Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.
3 geçiş3 ayet3 Mekki · 0 Medeni1 türev/anlamHdq
KÖK ANLAMI
حدق (Hdq) kökü, gözün siyah kısmını, yani göz bebeğini ifade eder. Genellikle gözün ortasındaki yuvarlak, siyah kısmı için kullanılır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
حَدَقَةٌ (hadaka) kelimesi (es-Sıhâh, el-Misbâhu'l-Münîr, el-Kâmûs ve diğer kaynaklara göre) ve حَدَق (hadak) kelimesi (el-Kâmûs'a göre) —ancak İbnu Durayd bunun doğruluğundan şüphe duyar (Tâcu'l-Arûs'a göre)— gözün siyah kısmıdır (İbnu Durayd, el-Misbâhu'l-Münîr, el-Kâmûs'a göre). Yani, gözün ortasındaki yuvarlak kısımdır (Tâcu'l-Arûs'a göre). Gözün daha büyük olan siyah kısmıdır (es-Sıhâh, Tâcu'l-Arûs'a göre). Daha küçük olan kısım ise نَاظِر (nâzır) yani göz bebeğidir. Onda إِنْسَانُ العَيْنِ (insânu'l-ayn) denilen kısım bulunur, çünkü o bir ayna gibidir; karşısına geçen kişi kendi görüntüsünü onda görür (Tâcu'l-Arûs'a göre). Gözün beyaz kısmıyla çevrili olan, yani irisi ve gözün ön odacığının tamamını içeren kısımdır. Gözün beyazının ortasında bulunan şeydir (Zeccâc'ın "Halku'l-İnsân" adlı eserinde). Veya bazılarına göre, dıştan gözün siyahı, içten ise خَرَزَة (haraza) yani merceğidir (Tâcu'l-Arûs'a göre). Bazen de mutlak olarak göz anlamında kullanılır; örneğin ذَابَ (zâbe) maddesinde geçen bir ifadede olduğu gibi. Çoğulu حَدَق (hadak) (es-Sıhâh, el-Misbâhu'l-Münîr, el-Kâmûs'a göre) —daha doğrusu bu bir topluluk ismidir— ve أَحْدَاقٌ (ahdâk) (azlık çoğulu) (el-Kâmûs'a göre) ile حَدَقَاتٌ (hadakât) (el-Misbâhu'l-Münîr'e göre) ve حِدَاقٌ (hidâk)'tır (es-Sıhâh, el-Misbâhu'l-Münîr, el-Kâmûs'a göre). Sonuncusu olan حِدَاقٌ kelimesini Ebû Zueyb, حَدَقَة (hadaka) ile onu çevreleyen kısım için kullanmıştır (Tâcu'l-Arûs'a göre). Buradan hareketle, تَكَلَّمْتُ عَلَى القَوْمِ (tekellemtu ale'l-kavmi) ifadesi, "Halk veya topluluk bana bakarken konuştum" anlamına gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre). رُمَاةُ حَدَقِ (rumâtu hadaki) ifadesi ise, "Atışta veya okçulukta hedefi vuranlar" anlamına gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre). نَزَلُوا فِى مِثْلِ حَدَقَةِ البَعِيرِ (nezalû fî misli hadakati'l-ba'îr) ifadesi (mecazi anlamda), "Otlağı bol bir yere indiler veya yerleştiler" demektir. Bu, devenin حدقة (hadaka)'sına benzetilmiştir, çünkü devenin gözü bol nemle beslenir (Tâcu'l-Arûs'a göre, bir hadisten alıntıdır).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.