Kök Analizi
فهم

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

1 geçiş1 ayet1 Mekki · 0 Medeni1 türev/anlamfhm
KÖK ANLAMI
فهم (fhm) kelimesi, bir şeyi zihinle kavramak, anlamak ve idrak etmek demektir. Bir bilginin veya sözün manasını kalben bilmek ve kavramak anlamında kullanılır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
فَهِمَهُ fiili, muzari fiili فَهَمَ şeklindedir. Mastarları ise فَهْمٌ (es-Sıhâh, el-Misbâhu'l-Münîr, el-Kâmûs ve diğer kaynaklara göre) ve فَهَمٌ (el-Misbâhu'l-Münîr, el-Kâmûs'a göre) şeklindedir. فَهَمٌ mastarı daha fasih (daha doğru) kabul edilir (el-Kâmûs'a göre), ancak فَهْمٌ mastarı daha yaygın kullanılan bir lehçe varyantıdır veya bazılarına göre mastar olarak kullanılan bir isimdir (el-Misbâhu'l-Münîr'e göre). Diğer mastarları ise فَهَامِيَةٌ (es-Sıhâh, el-Kâmûs'a göre), فَهَامَةٌ ve فِهَامَةٌ (el-Kâmûs'a göre) şeklindedir. Bu fiil, 'onu anladı' veya 'zihniyle bildi'; 'anlamını kavradı' demektir. Eş anlamlıları عَقَلَهُ (el-Cevherî'nin es-Sıhâh'ına göre) ve عَلِمَهُ (es-Sıhâh, el-Misbâhu'l-Münîr, el-Kâmûs'a göre) ile عَرَفَهُ بِالقَلْبِ (kalbiyle bildi) (el-Kâmûs'a göre) fiilleridir. Ayrıca فَهِمَ عَنْهُ ifadesi, '[o başkasının] ne dediğini anladı' anlamına gelir (Esâsu'l-Belâga'da خرس maddesinde ve diğer kaynaklarda belirtilmiştir). [Aşağıdaki فَهْمٌ maddesine de bakınız.] فَهُمَ fiili ise 'çok anlayışlı' anlamına gelen فَهِيم vasfına sahip oldu veya öyle oldu demektir. Bu fiil, 'çok bilgili' anlamına gelen عَلِيم vasfına sahip oldu veya öyle oldu anlamına gelen عَلُمَ fiiline benzer (Tâcu'l-Arûs'a göre).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
1 / 1 ayet
21:79
فَفَهَّمۡنَٰهَا سُلَيۡمَٰنَۚ وَكُلًّا ءَاتَيۡنَا حُكۡمٗا وَعِلۡمٗاۚ وَسَخَّرۡنَا مَعَ دَاوُۥدَ ٱلۡجِبَالَ يُسَبِّحۡنَ وَٱلطَّيۡرَۚ وَكُنَّا فَٰعِلِينَ
فَفَهَّمْنَٰهَا — onu bellettik
Süleyman'a bu meselenin hükmünü bildirmiştik; her birine hüküm ve ilim verdik. Davud ile beraber tesbih etsinler diye dağları ve kuşları buyruk altına aldık. Bunları Biz yapmıştık
Anbya Suresi · Mekki