Kök Analizi
مكث

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

7 geçiş7 ayet6 Mekki · 1 Medeni3 türev/anlammkth
KÖK ANLAMI
Bir yerde durmak, beklemek veya oyalanmak anlamlarına gelir. Sabırla beklemek, bir yerde kalmak veya bir şeyi beklemek için durmak gibi durumları ifade eder.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
مَكَثَ fiili (muzari fiili يَمْكُثُ veya يَمْكُثُ şeklinde gelir), mastarları مَكْثٌ (ki bu kelimeyle مُكْثٌ ve مِكْثٌ eş anlamlıdır), مِكِّيثَى (es-Sıhâh ve el-Kâmûs sözlüklerine göre, خِصِّيصَى kelimesi gibi), مِكِّيثَآءُ (خِصِّيصَآءُ kelimesi gibi), مَكَثٌ, مُكُوثٌ, مُكْثَانٌ (el-Kâmûs sözlüğüne göre), مَكَاثٌ ve مَكَاثَةٌ (ki bu sonuncusu مَكُثَ fiilinin mastarıdır) şeklindedir (Tâcu'l-Arûs'a göre). Bu fiil, 'bekledi', 'bekleyip durdu', 'sabretti ve bekledi' anlamlarına gelir (es-Sıhâh ve el-Kâmûs sözlüklerine göre). Veya 'bekleyerek durdu', 'bir yerde oyalandı', 'bekledi', 'kaldı', 'bekleyiş içinde durakladı' anlamlarına gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre). Benzer şekilde, 'oyalandı', 'bekledi', 'kaldı', 'bekleyiş içinde durakladı' anlamlarını da taşır (es-Sıhâh ve el-Kâmûs sözlüklerine göre).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
7 / 7 ayet
13:17
أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَسَالَتۡ أَوۡدِيَةُۢ بِقَدَرِهَا فَٱحۡتَمَلَ ٱلسَّيۡلُ زَبَدٗا رَّابِيٗاۖ وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيۡهِ فِي ٱلنَّارِ ٱبۡتِغَآءَ حِلۡيَةٍ أَوۡ مَتَٰعٖ زَبَدٞ مِّثۡلُهُۥۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡحَقَّ وَٱلۡبَٰطِلَۚ فَأَمَّا ٱلزَّبَدُ فَيَذۡهَبُ جُفَآءٗۖ وَأَمَّا مَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ فَيَمۡكُثُ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡأَمۡثَالَ
فَيَمْكُثُ — kalır
Allah gökten su indirir, dereler onunla dolar taşar. Sel, üste çıkan köpüğü alır götürür. Süslenmek veya faydalanmak için ateşte erittiklerinizin üzerinde de buna benzer bir köpük vardır. Allah, hak ve batıl için şöyle misal verir: Köpük uçup gider, insanlara fayda veren ise yerde kalır. Allah bunun gibi daha nice misaller verir
Ra'd Suresi · Medeni
17:106
وَقُرۡءَانٗا فَرَقۡنَٰهُ لِتَقۡرَأَهُۥ عَلَى ٱلنَّاسِ عَلَىٰ مُكۡثٖ وَنَزَّلۡنَٰهُ تَنزِيلٗا
مُكْثٍ — intervals
Kuran'ı, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onu gerektikçe indirdik
Isra Suresi · Mekki
18:3
مَّـٰكِثِينَ فِيهِ أَبَدٗا
مَّٰكِثِينَ — kalacaklardır
Onlar sürekli olarak o mükafat içinde bulunacaklardır.
Kahf Suresi · Mekki
20:10
إِذۡ رَءَا نَارٗا فَقَالَ لِأَهۡلِهِ ٱمۡكُثُوٓاْ إِنِّيٓ ءَانَسۡتُ نَارٗا لَّعَلِّيٓ ءَاتِيكُم مِّنۡهَا بِقَبَسٍ أَوۡ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدٗى
ٱمْكُثُوٓا۟ — siz durun
O, bir ateş görmüştü de, ailesine: "Durun, ben bir ateş gördüm, ya ondan size bir kor getirir, ya da ateşin yanında bir yol gösteren bulurum" demişti
Taha Suresi · Mekki
27:22
فَمَكَثَ غَيۡرَ بَعِيدٖ فَقَالَ أَحَطتُ بِمَا لَمۡ تُحِطۡ بِهِۦ وَجِئۡتُكَ مِن سَبَإِۭ بِنَبَإٖ يَقِينٍ
فَمَكَثَ — geldi
Çok geçmeden (hüdhüd) geldi: "Ben, dedi, senin görmediğin bir şey gördüm ve Seba'dan sana gerçek bir haber getirdim.
Naml Suresi · Mekki
28:29
۞فَلَمَّا قَضَىٰ مُوسَى ٱلۡأَجَلَ وَسَارَ بِأَهۡلِهِۦٓ ءَانَسَ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ نَارٗاۖ قَالَ لِأَهۡلِهِ ٱمۡكُثُوٓاْ إِنِّيٓ ءَانَسۡتُ نَارٗا لَّعَلِّيٓ ءَاتِيكُم مِّنۡهَا بِخَبَرٍ أَوۡ جَذۡوَةٖ مِّنَ ٱلنَّارِ لَعَلَّكُمۡ تَصۡطَلُونَ
ٱمْكُثُوٓا۟ — siz durun
Musa süreyi doldurunca, ailesiyle birlikte yola çıktı. Tur tarafından bir ateş gördü. Ailesine: "Durunuz, ben bir ateş gördüm; belki oradan size bir haber yahut tutuşmuş bir odun getiririm de ısınabilirsiniz" dedi
Qasas Suresi · Mekki
43:77
وَنَادَوۡاْ يَٰمَٰلِكُ لِيَقۡضِ عَلَيۡنَا رَبُّكَۖ قَالَ إِنَّكُم مَّـٰكِثُونَ
مَّٰكِثُونَ — kalacaksınız
Cehennemde şöyle seslenilir: "Ey Nöbetçi! Rabbin hiç değilse canımızı alsın." Nöbetçi: "Siz böyle kalacaksınız" der
Zukhruf Suresi · Mekki