini korumuş olan İmran kızı Meryem de bir misaldir. Ona ruhumuzdan üflemiştik; Rabbinin sözlerini ve kitablarını tasdik etmişti; o, Bize gönülden itaat edenlerdendi
Tahrîm Suresi · Medeni