Kök Analizi
عيب

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

1 geçiş1 ayet1 Mekki · 0 Medeni1 türev/anlamEyb
KÖK ANLAMI
عَيْب (Eyb), bir kusur, hata, eksiklik veya ayıptır. İnsanlarda veya herhangi bir şeyde görülebilen bir bozukluk, noksanlık veya lekedir. Çoğulu عُيُوبٌ (uyûb) ve أَعْيَابٌ (a'yâb) olarak gelir.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
عَيْبٌ (ayb) kelimesi, es-Sıhâh, Esâsu'l-Belâga, el-Kâmûs ve el-Misbâhu'l-Münîr sözlüklerine göre, aslında bir mastar (fiilin isim hali) olup, basit bir isim olarak da kullanılır. Aynı zamanda es-Sıhâh, el-Kâmûs ve el-Misbâhu'l-Münîr sözlüklerine göre mastar olan عَيْبٌ, es-Sıhâh ve el-Kâmûs sözlüklerine göre مَعَابٌ (ma'âb) ve مَعَابَةٌ (ma'âbeh) kelimeleriyle eş anlamlıdır. Bu kelimeler, bir insanda veya herhangi bir hayvanda bulunan bir kusuru, ayıbı, eksikliği, bozukluğu, noksanlığı veya bir şeyi ifade eder. Esâsu'l-Belâga ve el-Kâmûs sözlüklerine göre وَصْمَةٌ (vasma) ve Tâcu'l-Arûs'a göre نَقِيصَةٌ (nakîsa) kelimeleriyle eş anlamlıdır. Farsçada ise آهُو (âhu) kelimesiyle karşılanır (PS sözlüğüne göre). Veya مَعَابٌ ve مَعَابَةٌ kelimeleri, bir kusur veya ayıp yeri anlamına gelir; yani bir kusur bulma veya ayıplama gerekçesi olarak anlaşılabilir. مَا فِيهِ عَيْبٌ (mâ fîhi ayb) veya مَا فِيهِ مَعَابٌ (mâ fîhi ma'âb) ifadeleri, "onda bir kusur veya kusur yeri yoktur" anlamına gelir. Harîrî'nin 475. sayfasında açıklandığı gibi, مَعَابٌ ve مَعَابَةٌ kelimeleri, bir kusur bulma, kınama, azarlama veya ayıplama sebebi olan bir şeyi ifade eder; tıpkı مَذَمَّةٌ (mezemme) kelimesi gibi. Üç harfli fiillerden türeyen مَفْعَل (maf'al) vezni, كَالَ (kâle) fiilinin muzari fiili يَكِيلُ (yekîlu) gibi, bir isim (veya yer ismi) olarak kullanıldığında kesra (i sesi) ile (مَفْعِل) gelirken, mastar olarak kullanıldığında fetha (a sesi) ile (مَفْعَل) gelir. Ancak her iki durumda da fetha veya kesra kullanmak caizdir, çünkü Araplar مَسَارٌ (mesâr) ve مَسِيرٌ (mesîr), مَعَاشٌ (me'âş) ve مَعِيشٌ (me'îş) kelimelerini kullanırlar. عَيْبٌ kelimesinin çoğulu عُيُوبٌ (uyûb) (es-Sıhâh, Esâsu'l-Belâga, el-Kâmûs ve el-Misbâhu'l-Münîr sözlüklerine göre) ve أَعْيَابٌ (a'yâb) (Sa'leb ve Tâcu'l-Arûs'a göre) şeklindedir. مَعَايِبُ (me'âyib) kelimesi ise عُيُوبٌ ile eş anlamlıdır (es-Sıhâh ve el-Kâmûs sözlüklerine göre); bu kelime مَعَابٌ veya مَعَابَةٌ kelimelerinin çoğulu olabileceği gibi, شَيْنٌ (şeyn) kelimesinin çoğulu olan مَشَايِنُ (meşâyin) gibi, عَيْبٌ kelimesinin anormal bir çoğulu da olabilir.
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
1 / 1 ayet
18:79
أَمَّا ٱلسَّفِينَةُ فَكَانَتۡ لِمَسَٰكِينَ يَعۡمَلُونَ فِي ٱلۡبَحۡرِ فَأَرَدتُّ أَنۡ أَعِيبَهَا وَكَانَ وَرَآءَهُم مَّلِكٞ يَأۡخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصۡبٗا
أَعِيبَهَا — onu kusurlu yapmak
Gemi, denizde çalışan birkaç yoksula aitti; onu kusurlu kılmak istedim, çünkü peşlerinde her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı
Kahf Suresi · Mekki