Kök Analizi
بسم

kökünün Kur'an'daki kullanımı

Bu sayfa, bu kökten türeyen tüm kelimeleri, geçtiği ayetleri ve taşıdığı anlam yelpazesini bir arada gösterir — kökün Kur'an genelindeki kullanım haritası.

1 geçiş1 ayet1 Mekki · 0 Medeni1 türev/anlambsm
KÖK ANLAMI
بسم (beseme) gülümsemek, tebessüm etmek demektir. Kahkahadan daha hafif, sessiz ve güzel bir gülüştür. Peygamberlerin gülüşünün en üst derecesi olarak da tanımlanır.
Sözlük tanımı (Lane's Lexicon)
تَبَسَّمَ ve بَسَمَ fiilleri, muzari fiili يَبْسِمُ olan ve mastarları بَسْمٌ (es-Sıhâh sözlüğüne göre, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre, el-Kâmûs sözlüğüne göre) ve مَبْسَمٌ (el-Kâmûs sözlüğüne göre, Tâcu'l-Arûs'a göre) olan fiillerdir. Bu fiiller, ضَحِكَ (güldü) fiilinden daha az bir anlam ifade ederler (es-Sıhâh sözlüğüne göre, el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre), bu nedenle Latincede 'subrisit' (gülümsedi) kelimesiyle daha doğru açıklanırlar. Veya dudaklarını, dişlerini başkasına gösteren biri gibi açtı (El-Lihyânî'ye göre, Tâcu'l-Arûs'a göre). Veya en az derecede ve en güzel şekilde güldü (el-Kâmûs sözlüğüne göre). Veya hiç ses çıkarmadan hafifçe güldü (el-Misbâhu'l-Münîr sözlüğüne göre). Veya تَبَسُّمٌ, ضَحِكٌ'in (gülmenin) başlangıcıdır (Tâcu'l-Arûs'taki 'ضحك' maddesinde geçen Tevşih ve Nesîmü'r-Riyâd'a göre, bakınız). Zeccâc'a göre ise, peygamberlerin gülmesinin en üst derecesidir (el-Kâmûs sözlüğüne göre). Bu fiilden türeyen mecazi kullanımlar şunlardır: السَّحَابُ عَنِ البَرْقِ (el-Kâmûs sözlüğüne göre) veya تَبَسَّمَ عَنْهُ (Tâcu'l-Arûs'a göre) ifadesi, اِنْكَلَّ عنه ile eş anlamlıdır, yani (mecazi anlamda) bulutlar şimşeğin hafif bir parıltısını gösterdi (el-Kâmûs sözlüğüne göre, Tâcu'l-Arûs'a göre). Ve تَبَسَّمَ الطَّلْعُ ifadesi ise (mecazi anlamda) hurma ağacının tomurcuğunun (spadiks veya spathe) uçlarının yarıldığı anlamına gelir (Tâcu'l-Arûs'a göre).
Türev ve anlam dağılımı
Aynı kökün farklı kalıpları farklı anlamlar taşır — bir türeve tıkla, liste yalnız o kullanıma filtrelensin.
Geçtiği ayetler
1 / 1 ayet
27:19
فَتَبَسَّمَ ضَاحِكٗا مِّن قَوۡلِهَا وَقَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِيٓ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِيٓ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَيَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَٰلِحٗا تَرۡضَىٰهُ وَأَدۡخِلۡنِي بِرَحۡمَتِكَ فِي عِبَادِكَ ٱلصَّـٰلِحِينَ
فَتَبَسَّمَ — tebessüm etti
Süleyman, onun sözüne hafifçe güldü ve: "Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükürde, hoşnut olacağın işi yapmakta beni muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kullarının arasına koy" dedi
Naml Suresi · Mekki