تسع (tisʿa) kelimesi, dokuz sayısını ifade eder. Eril ve dişil formları vardır. Kur'an'da Musa'ya verilen dokuz mucize gibi bağlamlarda geçer. Bileşik sayılarda da kullanılır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
تِسْعَةٌ (tis'ah) ve تِسْعٌ (tis') kelimeleri, bir sayıyı, yani dokuzu ifade etmek için kullanılır. تِسْعَةٌ (tis'ah) eril (maskülen) isimler için, تِسْعٌ (tis') ise dişil (feminen) isimler için kullanılır. (Sihâh'a göre) İkincisi (yani تِسْعٌ), ت harfi fetha ile okunarak da yazılır ve Kur'an'ın 38. suresi olan Sâd Suresi'nin 22. ayetinde bir kıraate göre bu şekilde telaffuz edilir. (Beydâvî'ye göre, MF'ye göre) Örneğin, تِسْعَةُ رِجَالٍ (tis'atu ricâlin) [dokuz adam] ve تِسْعٌ نِسْوَةٍ (tis'u nisvetin) [dokuz kadın] dersiniz. (Kámoos'a göre) Sayının miktarını değil de, sayılan şeyleri ifade ettiğinde, تِسْعَةٌ (tis'ah) gayr-ı munsarif (çekimi eksik) bir isimdir, çünkü özel isim olarak kabul edilir. Bu durumda, تِسْعَةُ أَكْثَرُ مِنْ ثَمَانِيَةَ (tis'atu ekseru min semâniyete) [dokuz şey sekiz şeyden daha fazladır] dersiniz. (Tâcu'l-Arûs'a göre) Kur'an'ın 17. suresi olan İsrâ Suresi'nin 103. ayetinde şöyle buyrulur: وَ لَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى تِسْعَ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ (Ve lekad âteynâ Mûsâ tis'a âyâtin beyyinâtin) [Ve biz Musa'ya dokuz apaçık mucize verdik]. Bu genellikle, Musa'ya verilen ve Kámoos ile diğer eserlerde farklı şekillerde sayılan başlıca mucizeler olarak anlaşılır; ancak bazıları bunun şeriat hükümlerini ifade ettiğini düşünür. (Kámoos'a göre, Tâcu'l-Arûs'a göre) تِسْعَةَ عَشَرَ (tis'ate aşara) [ondokuz] eril için ve تِسْعَ عَشْرَةَ (tis'a aşrate) [ondokuz] dişil için kullanılır. Bu iki kelimenin her biri, her durumda fetha ile biter, çünkü bunlar tek bir isim olarak kabul edilen iki isimdir. (Tâcu'l-Arûs'a göre) Araplardan bazıları birincisini (eril olanı) تِسْعَةَ عْشَرَ (tis'ate 'aşara) şeklinde telaffuz ederler. İkincisi (dişil olanı) ise Hicaz lehçesinde [ve çoğu Arap'ın lehçesinde] bu şekilde telaffuz edilirken, Necid lehçesinde تِسْعَ عَشِرَةَ (tis'a aşirate) şeklinde telaffuz edilir. (Sihâh'ın 'aşara maddesinde) Kur'an'ın 74. suresi olan Müddessir Suresi'nin 30. ayetinde bazıları, تِسْعَةَ عَشَرَ (tis'ate aşara) yerine, tek bir kelime gibi olan bu tür bir sesli harf dizisinden hoşlanmadıkları için, ع harfini sakin yaparak تِسْعَةَ عْشَرَ (tis'ate 'aşara) şeklinde okurlar. (Beydâvî'ye göre, Tâcu'l-Arûs'a göre)