Kök Analizi
غوط

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

2 geçiş2 ayet0 Mekki · 2 Medeni1 türev/anlamgwT
KÖK ANLAMI
غائط (ğâit), başlangıçta geniş, çukur bir araziyi ifade eder.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
Gâit (غَائِطٌ): 1. Geniş, çukur bir arazi parçası veya yer anlamına gelir. İbn Şümeyl'e (İbn Şümeyl'e göre), es-Sıhâh sözlüğüne göre, el-Kâmûs sözlüğüne göre ve el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre bu tanım geçerlidir. Ancak İbn Şümeyl'e göre çok derin bir çukur değildir ve bazı durumlarda etrafında yokuşlar bulunur. Ebû Hanîfe'ye göre bazen bir fersah (yaklaşık 5-6 km) genişliğinde olabilir ve içinde çayırlar bulunabilir. Gâit (غَائِطٌ) ve gavt (غَوْطٌ) aynı anlama gelir. Ancak İbn Düreyd'e (İbn Düreyd'e göre) ve el-Kâmûs sözlüğüne göre gavt (غَوْطٌ), gâit'ten (غَائِطٌ) daha çukurdur. Tâcu'l-Arûs'a göre (en kapsamlı kaynak) gâit (غَائِطٌ) aynı zamanda vadi anlamına da gelir. Azlık çoğulu (cem-i kıllet) ağvât (أَغْوَاطٌ) şeklindedir (es-Sıhâh sözlüğüne göre, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre, el-Kâmûs sözlüğüne göre). İbn Berri'ye (İbn Berri'ye göre) göre ise bu, gavt'ın (غَوْطٌ) çoğuludur. Çokluk çoğulu (cem-i kesret) gîtân (غِيطَانٌ) şeklindedir (es-Sıhâh sözlüğüne göre, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre, el-Kâmûs sözlüğüne göre). İbn Berri'ye göre bu, her iki tekilin (gâit ve gavt) çoğuludur. Diğer çoğul biçimleri gût (غُوطٌ) (es-Sıhâh sözlüğüne göre, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre, el-Kâmûs sözlüğüne göre) ve gıyât (غِيَاطٌ) (el-Kâmûs sözlüğüne göre) şeklindedir. 2. Bu kelimeden türeyen mecazi anlam şudur: Hacet giderme (tuvalet) yeri. Çünkü insanlar genellikle gizlenebilecekleri çukur yerlerde hacet giderirlerdi (es-Sıhâh sözlüğüne göre, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre, Tâcu'l-Arûs'a göre). Kur'an-ı Kerim'de [Nisa Suresi 43. ayet veya Maide Suresi 6. ayet] olağan dışı bir kıraatte (okunuşta) gayt (غَيْط) şeklinde yazılmıştır. Bu kelime günümüzde yaygın olarak bahçe anlamına gelse de, burada özel bir yer (tuvalet yeri) anlamına gelir. Bu kelimenin asıl şekli gayvit (غَيْوِط) olabilir, sonra gayyit (غَيِّط) ve ardından gayt (غَيْط) şeklinde kısaltılmıştır. Veya Ebu'l-Hasan'a göre (Ebu'l-Hasan'a göre) 'yâ' (ى) harfi aslında 'vâv' (و) harfi olabilir, çünkü bu iki harf bu durumda birbirinin yerine kullanılabilir. 3. 'Ete'l-gâita' (أَتَى الغَائِطَ) (es-Sıhâh sözlüğüne göre, Tâcu'l-Arûs'a göre) ve 'darabe'l-gâita' (ضَرَبَ الغَائِطَ) (Tâcu'l-Arûs'a göre) ifadeleri mecazi olarak "hacetini giderdi" (es-Sıhâh sözlüğüne göre, Tâcu'l-Arûs'a göre) veya "dışkısını boşalttı" (Tâcu'l-Arûs'a göre) anlamına gelir. 4. Bu kelimeden türeyen diğer bir mecazi anlam ise insan dışkısı veya necasetidir (es-Sıhâh sözlüğüne göre, el-Kâmûs sözlüğüne göre, Tâcu'l-Arûs'a göre). Bunun nedeni, insanların dışkılarını gâit denilen çukur yerlere atmaları veya hacet gidermek için oraya gitmeleriydi (Tâcu'l-Arûs'a göre).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
2 / 2 ayet
4:43
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَقۡرَبُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنتُمۡ سُكَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَعۡلَمُواْ مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا إِلَّا عَابِرِي سَبِيلٍ حَتَّىٰ تَغۡتَسِلُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا
ٱلْغَآئِطِ — helâ
Ey İnananlar! Sarhoşken, ne dediğinizi bilene kadar, cünübken, yolcu olan müstesna gusledene kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz yahut biriniz ayak yolundan gelmişseniz veya kadınlara yaklaşmışsanız ve bu durumlarda su bulamamışsanız tertemiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah affeder ve bağışlar
Nisa Suresi · Medeni
5:6
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا قُمۡتُمۡ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغۡسِلُواْ وُجُوهَكُمۡ وَأَيۡدِيَكُمۡ إِلَى ٱلۡمَرَافِقِ وَٱمۡسَحُواْ بِرُءُوسِكُمۡ وَأَرۡجُلَكُمۡ إِلَى ٱلۡكَعۡبَيۡنِۚ وَإِن كُنتُمۡ جُنُبٗا فَٱطَّهَّرُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُم مِّنۡهُۚ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجۡعَلَ عَلَيۡكُم مِّنۡ حَرَجٖ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمۡ وَلِيُتِمَّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
ٱلْغَآئِطِ — helâ
Ey İnananlar! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, -başlarınızı meshedip- topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz yıkanıp temizlenin; şayet hasta veya yolculukta iseniz veya ayak yolundan gelmişseniz yahut kadınlara yaklaşmışsanız ve su bulamamışsanız temiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinizi, ellerinizi onunla meshedin. Allah sizi zorlamak istemez, Allah sizi arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz
Ma'idah Suresi · Medeni