Kök Analizi
زلق

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

2 geçiş2 ayet2 Mekki · 0 Medeni2 türev/anlamzlq
KÖK ANLAMI
Bu kök, bir yerden kaymak, ayağın kayması veya bir şeyi yerinden oynatmak anlamlarına gelir. Ayrıca, bir yerden tiksinip ayrılmak ve başı tıraş etmek gibi farklı kullanımları da vardır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
1. زَلِقَ (muzari fiil: زَلَقَ, mastar: زَلَقٌ) ve زَلَقَ (muzari fiil: زَلُقَ, mastar: زَلْقٌ): Kaydı; zelle fiili ile eş anlamlıdır (Kámoos'a göre, Tâcu'l-Arûs'a göre). Kámoos'un bazı nüshalarında bunun yerine yanlışlıkla ذَلَّ yazılmıştır (Tâcu'l-Arûs'a göre. Ayrıca 5. maddeye bakınız). زَلِقَتْ رِجْلُهُ (Sihâh'a göre) veya القَدَمُ (Mısbâh'a göre), muzari fiil: زَلَقَ, mastar: زَلَقٌ: Ayağı kaydı (Sihâh'a göre) veya yerinde sağlam durmadı, sabit kalmadı (Mısbâh'a göre). Birincisi ayrıca bir ok için de kullanılır [muhtemelen yerde kaydı anlamında], tıpkı زَهِقَ (bakınız) gibi (Cevherî'nin 'zeheka' maddesinde). -b2. زَلِقَ بِمَكَانِهِ ve زَلَقَ: Yerinden tiksindi veya hoşlanmadı ve oradan ayrıldı, uzaklaştı, çekildi (Kámoos'a göre, Tâcu'l-Arûs'a göre). -b3. زَلَقَتْ (dişi deve için söylendiğinde): Hızlı veya çabuk oldu. (Okyanus, Tâcu'l-Arûs'a göre). -A2. زَلَقَهُ: 4. maddeye bakınız. -b2. زَلَقَهُ عَنْ مَكَانِهِ, muzari fiil: زَلِقَ, mastar: زَلْقٌ: Onu yerinden uzaklaştırdı (Kámoos'a göre, Tâcu'l-Arûs'a göre). Buradan hareketle, Ebu Cafer ve Nâfi'nin [Kur'an 68:51'deki] okuyuşu şöyledir: وَإِنْ يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا لَيَزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ, yani [Ve gerçekten de inkâr edenler neredeyse] seni düşmanlıklarından dolayı Allah'ın seni yerleştirdiği makamından uzaklaştırmak için kötü gözleriyle sana nazar değdirecekler (Tâcu'l-Arûs'a göre. [Veya bu okuyuş, yaygın okuyuşla uyumlu olarak da yorumlanabilir: 4. maddeye bakınız]). -b3. زَلَقَ رَأْسَهُ (Sihâh'a göre, Kámoos'a göre), muzari fiil: زَلِقَ, mastar: زَلْقٌ: Başını tıraş etti; aynı şekilde زَلَّقَهُ ve ازلقه (Sihâh'a göre, Kámoos'a göre), mastar: تَزْلِيقٌ (Sihâh'a göre): İbn Berri der ki, Ali İbn Hamza'ya göre bu sadece ب harfiyle زَبَقَهُ'dur; ve الزَّبْقُ yolmak anlamına gelir, tıraş etmek değil: ancak Ferrâ'ya göre, başını tıraş eden kişi için قد زلقه [teşdidsiz mi teşdidli mi olduğu belirtilmemiş] ve ازلقه denir (Tâcu'l-Arûs'a göre).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
2 / 2 ayet
18:40
فَعَسَىٰ رَبِّيٓ أَن يُؤۡتِيَنِ خَيۡرٗا مِّن جَنَّتِكَ وَيُرۡسِلَ عَلَيۡهَا حُسۡبَانٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَتُصۡبِحَ صَعِيدٗا زَلَقًا
زَلَقًا — kupkuru bir toprak
Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verebilir. Ve o(senin bağı)nın üzerine de gökten bir hesap görme afeti gönderir de bağın kupkuru bir toprak kesilir.
Kahf Suresi · Mekki
68:51
وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَيُزۡلِقُونَكَ بِأَبۡصَٰرِهِمۡ لَمَّا سَمِعُواْ ٱلذِّكۡرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجۡنُونٞ
لَيُزْلِقُونَكَ — seni devireceklerdi
O inkar edenler Zikr(Kur'an)'ı işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. "O mecnundur" diyorlardı.
Qalam Suresi · Mekki