Kök Analizi
ركم

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

3 geçiş3 ayet1 Mekki · 2 Medeni3 türev/anlamrkm
KÖK ANLAMI
Bir şeyin üst üste yığılması, birikmesi veya toplanması anlamına gelir. Bulutların veya işlerin yığılması gibi durumları ifade eder. Ayrıca devenin etlenip semirmesi için de kullanılır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
تراكم (terâkume) fiili, bir şeyin üst üste yığılması, birikmesi veya toplanması anlamına gelir. Yani, bir kısmının diğerinin üzerine gelmesiyle bir araya gelmesidir (Sihâh'a göre, Kâmûs'a göre, Tâcu'l-Arûs'a göre). Örneğin, تراكم السَّحَابُ (terâkume's-sahâbu) denildiğinde, bulutların üst üste yığıldığı veya biriktiği kastedilir; bu ifade تراكب (terâkube) fiiliyle de aynı anlamda kullanılır (Tâcu'l-Arûs'a göre, ركب maddesinde). Yine, تراكم لَحْمُ النَّاقَةِ (terâkume lahmu'n-nâkati) ifadesi, dişi devenin etinin birikmesi, yani devenin semizlemesi anlamına gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre). Mecazi olarak, تراكمت الظَّلْمَةُ (terâkume'tiz-zulmetu) denildiğinde, karanlığın yoğunlaşması veya koyulaşması kastedilir; zira Araplar koyu karanlığı "üst üste binmiş karanlıklar" olarak nitelendirirler (Kur'an 24:40'a bakınız). Ayrıca, تراكمت الأَشْغَالُ (terâkume'l-eşgâlu) ifadesi de mecazi olarak, işlerin birikmesi veya yığılması anlamına gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
3 / 3 ayet
8:37
لِيَمِيزَ ٱللَّهُ ٱلۡخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَيَجۡعَلَ ٱلۡخَبِيثَ بَعۡضَهُۥ عَلَىٰ بَعۡضٖ فَيَرۡكُمَهُۥ جَمِيعٗا فَيَجۡعَلَهُۥ فِي جَهَنَّمَۚ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ
فَيَرْكُمَهُۥ — yığsın da
(Sürüleceklerdir) Ki, Allah, murdarı temizden ayıklasın ve bütün murdarları birbiri üzerine koyup yığsın da hepsini cehenneme atsın. İşte ziyana uğrayanlar onlardır.
Anfal Suresi · Medeni
24:43
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزۡجِي سَحَابٗا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيۡنَهُۥ ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ رُكَامٗا فَتَرَى ٱلۡوَدۡقَ يَخۡرُجُ مِنۡ خِلَٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٖ فِيهَا مِنۢ بَرَدٖ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصۡرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُۖ يَكَادُ سَنَا بَرۡقِهِۦ يَذۡهَبُ بِٱلۡأَبۡصَٰرِ
رُكَامًا — birbiri üstüne
Bilmez misiniz ki, Allah bulutları sürer, sonra onları bir araya getirir; üstüste yığar, sen de onların arasından yağmur yağdığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir, dilediğini ona uğratır, dilediğinden de uzak tutar. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri alır
Nur Suresi · Medeni
52:44
وَإِن يَرَوۡاْ كِسۡفٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ سَاقِطٗا يَقُولُواْ سَحَابٞ مَّرۡكُومٞ
مَّرْكُومٌ — üst üste yığılmış
Gökten azap olarak düşen bir parça görseler: "Bulut kümesidir" derler
Tur Suresi · Mekki