Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.
2 geçiş2 ayet2 Mekki · 0 Medeni2 türev/anlamsbg
KÖK ANLAMI
Bu kök, bir şeyin eksiksiz, tam, bol veya uzun olmasını ifade eder. Özellikle zırh, kuyruk, kova gibi nesneler için kullanılır. Nimetin bol ve eksiksiz olması gibi mecazi anlamları da vardır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
سَابِغٌ (sâbiğ) kelimesi, herhangi bir şey için kullanıldığında (Cevherî'nin es-Sıhâh'ına ve el-Kâmûs'a göre), eksiksiz, tam, bol veya noksansız anlamına gelir (es-Sıhâh'a ve Tâcu'l-Arûs'a göre). Aynı zamanda uzun anlamına da gelir (el-Kâmûs'a göre). Örneğin, دِرْعٌ سَابِغَةٌ (dir'un sâbiğa) ifadesi, geniş veya bol (es-Sıhâh'a, el-Kâmûs'a ve Tâcu'l-Arûs'a göre) ve uzun (el-Kâmûs'a ve Tâcu'l-Arûs'a göre) bir zırhı tanımlar. Veya uzunluğu ve bolluğu nedeniyle yerde sürüklenen ya da kişinin ayak bileklerine kadar inen bir zırh anlamına gelir. Bu kelimenin çoğulu سَوَابِغُ (sevâbiğ)'dir (Tâcu'l-Arûs'a göre). Yine, ذَنَبٌ سَابِغٌ (zenebun sâbiğ) tam, eksiksiz veya bol bir kuyruk demektir (es-Sıhâh'a göre). دَلْوٌ سَابِغَةٌ (delvun sâbiğa) ise mecazi olarak uzun bir deri kova anlamına gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre). نَاقَةٌ سَابِغَةُ الضَّرْعِ (nâkatun sâbiğatu'd-dar') ifadesi, memesi tam veya noksansız bir dişi deveyi (el-Lihyânî'ye göre ve el-Kâmûs'ta Tâcu'l-Arûs'a göre de böyledir) veya سَابِغَةُ الضُّلُوعِ (sâbiğatu'd-dulû') ifadesi, kaburgaları noksansız ve uzun olan bir deveyi tanımlar (el-Kâmûs'un bazı nüshalarında böyledir). عَجِيزَةٌ سَابِغَةٌ (acîzetun sâbiğa) ve أَلْيَةٌ سَابِغَةٌ (elyetun sâbiğa) (el-Misbâhu'l-Münîr'e ve el-Kâmûs'a göre) benzer şekilde (el-Kâmûs'a göre) mecazi olarak uzun bir kalça anlamına gelir (el-Misbâhu'l-Münîr'e ve Tâcu'l-Arûs'a göre). رَجُلٌ سَابِغُ الأَلْيَتَيْنِ (raculun sâbiğu'l-elyeteyn) ise varsayılan mecazi anlamda kalçaları büyük bir adam demektir (Tâcu'l-Arûs'a göre). فَحْلٌ سَابِغٌ (fah'lun sâbiğ) mecazi olarak uzun cinsel organa sahip bir aygır anlamına gelir (es-Sıhâh'a, el-Kâmûs'a ve Tâcu'l-Arûs'a göre); bunun zıttı كَمِشٌ (kemiş) olarak adlandırılır (es-Sıhâh'a ve Tâcu'l-Arûs'a göre). لِثَةٌ سَابِغَةٌ (lisetun sâbiğa) ise mecazi olarak çirkin veya kötü bir diş eti anlamına gelir (el-Lihyânî'ye, el-Kâmûs'a ve Tâcu'l-Arûs'a göre). Ayrıca, مَطْرَةٌ سَابِغَةٌ (matratun sâbiğa) mecazi olarak bol bir yağmur anlamına gelir (el-Kâmûs'a ve Tâcu'l-Arûs'a göre). Ve نِعْمَةٌ سَابِغَةٌ (ni'metun sâbiğa) mecazi olarak eksiksiz, tam veya bol bir nimet veya lütuf anlamına gelir (el-Kâmûs'a ve Tâcu'l-Arûs'a göre). Daha fazla bilgi için تَسْبِغَةٌ (tesbiğa) kelimesine bakınız.
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.