Kök Analizi
ضمر

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

1 geçiş1 ayet0 Mekki · 1 Medeni1 türev/anlamDmr
KÖK ANLAMI
ضمر (Dmr) kökü, gözden kaybolan, gizlenen veya geri dönmesi umulmayan şeyleri ifade eder. Bir vadi, umutsuz mal veya ödenmesi beklenmeyen borç gibi anlamlara gelir.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
ضِمَارٌ: Bir yer veya bir vadi ki, içinde yolculuk yapanı gizleyecek kadar çukur ve alçaktır. (O.) [Kámoos'a göre, الضِّمَارُ “Bir yer”dir; yani belirli bir yerin adıdır.] مَالٌ ضِمَارٌ: Geri dönmesi umulmayan maldır. (K.) Veya geri dönmesi umulmayan kayıp maldır. (Ebû Ubeyd, Mısbâh, Tâcu'l-Arûs.) Kayıp değilse, bu şekilde adlandırılmaz. (Ebû Ubeyd, Tâcu'l-Arûs.) دَيْنٌ ضِمَارٌ: Ödenmesi umulmayan bir borçtur. (Sihâh.) Veya ödenmesi için belirli bir süre tayin edilmemiş bir borçtur. (Kámoos, Tâcu'l-Arûs.) عَطَآءٌ ضِمَارٌ: Umulmayan bir hediyedir. (A.) وَعْدٌ ضِمَارٌ (Sihâh) ve عِدَةٌ ضِمَارٌ (A, K, [Kámoos'un bazı nüshalarında ve Tâcu'l-Arûs'ta geçen مِنَ العَذَابِ ifadesi, diğer nüshalarda ve Tâcu'l-Arûs'ta مِنَ العِدَاتِ şeklinde yanlış yazılmıştır; Tâcu'l-Arûs'ta ayrıca عِدَات kelimesinin وَعْدٌ ile eş anlamlı olan عِدَةٌ kelimesinin çoğulu olduğu belirtilmiştir]): Yerine getirilmesi umulmayan bir sözdür. (Sihâh, A.) Veya yerine getirilmesi geciktirilen bir sözdür. (Kámoos.) ضِمَارٌ ayrıca, güvenilmeyen veya emin olunmayan herhangi bir şeyi ifade eder. (Sihâh.) Ve bir alacaklının ödemesini gelecekteki bir zamana ertelediği bir borç; veya ödemesi belirli bir zamana ertelenen vadeli bir satış; veya bir borcun veya satılan bir şeyin fiyatının ödeme zamanının ertelenmesi veya geciktirilmesi; نَسِيْئَةٌ ile eş anlamlıdır. (Ferrâ, Tâcu'l-Arûs.) Ayrıca görünmeyen, belirgin olmayan; عِيَانٌ kelimesinin zıttıdır. (Kámoos.) Bir şair, bir adamı eleştirirken şöyle der: وَعَيْنُهُ كَالكَالِئِ الضِّمَارِ [Ve onun şimdiki hediyesi, alacaklının ertelediği görünmeyen borç gibi, umulmayan bir şeydir.] Yani, onun şimdiki hediyesi, umulmayan kayıp gibidir. (Tâcu'l-Arûs.) ذَهَبُوا بِمَالِى ضِمَارًا ifadesi, malımı kumarla aldılar anlamına gelir. (Ferrâ, Tâcu'l-Arûs.) Ayrıca, Abbâs İbn-Mirdâs tarafından tapılan belirli bir puttur. (O, Kámoos, Tâcu'l-Arûs. [Kámoos'ta el takısıyla (ال) olduğu ima edilse de, O ve Tâcu'l-Arûs'a göre böyle değildir.])
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
1 / 1 ayet
22:27
وَأَذِّن فِي ٱلنَّاسِ بِٱلۡحَجِّ يَأۡتُوكَ رِجَالٗا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٖ يَأۡتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٖ
ضَامِرٍ — yorgun deve
İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya binekler üstünde uzak yollardan sana gelsinler
Hajj Suresi · Medeni